“Gençler çalışmak istemiyor” cümlesi, son yılların en kolay söylenen yargılarından biri. Oysa bu ifade, meseleyi açıklamaktan çok basitleştiriyor. Çünkü gençler çalışmaya değil, emeğinin karşılığı olmayan bir düzene mesafeli duruyor.
Bugünün gençleri için iş, yalnızca maaş demek değil. Aynı zamanda sosyal hayatın, psikolojik dengenin ve geleceğin nasıl şekilleneceğini belirleyen bir alan.
Bu nedenle beklentileri ekonominin yanında insani ve sosyal bir düzen.
Peki yeni neslin çalışma hayatından beklentileri neler?
. Güvence Arıyorlar
Gençlerin çalışma hayatından ilk beklentisi çok net: güvence. Sosyal güvence, düzenli ama yeterli gelir ve yarını öngörebilmek. İşin açıkçası artık yalnızca “iyi koşullar” değil, asgari beklentiler.
. Değer Görme İhtiyacı
Gençlerin en çok dile getirdiği sorunlardan biri, iş yerlerinde ciddiye alınmamak. “Gençsin”, “tecrübesizsin” denilerek susturulan bir kuşak, kendini değersiz hissediyor.
Gençler ayrıcalık değil, söz hakkı istiyor. Hata yaptığında öğrenme fırsatı, fikrini söylediğinde dinlenme ihtiyacı duyuyor. Çünkü saygının olmadığı yerde ne aidiyet ne de verim oluşuyor.
. Sosyal Hayat Talebi
Gençler artık açıkça şunu söylüyor: İş dışında da bir hayat istiyoruz.
Uzun çalışma saatleri, belirsiz mesailer ve sürekli ulaşılabilir olma beklentisi, gençleri sadece fiziksel değil, zihinsel olarak da tüketiyor. Sosyal hayatı yok sayan bir çalışma düzeni sürdürülebilir değil.
Arkadaşlarıyla vakit geçirmek, kendine zaman ayırmak, hobileriyle ilgilenmek gençler için bir lüks değil; denge ihtiyacı.
. Anlam Arayışı
Bugünün gençleri yaptıkları işin anlamını sorguluyor. “Bu iş topluma ne katıyor?”“Ben burada sadece zaman mı harcıyorum?”
Sadece talimat verilen, katkı sunma alanı olmayan işler gençleri uzaklaştırıyor. Gençler, değer üretebildiklerini hissettikleri bir çalışma ortamı arıyor.
. Hayat Kurmak İstiyorlar
Çalışan birçok genç bugün kendini geçindiriyor ama aile hayatı kuramıyor. Barınma, ulaşım ve sosyal yaşam maliyetleri, çalışmanın doğal sonucu olmaktan çıkmış durumda. Gençler hayatta kalmayı değil, gelecek inşa etmeyi istiyor. Bu beklenti ne aşırı ne de gerçek dışı.
. Eğitimini Aldığı İşi Yapmak İstiyorlar
Gençlerin çalışma hayatından bir diğer önemli beklentisi, eğitimini aldıkları alanda çalışabilmek. Yıllarca okuyup, emek verip, sonunda bambaşka bir işte tutunmaya çalışmak gençlerde ciddi bir değersizlik duygusu yaratıyor.
Bir genç için sorun sadece düşük ücret değil; boşa gittiğini hissettiği emek. Alanı dışında çalışmak zorunda kalan birçok genç, mesleğine değil, sadece hayatta kalmaya odaklanıyor. Bu durum zamanla motivasyonu, aidiyeti ve üretkenliği de aşındırıyor.
Gençler her mezunun kendi alanında mükemmel bir iş bulmasını beklemiyor. Ancak en azından eğitiminin bir karşılığı olmasını, uzmanlaştığı alanda ilerleyebileceği bir yol görmeyi istiyor. Aksi hâlde çalışma hayatı, bir meslek yolculuğu değil, geçici bir mecburiyet hâline geliyor.
. Sabır Söylemi Neden Karşılık Bulmuyor?
“Çok çalış, sabret” söylemi, gençler için artık ikna edici değil. Çünkü çevrelerinde yıllarca çalışıp hâlâ güvencesiz kalan çok sayıda insan var. Bu nedenle gençlerin sorduğu soru net: “Bu düzen bana ne sunuyor?” Bu soru bir tehdit değil, çalışma hayatı için bir uyarı.
Sonuç olarak;
Gençler mucize beklemiyor. Çok zengin olma hayali de kurmuyor. Onlar; adil, güvenceli, saygılı ve sosyal hayatı yok saymayan bir çalışma düzeni istiyor.
Belki de asıl soruyu yeniden sormak gerekiyor: Gençler neden çalışmak istemiyor değil, biz onlara nasıl bir çalışma ve yaşam dengesi sunuyoruz?
Bu sorunun cevabı, yalnızca gençlerin değil, çalışma hayatının geleceğini belirleyecek.