?>

Yeni Evli Çiftlerin Görünmeyen Yükleri

Özlem GÜRBÜZ

7 saat önce

Evlilik, dışarıdan bakıldığında sadece iki insanın aynı evde yaşamaya başlaması gibi görünür. Oysa gerçekte evlilik; iki insanın yeni bir düzen kurması, birbirine alışması, ortak bir hayat inşa etmeye çalışmasıdır. Bu yüzden yeni evli çiftlerin en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri huzur, anlayış ve kendilerine ait bir alanın korunmasıdır.

Fakat ne yazık ki toplumda hâlâ bazı alışkanlıklar, yeni kurulan ailelerin alanını farkında olmadan daraltabiliyor. Özellikle "gelirim birkaç gün kalırım", "zaten gençsiniz", "size ne masraf olacak" düşüncesi çoğu zaman iyi niyetle söylense de çiftlerin düzenini zorlayabiliyor. Çünkü evlilikte her şey dışarıdan göründüğü kadar kolay değildir.

Yeni evli bir çift, önce birbirine alışmaya çalışır. Aynı evin içinde yaşamak, ortak karar almak, maddi düzen kurmak, sorumluluk paylaşmak... Bunların hepsi zaten başlı başına bir süreçtir. Böyle bir dönemde sürekli eve gelip kalınması, plansız ziyaretler ya da çiftin özel alanına fazla dahil olunması zamanla onları yorabilir. Çünkü her insanın olduğu gibi her evliliğin de nefes almaya ihtiyacı vardır.

Bazı insanlar bunu yanlış anlayabiliyor. Mesafe koyulunca "bizi istemiyorlar" ya da "değiştiler" gibi düşünülebiliyor. Oysa mesele sevgisizlik değil; yeni kurulan aile düzenini koruyabilmektir. Evlilikte çiftin birbirine ait bir alan oluşturması gerekir. Çünkü insan en çok kendi evinde rahat hissedebilmelidir. Sürekli misafir ağırlama psikolojisi içinde yaşamak ise zamanla evin huzurunu azaltabilir.

Bir diğer yanlış düşünce de yeni evli çiftlerin "masrafsız" görülmesidir. Özellikle çocukları yok diye bazı insanlar onların çok rahat yaşadığını düşünebiliyor. Halbuki günümüzde tek bir insanın bile ciddi giderleri olabiliyor. Kira, faturalar, mutfak masrafı, ev eşyaları, gelecek planları, birikim yapma çabası... Bunların hepsi zaten büyük bir yük oluşturabiliyor. İki kişi çalışıyor olsa bile hayat artık eskisi kadar kolay değil.

Bu yüzden "siz daha çocuksuzsunuz", "size ne masraf olacak", "gençsiniz idare edersiniz" gibi cümleler çoğu zaman çiftlerin verdiği emeği küçümseyebiliyor. Oysa evlilik sadece bugünü geçirmek değil; geleceği de kurmaya çalışmaktır. İnsanlar bazen çocuk sahibi olmadan önce biraz düzen oturtmak, maddi olarak güçlenmek, birbirlerine zaman ayırmak isteyebilir. Bu da en doğal haklarıdır.

Bir evliliği güçlü yapan şey sadece sevgi değildir. Saygı, anlayış ve sınırların korunması da en az sevgi kadar önemlidir. Özellikle kök ailelerin ya da yakın çevrenin şunu kabul etmesi gerekir: Evlenen iki insan artık yeni bir aile olmuştur. Elbette bağlar kopmaz, sevgi azalmaz; fakat öncelikler değişir. Artık o evin düzenine, kararlarına ve sınırlarına saygı duyulması gerekir.

Çünkü bazı müdahaleler açık açık yapılmasa bile çiftin enerjisini tüketebilir. Sürekli fikir vermek, her konuya dahil olmak, plansız şekilde gelip kalmayı normal görmek ya da maddi durumları hakkında yorum yapmak zamanla evlilik içinde baskı yaratabilir. Halbuki sağlıklı ilişkilerde destek vardır ama müdahale yoktur.

Sonuç olarak evlilik, iki insanın birlikte "biz" olmayı öğrenme yolculuğudur. Bu yolculukta çiftin en çok ihtiyaç duyduğu şey ise huzurlu bir alan oluşturabilmektir. O alan bazen sessizliktir, bazen yalnız kalabilmektir, bazen de kimseye açıklama yapmak zorunda hissetmeden kendi düzenlerini yaşayabilmektir. Çünkü her evlilik, en güzel şekilde ancak kendi sınırları korunduğunda büyüyebilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI