1951 yılında Marsilya’da doğan ve 2019 yılında Ankara’da vefat eden Fransız araştırmacı yazar ve tarihçi Jean-Louis Mattei Ermeni iddialarının asılsız olduğuna dair çok önemli bir eser bırakmıştır. Çocukluğu Marsilya’da geçen Mattei, Türklere karşı önyargının nasıl oluşturulduğunu bizzat görmüş ve yazmıştır. Ermeni konusuna tarafsız ve sorgulayıcı bir bakışla yaklaşmış, Türklerin ötekileştirildiğini ve kötülendiğini bizzat gözlemlemiştir. Büyük Ermenistan Peşinde Ermeni Komiteleri adlı eserinde bu gözlemlerini kaleme almıştır. Kitabında, Ermeni Konusu’nu belgelere ve gerçeklere dayanarak ayrıntılı şekilde incelemiştir. Bu yazıda, Mattei’nin her bir satırı çok değerli olan kitabındaki ilginç bilgilere ve özel alıntılara yer verilmiştir.
Mattei, Ermeni iddialarının Fransız kamuoyunda tasvip edilmesinin ve parlamentoda kabul görmesinin yanlış olduğunu birçok yerde vurguluyor. Fransa tarihinden verdiği bir örnek ile bu kararın ne kadar yanlış ve iki yüzlü bir karar olduğunu aşağıdaki örnek ile ifade ediyor:
Mattei: 1793'te XVI. Louis idam edilince Fransız İhtilali tehlikeli bir dönem yaşıyor. Fransa’nın doğu sınırlarında, Prusya ve Avusturya askerlerinin saldırıları devam ederken Bretagne ve Vendée eyaletleri İngiltere'nin yardımıyla ayaklanıyor. Bu eyaletler, Batı'da bulundukları için genç cumhuriyet iki ateş arasında kalıyor. İki eyaletteki ayaklanmanın bastırılması Fransa için bir ölüm kalım meselesi halini alıyor. (J-L. Mattei, s.239) Yorum: Osmanlı’nın durumuna ne kadar da benziyor. Van başta olmak üzere Doğu Anadolu’da Ermeniler ayaklanmış haldedir. Bursa’da ve Anadolu’nun birçok yerinde Ermeni komitecileri terör eylemleri düzenlemektedir. Ermeni gönüllü birlikleri ve Rus Ordusu topraklarımızı işgal edip insanlarımızı katlederken, Çanakkale cephesinde İngiliz ve Fransızlar yenilmez dedikleri armadalarıyla Çanakkale Boğazı’na taarruz etmekte, bölgeyi bombalamaktadır. Mattei: Fransız (Merkezi) hükümeti ne yapıyor? Çok kanlı ve acımasız bir iç savaş başlatıyor. Eğer merkezi hükümet sert davranmasaydı, Fransız devrimi boşuna yapılmış olacaktı. Mattei şu soruyu soruyor; Fransızlar, kendi yaptıkları şeylerin aynısı için Türkleri suçlayabilirler mi? (a.g.e., s.240) Yorum: Suçlanacak olan Türk Milleti olunca; her türlü algı operasyonu, propaganda ve kamuoyu yönetimi meşru bir hal alıyor. Halbuki tarihe Vendee Katliamı olarak geçen kıyımda 200.000 sivil ve masum katledilmiştir. Fransa önce kendi kanlı tarihine bakmalıdır. Ayrıca, Bretonya’da konuşulan Kelt dili de Fransa’nın asimilatif politikaları ile tarihe karışmıştır. Mattei: Fransa'da hiç kimse merkezi hükümeti kınadığını söylemiyor, hatta önüme bir yasa çıkarıp "Dikkat Mösyö, o konuda böyle veya şöyle düşünmeniz lazım” demiyor. O zaman 12 Ekim 2006'da çıkarılan ve onaylanan “Ermeni soykırımını inkar yasası” gerçekten gülünçtür. Üstelik bu yasa taraflardan birinin (Diaspora Ermenileri) baskısıyla çıkarılıyor. Söz konusu taraf, yıllardan beri 1915'te 1.500.000 Ermeni'nin öldürüldüğünü iddia ediyor. Bu rakam bir yalandır ve belgelere başvurmamızı engellemiyor. Türk kurbanları hakkında tek bir sözcük yok ve daima aynı taraf dinleniyor. El insaf! Fakat önyargı ile alınan yasalar uzun sürmez. Yorum: Sadece tek bir tarafı dinleyerek karar alınması sadece tarihi değil hukuki bir yanılgıdır. Mattei: Öldüğü söylenen 1.500.000 rakamı gerçek dışı bir rakamdır. 1.400.000 kişiye bile varmayan Osmanlı Ermenilerinden nasıl olur da 1.500.000 kişi katledilir? Yorum: Hayatını kaybettiği iddia edilen 1.500.000 rakamının gerçekle hiç alakası yoktur. Türk-Ermeni Konusunu Araştırma (TEKAR) Vakfı’nın derlediği bilgiler ve ortaya koyduğu belgeler 1915 sonrasında 1.586.000 Osmanlı Ermenisi’nin hayatta olduğunu göstermektedir. TEKAR Vakfı’nın araştırmasının ilginç ve önemli yanı, bu belge ve bilgilerin yabancı kaynaklara dayanıyor olmasıdır. Yani, “1.500.000 Osmanlı Ermenisi hayatını kaybetmiştir” diyenlerle 1915 sonrasında 1.586.000 Osmanlı Ermenisi’nin hayatta olduğunu ispatlayan bilgi ve belgelerin kaynakları aynıdır.Mattei, yazdığı bu kitap ile Ermeni iddiaları konusunda ülkelerin nasıl kandırıldığını çok güzel anlatmış. Hem tarihi hem de sosyolojik ve ve demografik açılardan bilimsel yöntemlerle incelemiş ve iddia edildiği gibi “soykırım” sayılabilecek bir bulgunun olmadığını ispatlamıştır.
KAYNAKÇA
Jean-Louis Mattei, Belgelerle Büyük Ermenistan Peşinde Ermeni Komiteleri, Bilgi Yayınevi, Ankara, Nisan 2008.
TEKAR Vakfı, Numbers, TEKAR Vakfı Yayınları, Ankara, 2025.
Yusuf Halaçoğlu, Sürgünden Soykırıma, Babıali Kültür Yayıncılığı, 16. Baskı, İstanbul, 2025.