?>
Ekonomik Görünüm
Söylesem tesiri yok. Sussam gönül razı değil.
Bir ekonomist olarak, bir vatandaş olarak ama her şeyden önce üniversite öğrencilerine iktisat dersi anlatan bir akademisyen olarak oturup düşündüm içinde bulunduğumuz durumu en güzel ne anlatır diye. Bundan daha özlü bir söz aklıma gelmedi inanın. Yapılan ve uygulanmaya çalışılan tüm ekonomik programların olumsuz yönlerini anlattıkça bırakın bizi dinlemeyi, gerçeklere kulak tıkayan anlayış ile karşılaştık. Merak edenlere birkaç tane örnek vereyim:
***Yapmayın, satmayın devlete millete ait olanları. Bugün satarsanız yarın istihdam yaratacak alan oluşturamazsınız, işsizlikle karşılaşırsınız, devleti ekonomiden çekmeyin, serbest piyasa ile yaşadığınız aşkı askıya alın, üreticinin karşına ithalatı sopa olarak kullanmayın” dedik. “Paramız var ki ithal ediyoruz” dediler.
***Piyasaya bu kadar para sürmeyin, Merkez Bankası’nı paravan olarak kullanmayın faturasını öderiz. Enflasyonu tutmazsınız dedik dinletemedik. “Sözümü dinlemedi bende görevden aldım” dediler.
*** “Kendinize yakın olanların kasaları ve keseleri dolacak diye milletin gelirini inşaata gömmeyin. Yaratılan geliri yatırıma yönlendirin” dedik. “Bizden önce millet ambulans bulamıyordu” dediler. Sanki ondan önce millet hastaneye Noel Babanın Geyikleriyle gidiyorlardı.
***Geçiş garantili işleri bırakın altından kalkamayız, gelecek nesillerin borçlu doğmasına neden olacaksınız, Türkiye Hazinesi bu kadar yükü kaldıramaz, fatura vatandaşa çıkacak, bu yapılanın dünyanda benzeri yok dedik”. Biz böyle feryat ederken göz bebeklerindeki ışığı gösterdiler. "Önce, vatandaşın cebinden tek kuruş çıkmayacak dediler. Sonra ağız değiştirip “Geçiş 200 liracık, eğer vermezsek uluslararası tahkime giderler”. dediler. Bunu başarı diye alkışlattırdılar. Tüm bunları yapan ve ülkeyi sömürge haline getiren sanki Ugandalı kabilelermiş gibi “Ekonomik Kurtuluş Savaşı Veriyoruz” dediler iyi mi? Burada ufak bir parantez açıp bizzat Ulaştırma Bakanının açıklamasını paylaşayım sizlerle: Bakın Bakan ne dedi: “Hazine, Çanakkale Köprüsü’nde verilen geçiş rakamının gerisinde kaldı. İlk gün 45 bin araç geçiş garantisi verildi. 6 bin araç geçti. Hazine’nin bir günlük zararı 11.2 milyon TL” Bu yazıyı okuyanların vicdanına sesleniyorum. Bu uygulamanın kapitülasyondan ne farkı var? Sizi bilmem ama “Ben buna 21. Yüzyıl Kapitülasyonu” diyorum. Bu ve buna benzer onlarca örnek verebilirim size ama burada bitirelim bu örnekleri.
Hepimiz ilk okuldan bu yana Türkiye’nin kendi kendine yeter bir ülke olduğunu bilir. Çiftçi kan ağlarken, mahsulü tarlada çürürken, maliyetinin altında ezilirken, verilen yardımların bile traktöründeki mazota bile yetmezken iktidar harka bir başarının altına imza attı. Şimdi sıkı durun. Türkiye Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı daha önceki yıllarda Latin Amerika ve Afrika’da 10 faklı ülkeden arazi kiraladı. Size sadece bir örnek vereceğim: Geçtiğimiz yıllarda Sudan’da 850 bin hektar civarında bir arazi kiralanmış ancak ekim yapılmamıştı. HAYALDİ GERÇEKTE OLAMADI. Kendi üreticisine bu kadar yabancılaşan, çiftçisinin tarlasındaki araç gereçlere bile haciz getiren bir anlayış olabilir mi? Hangi ülkede var bu uygulama? Sonra tüm bu saçmalıklara yerli ve milli diyeceksiniz, hızınızı alamayıp bir de Türk Modeli lacak adı bunun. Yerseniz tabiki. Bu konuda merakınızı gidermek için ufak bir parantez açıp şu bilgiyi vereyim size: Belki bir çoğumuzun haberi bile yok ama özellikle tarım konusunda farklı ülkeler ile iş birliği yürütüyor Türkiye. Türkiye’nin Sudan’dan arazi kiralama macerası 2013 yılında Mehdi Eker’in bakanlığı döneminde başladı. Türkiye Sudan’dan 99 yıllığına 780 bin 500 hektar tarım arazisi kiraladı.
Türkiye ekonomisi çok hassas ve kırılgan ekonomidir. Karakterini analiz ettiğinizde hem reel hem de finansal alanında farklı gerçeklerle karşılaşırsınız. Belki de en trajik yanı ortalama her 3-5 senede bir kriz yaşamasıdır. Bu krizlerden bazıları kendi içindeki sorunlardan bazıları ise ithal krizlerden kaynaklanıyor. Sebebi ne olursa olsun ekonomiyi yönetenlerin her türlü senaryoya hazır olması gerekiyor. Ama maalesef, Türkiye’de bu özellikle 1980’den sonra pek mümkün olamadı. Yaşanan en ufak sorundan sonra ortaya çıkanlara bakın sorundan çok o anda olanı konuşur. Kısa dönemli düşüncelerle programla sorun çözülür mü? Böyle yaklaşımla elbette hiçbir sorun çözülmez. Size ekonomik tarih ile ilgili çok ilginç, kolay kolay bir ekonomistten duymayacağınız bir gerçeği anlatayım. Bunlardan birini yazayım bakalım tanıyacak mısınız yaşananları? Yıl 1897. Bilin bakalım devletin başında başta kim var. Sadece ufak bir ipucu size. Şimdikilerin yere göğe sığdıramadığı biri. Fransız bir şirket demiryolu yapımına başlıyor. Bitiriyor. Derken başka proje. Bakıyor bizimkiler pek hevesli. Bir teklif getiriyor Fransızlar. Bu sefer olaya Fransız kalan bizimkiler oluyor. Size bir vagon yapalım. Ama bu değişik olacak. Bu sefer bu vagonlara yemekli vagon ekleyeceğiz. Vatandaşlarınız orada hem lüks içinde seyahat edecek hem de yemek yiyecek. Birde ücret belirliyorlar. Bazıları çıkıyor ama bizde bu kadar ücreti ödeyecek zengin kesim yok. Şimdi geliyor Fransız şirketin vurucu teklifi. Hazır mısınız? “Aman canım siz Türkler de ne kadar çok seviyorsunuz bazı şeyleri. Kafanıza taktığınız şeye de bakın. Hazineniz ne güne duruyor. Önemli değil, alan alır üstünü de hazinenizden karşılarsınız” Tabii bizimkilerin bu teklif çok bir hoşuna gidiyor ve de kabul ediyorlar. Hizmeti alan ödemesini yapıyor. Garanti edilenin altındaki ücret ise Osmanlı Hazinesinden karşılanıyor. Bu olay size tanıdık geldi mi? Bilmem.
HAFTANIN SÖZÜ
Sevri imzalayanlar daha namuslu idi. Bunlar Sevri imzalasa başarı sayacaklar.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
-
KRİZ YOKSA ÇÖZÜMDE YOK!!!
14-12-2025
-
KABRİNDE BİLE KAZANAN LİDER: MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
11-11-2025
-
MADEM PARA SORUNUMUZ VAR, O ZAMAN PARA BASALIM
26-10-2025
-
HAYALDİ GERÇEK OLDU-KAPİTÜLASYONLAR
06-10-2025
-
HAYALDİ GERÇEK OLDU !!!!
26-09-2025
-
FARKLI BİR BAKIŞ AÇISI
23-09-2025
-
TÜRKİYE AĞIR BEDELLER ÖDEYECEK!
13-09-2025
-
EKONOMİ REÇETESİNİN DURUMU: GÜCÜNÜ KAYBEDEN BİR ÜLKE
05-09-2025
-
BİR MİLLETİN YENİDEN DOĞUŞ HİKAYESİ!!!
29-08-2025
-
DİYANET’İN ATATÜRK DÜŞMANLIĞI!
23-08-2025
-
Yaşanan Krizin Sorumlusu Kim?
16-08-2025
-
Ekonomiyi Düzeltmekle İş Bitmez
08-08-2025
-
KRAL ÇIPLAK!!!!!
01-08-2025
-
Belirsizlikler Ekonomisi...
06-10-2024
-
Dış Finansmanın Sorunları
12-08-2024
-
Milli Bayramlarımız
18-07-2024
-
22 Yılın Anatomisi
07-07-2024
-
Ben Ekonomistim Diyenler İyi Okusun....
16-06-2024
-
Her Millet Layık Olduğu Gibi Yönetilir
04-06-2024
-
Enflasyon İle Nasıl Mücadele Edilir?
12-05-2024
-
Borsada Küçük Yatırımcı Nasıl Soyulur?
23-04-2024
-
Bağımsızlığın Adıdır Çanakkale
18-03-2024
-
Yüksek Enflasyona Rağmen Büyüyoruz (!!!)
10-03-2024
-
Bu Politikalarla Hedefe Ulaşmak Mümkün Mü?
25-01-2024
-
Hayallerle Dolu Bir Yılı Geride Bıraktık...
05-01-2024
-
Ücret Artışı Enflasyonu Arttırır Mı?
07-12-2023
-
Başka Mustafa Kemal Yok
10-11-2023
-
80'den Günümüze Türkiye Ekonomisi
03-11-2023
-
Borçlanma Yoluyla Büyüme Mümkün mü?
21-10-2023
-
Negatif Faizle Borç Bulunabilir mi?
13-10-2023
-
Yeni Ekonomi Modelinin Getirdikleri
01-10-2023
-
Ekonomi, Ekonomi Politikalarıyla Çözülür
22-09-2023
-
OVP Ne Getirecek?
12-09-2023
-
Kur Korumalı Mevduattan Çıkış Çözüm Olur mu?
24-08-2023
-
Ekonomideki Temel Sorunlar Neler?
23-07-2023
-
Ücret ve Vergi Artışı Ekonomiyi Nasıl Etkiler?
12-07-2023
-
Artacak Refah Düzeyi mi Olmalı, Ücret Düzeyi mi?
20-06-2023
-
Seçim Sonrası Türkiye'yi Bekleyen Riskler
17-05-2023
-
Türkiye Ekonomisinin Kısa Bir Tarihi
09-05-2023
-
TL'nin Değer Kaybı Önlenebilir mi?
24-04-2023
-
İnşaat Sektörü ile Büyüme Olur mu?
17-04-2023
-
Ekonomi; Kur, Faiz ve Enflasyon Arasına Sıkıştı
07-04-2023
-
Ekonomik Panorama
24-03-2023
-
ŞUBATTA TL REEL OLARAK DEĞER KAZANDI (!)
08-03-2023
-
Büyüme mi, Kalkınma mı?
01-03-2023
-
BAĞIŞIN GERÇEK YÜZÜ
20-02-2023
-
Devlet Enkazın Altında Kaldı
13-02-2023
-
EKONOMİ NASIL BU HALE GELDİ
04-02-2023
-
DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
25-01-2023
-
Köprüden Önce Son Çıkış
20-01-2023
-
Yazık Oldu Yarınlarımıza
14-01-2023
-
Bir Müjde de Benden...
30-12-2022
-
Asgari Ücret Arttı, Hayırlı Olsun
27-12-2022
-
Kur Düşerse İthalat Azalar mı?
19-12-2022
-
Tarım Bitti mi, Bitirildi mi?
13-12-2022
-
Bütçe Bir Açıldı Tam Açıldı
07-12-2022
-
Sabit Kur mu, Piyasa Ekonomisi mi?
28-11-2022
-
Arayışlar İçinde Bir Ülke : Türkiye
22-11-2022
-
Dış Ticarette Rekor Kırdık
14-11-2022
-
Şahlananların Hikayesi
07-11-2022
-
Cumhuriyet Bayramınız Kutlu Olsun
01-11-2022
-
Ne Olacak Bu Batı'nın Hali
24-10-2022
-
Seçim Ekonomisi
16-10-2022
-
Ekonomi Ekonomi Olalı Böyle Zulüm Görmedi
09-10-2022
-
Enflasyon Mu Fiyat Artışı Mı?
03-10-2022
-
Savaşarak Büyümek Mümkün mü?
25-09-2022
-
İhracatta Rekor Kır, Gel Sonra Cari Açıkla Uğraş
16-09-2022
-
Az Sabredin
04-09-2022
-
Büyük İşleri Sadece Büyük Milletler Yapar
27-08-2022
-
TCMB Harikalar(!) Yaratmaya Devam Ediyor
18-08-2022
-
Türk Sanayicisi Stokçu Öyle mi?
13-08-2022
-
Kpss Sorularını Çalanı Açıklıyorum….
06-08-2022
-
Biri Hayat Pahalılığı Yoktur mu Dedi?
01-08-2022
-
Ekonomik Görünüm
23-07-2022
-
İşsizlik Azaldı (!!!!) Ama Nasıl?
16-07-2022
-
Tasarruf mu, O da ne ? (!)
08-07-2022
-
Fakirleştin ey halkım unutma bunu !!!!!
03-07-2022
-
Peki Ya TCMB Faiz İndirmemiş Olsaydı ?
26-06-2022