?>

Gönül Coğrafyasının Renkleri İstanbul’da Buluştu: Türk Dünyası’ndan Kültür Şöleni!

Serpil İLHAN

4 saat önce

Türk dünyasının köklü kültürel mirasını yansıtan “Uluslararası Sergi: Türk Halk Kültüründe Kadın Kıyafetleri” adlı özel etkinlik, 21 Mart 2026 Cumartesi günü İstanbul’da ziyaretçilerine kapılarını açtı. Topkapı Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde yer alan Yörük Otağı’nda düzenlenen sergi, yoğun katılım ve ilgiyle başladı.  

Adım Başı Tarih, Her İlmekte Bir Hikaye Girişte sizi karşılayan dev Türk Dünyası haritası, bu etkinliğin sınır tanımayan ruhunu özetliyordu. Kırgızistan’dan Tataristan’a, Kazakistan’dan Kuzey Kıbrıs’a, Azerbaycan’dan Özbekistan’a kadar uzanan geniş bir coğrafyanın ruhu, el emeği göz nuru kıyafetlerle hayat buldu. Prof. Dr. Muallâ Uydu Yücel başkanlığında ve Öğr. Gör. Özlem Özer Tuğal küratörlüğünde hazırlanan sergi, Türk kadınının asaletini ve estetik mirasını gün yüzüne çıkardı.

 

Sadece Göze Değil, Ruha da Hitap Etti Sergi salonunda yankılanan Dombra sesleri, ziyaretçileri Orta Asya steplerinde bir yolculuğa çıkarırken; stantlarda sunulan yerel lezzetler damaklarda unutulmaz izler bıraktı. Meşhur bozkır sofralarının vazgeçilmezi olan pişiler, kurutlar ve yöresel tatlılar, Türk dünyasının misafirperverliğini bir kez daha kanıtldı.

 

Özellikle Kazan Hanlığı dönemini yansıtan ihtişamlı kostümler ve geleneksel dokuma tezgahları, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği noktalar oldu. Bir yanda Türk dünyasının modern temsilcileri yöresel şarkılarını seslendirirken, diğer yanda asırlık motiflerle süslü kaftanlar tarihin derinliklerinden gelen birer sessiz tanık gibiydi.

 

“Bu sergi sadece bir kıyafet sunumu değil; Tanrı Dağları’ndan Balkanlar’a kadar uzanan estetik mirasımızın ve kopmayan kardeşlik bağlarımızın en somut göstergesidir.”

“At Etiyle Tanıştığım O An”

Kültür şöleni harikaydı, kıyafetler göz kamaştırıyordu ama itiraf etmeliyim ki günün en "atletik" anı ikram edilen at etini denediğim andı. İlk başta "Acaba ayıp olur mu?" diye etrafı süzsem de, bir çatal aldıktan sonra kendimi bir anda Orta Asya steplerinde dört nala koşarken buldum! Korkmayın, henüz kişnemeye başlamadım ama bu lezzetin neden asırlardır bir "güç kaynağı" olduğunu ilk lokmada anladım. Damak çatlatıyor mu? Evet. Biraz kondisyon istiyor mu? Kesinlikle!

YAZARIN DİĞER YAZILARI