Bir sabah ilkokulun kapısından içeri giren altı yaşındaki bir çocuğu düşünün. Bedeni hareket etmek, zihni keşfetmek, duyuları dünyayı deneyimlemek için hazır. Ancak ondan beklenen şey; uzun süre oturması, sessiz kalması ve yönergeleri kesintisiz takip etmesi.
Bu beklenti pedagojik bir tercih olabilir. Ama gelişimsel olarak ne kadar gerçekçi?
Bugün nörobilim ve gelişim psikolojisi bize oldukça net bir şey söylüyor: Erken çocukluk döneminde hareket, oyun ve deneyim temelli öğrenme bir “lüks” değil, nörobiyolojik bir gerekliliktir.
Motor gelişim ile bilişsel gelişim arasındaki güçlü ilişki uzun yıllardır bilinmektedir. Adele Diamond (2000), motor sistem ile yürütücü işlevler özellikle prefrontal korteks işlevleri arasında yakın bir etkileşim olduğunu göstermiştir. Yürütücü işlevler; dikkat, dürtü kontrolü ve çalışma belleğinin temelidir.
Fiziksel aktivitenin dikkat performansını artırdığı, çalışma belleğini güçlendirdiği ve akademik başarıyla pozitif ilişkili olduğu çok sayıda sistematik derleme ve meta-analizle ortaya konmuştur (Donnelly ve ark., 2016; Singh ve ark., 2012; CDC, 2010). Egzersizin beyin kaynaklı nörotrofik faktör (BDNF) düzeylerini artırarak öğrenmeyi biyolojik düzeyde desteklediği de bilinmektedir (Ratey, 2008).
Yani hareket, dikkatin alternatifi değil; ön koşuludur.
Regülasyon Olmadan Konsantrasyon Olmaz
Sinir sistemi regülasyonu öğrenmenin temelidir. Stephen Porges’in (2011) Polivagal Teorisi, bireyin sosyal katılım ve bilişsel performans gösterebilmesi için otonom sinir sisteminin dengede olması gerektiğini ortaya koyar. Vestibüler ve propriyoseptif girdiler yani hareket ve beden farkındalığı çocukların sinir sistemini düzenlemede kritik rol oynar. Hareket kısıtlandığında regülasyon zorlaşır; regülasyon bozulduğunda ise dikkat dağılır.
Bu durumda “neden odaklanmıyor?” sorusu, biyolojik zemini göz ardı eder.
Huzursuzluk Patoloji mi, Norm mu?
Erken çocukluk döneminde yüksek hareket ihtiyacı gelişimsel olarak normatiftir. Russell A. Barkley (2015), dikkat ve dürtü kontrolünün yaşla birlikte geliştiğini ve küçük çocuklarda motor aktivitenin yüksek olmasının beklenen bir durum olduğunu vurgular.
Ayrıca American Psychiatric Association tarafından yayımlanan DSM-5-TR (2022), DEHB tanısında belirtilerin bağlama göre değerlendirilmesi gerektiğini açıkça belirtir. Yani davranışın ortaya çıktığı çevresel koşullar klinik değerlendirmede merkezi önemdedir.
Bu noktada asıl soru şudur:
Çocuk mu uyumsuz, yoksa ortam mı gelişimsel olarak uygunsuz?
Not Sistemi ve İçsel Motivasyon
Erken yaşta performans temelli değerlendirme sistemleri içsel motivasyonu zayıflatabilir. Edward L. Deci ve Richard M. Ryan’ın (2000) Öz-Belirleme Kuramı, özerklik, yeterlik ve aidiyet ihtiyaçlarının desteklenmediği ortamlarda içsel motivasyonun düştüğünü göstermektedir.
John Hattie’nin (2009) kapsamlı meta-analizi ise not vermekten ziyade nitelikli geri bildirimin öğrenme üzerindeki etkisinin daha güçlü olduğunu ortaya koymaktadır..
Oyun ve Deneyim
Oyun erken çocuklukta temel öğrenme biçimidir. Serbest oyunun bilişsel ve sosyal gelişim üzerindeki olumlu etkileri gösterilmiştir (Pellegrini & Smith, 1998). Ayrıca oyun temelli müdahalelerin yürütücü işlevleri desteklediği Adele Diamond ve Lee (2011) tarafından Science dergisinde yayımlanan çalışmada ortaya konmaktadır..
Popüler kültür bile bunu sezgisel olarak anlatır. Heidi’de, Heidi’nin dedesi çocuğu disipline etmek yerine doğasına alan açar. Heidi doğada öğrenir; yürüyerek, gözlemleyerek, sorumluluk alarak. Ona sürekli “otur, sus, bekle” denmez. Merakı bastırılmaz; yönlendirilir. Öğrenme ezberle değil, deneyimle gerçekleşir. Bu, çocuk merkezli ve gelişimle uyumlu bir eğitim ortamının kültürel bir metaforudur.
Peki 10 Yaşına Kadar Nasıl Bir Model?
Bilimsel bulgular ışığında cesur ama temelli bir öneri mümkündür:
1. 10 yaşına kadar not sistemi kaldırılmalı.
Süreç odaklı değerlendirme, bireysel gelişim dosyaları ve nitelikli geri bildirim esas alınmalıdır (Deci & Ryan, 2000; Hattie, 2009).
2. Günlük zorunlu fiziksel aktivite müfredata entegre edilmelidir.
Hareket molaları, açık hava öğrenme ve kinestetik öğretim teknikleri standart uygulama haline gelmelidir (Donnelly ve ark., 2016; Singh ve ark., 2012).
3. İlgi alanına dayalı atölye sistemi kurulmalıdır.
Sanat, doğa, bilim ve proje temelli çalışmalar erken yaşta keşif alanı sunmalıdır. Yürütücü işlevlerin gelişimi için deneyimsel öğrenme kritik önemdedir (Diamond & Lee, 2011).
4. Sınıf ortamı regülasyon ve güven temelli olmalıdır.
Aidiyet duygusu, öğretmen-öğrenci bağı ve duygusal güvenlik öğrenmenin ön koşuludur (Porges, 2011).
Bu modelin potansiyel kazanımları açıktır: Daha güçlü yürütücü işlevler, daha az davranış problemi, daha yüksek içsel motivasyon ve daha geç dolayısıyla daha doğru tanılama süreçleri. Yaratıcılık ile ADHD özellikleri arasındaki ilişkiyi inceleyen çalışmalar bile bazı özelliklerin doğru bağlamda avantaja dönüşebildiğini göstermektedir (White & Shah, 2011).
Mesele çocuğun karakteri değil.
Ebeveynlik tarzı da değil.
“Yeterince çabalamaması” hiç değil.
Bu, gelişimsel nörobiyoloji ile uyumlu tasarlanmamış sistemlerin doğal sonucudur.
Çocukları yeniden tasarlamak yerine, sistemi yeniden tasarlamak mümkündür.
Ve bilim, bunun pedagojik bir romantizm değil; gelişimsel bir zorunluluk olduğunu göstermektedir.
Kaynaklar
American Psychiatric Association. (2022). DSM-5-TR.
Barkley, R. A. (2015). ADHD: A Handbook for Diagnosis and Treatment.
CDC (2010). The Association Between School-Based Physical Activity and Academic Performance.
Deci, E. L., & Ryan, R. M. (2000). The “What” and “Why” of Goal Pursuits. Psychological Inquiry.
Diamond, A. (2000). Close interrelation of motor and cognitive development. Child Development.
Diamond, A., & Lee, K. (2011). Interventions shown to aid executive function. Science.
Donnelly, J. E., et al. (2016). Physical Activity and Academic Achievement. Medicine & Science in Sports & Exercise.
Hattie, J. (2009). Visible Learning.
OECD (2019). Education at a Glance.
Pellegrini, A. D., & Smith, P. K. (1998). Physical activity play. Child Development.
Porges, S. W. (2011). The Polyvagal Theory.
Ratey, J. J. (2008). Spark.
Singh, A., et al. (2012). Physical activity and performance at school. Archives of Pediatrics & Adolescent Medicine.
White, H. A., & Shah, P. (2011). ADHD traits and creativity. Personality and Individual Differences.