?>

Güvenilir Bilgi Neden Sivil Bir Haktır? Üzerimize Düşen Görevi Yapıyor muyuz?

Ferah Diba İzgi

4 saat önce

Dijital çağda yaşıyoruz. Haber akışı cebimizde, tartışmalar avucumuzun içinde, kanaat önderleri algoritmaların süzgecinde. Ancak tam da bu hız ve erişim çağında sormamız gereken temel soru şu: Hakikat kimin sorumluluğunda?

Sosyal medya platformları — Meta Platforms, Google ve X gibi — kamusal tartışmanın ana mecraları hâline geldi. Fakat bu mecralar hakikati değil, etkileşimi optimize ediyor. Beğeni, paylaşım ve yorum; doğruluk, bağlam ve etik sürecin önüne geçebiliyor. İşte tam bu noktada kaliteli yayıncılık bir tercih değil, felsefi ve siyasal bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.

Jürgen Habermas kamusal alanı, yurttaşların ortak meseleleri rasyonel biçimde tartıştığı bir alan olarak tanımlar (Habermas, 1989). Demokrasi, yalnızca oy vermek değil; bilgiye dayalı muhakeme yapabilmektir. Eğer kamusal alandaki bilgi akışı manipülasyona açık, doğruluktan kopuk ve sansasyonel ise demokratik süreçlerin niteliği de aşınır.

Reuters Institute for the Study of Journalism tarafından yayımlanan Digital News Report, güvenilir haber kaynaklarına duyulan güven ile demokratik katılım arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu göstermektedir (Reuters Institute, 2023). Güven düşerse, katılım da zayıflar.

Kaliteli yayıncılık burada demokrasinin epistemik altyapısını korur: Doğrulama, editoryal sorumluluk ve kaynak şeffaflığı sayesinde kamusal tartışmanın zeminini güçlendirir.

Oxford Internet Institute’nin “Computational Propaganda” araştırmaları, organize dezenformasyon kampanyalarının birçok ülkede siyasal süreçleri etkileyebildiğini ortaya koymuştur (Bradshaw and Howard, 2020). Yanlış bilgi çoğu zaman doğru bilgiden daha hızlı yayılmaktadır.

Shoshana Zuboff’un kavramsallaştırdığı “gözetim kapitalizmi”, dikkat ekonomisinin birey davranışlarını öngörme ve yönlendirme üzerine kurulu olduğunu savunur (Zuboff, 2019). Bu düzende algoritmalar, hakikati değil etkileşimi ödüllendirir.

Kaliteli yayıncılık, algoritmik popülizme karşı editoryal sorumluluğun temsilcisidir. “En çok tıklanan” ile “kamusal açıdan en gerekli olan” arasındaki farkı hatırlatır.

Bu mesele yalnızca bilgi değil, etik bir yükümlülüktür. Hakikat arayışı, Aristoteles’ten Kant’a uzanan düşünce geleneğinde kamusal erdemle ilişkilendirilmektedir. Yalanın sistematikleştiği bir düzende yurttaşın otonomisi zedelenir.

Hannah Arendt, siyasette hakikatin aşınmasının totaliter eğilimleri güçlendirebileceğini belirtir (Arendt, 1967). Hakikat-sonrası (post-truth) ortam, yalnızca epistemik bir kriz değil; etik ve siyasal bir krizdir.

Kaliteli yayıncılığı desteklemek bu nedenle bir tüketim tercihi değil, ahlaki bir tutumdur. Doğru bilgiye yatırım yapmak, hakikatin kamusal değerini savunmaktır.

Şeffaf bilgi akışı yalnızca demokrasi için değil, ekonomi için de kritiktir. OECD ve World Bank raporları, kurumsal şeffaflığın yatırım ortamını ve toplumsal güveni güçlendirdiğini ortaya koymaktadır (OECD, 2021; World Bank, 2022).

Bilgi asimetrisinin azaldığı, denetimin ve araştırmacı gazeteciliğin güçlü olduğu toplumlarda ekonomik istikrar daha sağlamdır. Kaliteli yayıncılık, yalnızca haber üretmez; kurumsal hesap verebilirliği canlı tutar.

Birey açısından kaliteli yayıncılık, epistemik özgürlüğün temelidir. Güvenilir bilgiye erişim:

   •       Daha sağlıklı siyasal tercihler yapılmasını sağlar,

   •       Komplo teorilerinin etkisini azaltır,

   •       Belirsizlik ve kaygıyı düşürür.

UNESCO medya ve bilgi okuryazarlığını demokratik yurttaşlığın ana unsurlarından biri olarak tanımlar (UNESCO, 2021). Nitelikli yayıncılık, bu okuryazarlığın pratik zeminidir.

 

Kısacası;

Kaliteli yayıncılığı desteklemek:

   •       Demokrasiye katkıdır,

   •       Ekonomik güvene yatırımdır,

   •       Bireysel muhakemeye güç kazandırmaktır,

   •       Hakikatin kamusal değerini savunmaktır.

Abonelikle, bağışla, doğrulanmış içeriği paylaşarak ya da yalnızca sansasyonel değil güvenilir kaynağı tercih ederek… Her birey bu zincirin bir halkasıdır.

Çünkü mesele yalnızca haber değildir. Mesele, nasıl bir kamusal gerçeklikte yaşamak istediğimizdir.

 

Kaynakça

Arendt, H. (1967) Truth and Politics. New York: The New Yorker.

Bradshaw, S. and Howard, P.N. (2020) The Global Disinformation Order. Oxford: Oxford Internet Institute.

Habermas, J. (1989) The Structural Transformation of the Public Sphere. Cambridge: Polity Press.

OECD (2021) Government at a Glance 2021. Paris: OECD Publishing.

Reuters Institute (2023) Digital News Report 2023. Oxford: Reuters Institute for the Study of Journalism.

UNESCO (2021) Media and Information Literacy: Policy and Strategy Guidelines. Paris: UNESCO.

World Bank (2022) World Development Report 2022. Washington, DC: World Bank.

Zuboff, S. (2019) The Age of Surveillance Capitalism. New York: PublicAffairs.

YAZARIN DİĞER YAZILARI