Bedenim ateşe Hü der
Ruhum semah döner
Yüreğim kini def eder
Aslanla ceylan yan yana secde eder
Dudağım eşiğine niyaz eder
Sevgiyle yoğrulan kalpleri pürü pak eder
Bir lokma kaç pay eder
Dervişler Divanda Hü çeker
Eline, beline, diline bir edep eder
Kulların hepsi sevgi köprüsünden geçer
Kırklar meclisinde dem içer
Hakikat eyli sözün doğrusunu der
Kırklar meclisine serilir post
Yüreğinde sevgi olmayanı edinme dost
Yorulsan da iyilik peşinde koş
Şu dünyanın altıda üstü de boş
Düşkünün gözüne görünmez Pir
Vahdet-i Vücutta bedenler tektir
Hak yolunda özümüz bir, sözümüz birdir
Badenin içine saklanmış iksir
Ser çeşmeden içerim bade
Müritlerin gözünden kalkar perde
Yarın mezara girende
Ruhlar derler Hü gerçeğin demine
Özümüz Hak’tır sözümüz Hak
Yoldan sapanların haline bak
Özü doğru olan deftere yazılır ancak
Yaşam ölümle son bulacak
Bir yol ki dosdoğru yoldur
Seninle benim farkımız yoktur
Muhabbet edenin gönlü hoştur
‘’HİÇLİK’’ makamından ötesi yoktur