ABTTF Başkanı Halit Habipoğlu, bir Basın açıklaması yaparak “Mahkemenin azınlığımızın dört temsilcisine verdiği haksız hapis cezası kararını en sert şekilde kınıyoruz.”
Yunanistan’da 11 Ekim 2024 tarihinde dönemin Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka tayinli müftü naiplerinin İskeçe’deki Çınar Camii’nde cuma namazı sırasında gerçekleştirdiği provokasyona tepki gösteren Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dört temsilcisi hakkında açılan davada karar çıktı.
İskeçe Adliyesi’nde 18 Haziran 2026 Perşembe günü görülen davada, dönemin Batı Trakya Azınlığı Yüksek Tahsilliler Derneği Başkanı Hüseyin Baltacı, dönemin İskeçe Türk Birliği Başkanı Ozan Ahmetoğlu, DEB Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bahri Belço ile Çınar Camii Mütevelli Heyeti Başkanı Murat Köse, 17’şer ay hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, cezaların ertelenmesine ve para cezasına çevrilmesine hükmetti. Gerekçeli kararın ise önümüzdeki günlerde açıklanması bekleniyor.
Sabah saat 09.00’da başlayan ve gece 23.00’e kadar yaklaşık 14 saat süren duruşmayı, Batı Trakya Türk Azınlığı’nın seçilmiş müftüleri, milletvekilleri, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Türkiye’den gelen baro temsilcileri ve hukukçular ile çok sayıda Batı Trakya Türkü takip ederek yargılananlara destek verdi.
Konuya ilişkin açıklamada bulunan Avrupa Batı Trakya Türk Federasyonu (ABTTF) Başkanı Halit Habipoğlu, mahkemenin kararını sert sözlerle eleştirdi.
Habipoğlu, “Avrupa’da yaşayan Batı Trakya Türklerinin temsilcisi ABTTF olarak mahkemenin azınlığımızın dört temsilcisine verdiği haksız hapis cezası kararını en sert şekilde kınıyor, kendilerine geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, her daim yanlarında olduğumuzun bilinmesini istiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Davanın Batı Trakya Türk Azınlığı’nın dini özerkliği ve müftülük meselesiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Habipoğlu, azınlığın 1913 Atina Antlaşması ile 1923 Lozan Antlaşması kapsamında güvence altına alınan dini özgürlüklerinin ihlal edildiğini savundu.
Yunanistan’ın 1991 yılında çıkardığı yasa ile Batı Trakya Türk Azınlığı’nın müftülerini belirleme hakkını elinden aldığını öne süren Habipoğlu, Gümülcine, İskeçe ve Dimetoka’ya devlet tarafından müftü ve müftü naipleri atandığını belirtti.
Habipoğlu, “Yargılanan bu dört arkadaşımız, Yunan devleti tarafından atanan müftü naiplerinin planlı provokasyonuna karşı çıkarak azınlığımızın seçtiği İskeçe Müftüsü’ne destek vermiştir. Mahkemenin verdiği karar, aslında azınlığımızın dini özerkliğini ve özgür iradesiyle seçtiği müftüleri hedef alan bir karardır.” değerlendirmesinde bulundu.