KÖLN – Avrupa Türk-İslam Birliği (ATİB), kuruluşunun 40. yılı kapsamında düzenleyeceği etkinliklerin yanı sıra gençlik, eğitim, kültür ve sivil toplum alanlarında yeni dönem hedeflerini açıkladı. Köln’deki genel merkezde basın mensuplarıyla düzenlenen kahvaltıda konuşan ATİB Genel Başkanı Ali Paşa Akbaş, 17 Ekim’de 40. yıl resepsiyonu düzenleneceğini, 31 Ekim’de ise göçün 65. yılı dolayısıyla panel ve sempozyum gerçekleştirileceğini duyurdu.
Basın mensuplarının yoğun ilgi gösterdiği toplantıda ATİB’in 40 yıllık faaliyetleri, gelecek dönem projeleri ve Almanya’daki Türk toplumunun karşı karşıya bulunduğu sorunlar değerlendirildi.

17 Ekim’de 40. yıl resepsiyonu
ATİB Genel Başkanı Ali Paşa Akbaş, 40. yıl kutlamaları kapsamında 17 Ekim 2026’da bir resepsiyon düzenleneceğini açıkladı.
Resepsiyonda ATİB’in 40 yıllık tarihini anlatan bir sinevizyon gösteriminin yapılacağını belirten Akbaş, gelecek yıl yayımlanması planlanan bir belgesel çalışmasının da hazırlıklarının sürdüğünü söyledi.
Akbaş, 40. yılın yalnızca geçmişe bakılan bir dönem olmayacağını, aynı zamanda ATİB’in geleceğe yönelik hedeflerinin ortaya konulacağı yeni bir dönemin başlangıcı olacağını ifade etti.
Göçün 65. yılı masaya yatırılacak
ATİB, 31 Ekim’de ise Almanya’ya iş gücü göçünün 65. yılı dolayısıyla panel ve sempozyum düzenleyecek.
Siyaset bilimciler, sosyologlar, tarihçiler, edebiyatçılar ve sosyal bilimcilerin katılacağı etkinlikte, Türk toplumunun Almanya’daki 65 yıllık göç serüveni farklı perspektiflerden ele alınacak.
“ATİB’i kriminalize etmeye çalışıyorlar”
Toplantıda ATİB’in son yıllarda karşı karşıya kaldığı eleştiri ve güvenlik soruşturmalarına da değinen Akbaş, teşkilatın 40 yıllık geçmişinde herhangi bir taşkınlığının bulunmadığını savundu.
ATİB’in son yıllarda güvenlik birimlerinin yürüttüğü bazı faaliyetlerden olumsuz etkilendiğini ileri süren Akbaş, özellikle gençlerin ve üyelerin bu durumdan zarar gördüğünü söyledi.
Akbaş, “ATİB’i kriminalize etmeye çalışıyorlar” diyerek, teşkilatın anayasal düzene bağlı olduğunu ve faaliyetlerini Almanya’daki sivil toplum anlayışı içerisinde sürdürdüğünü belirtti.
“Türkiye siyasetinden uzak bir teşkilatız”
ATİB’in siyasi konumuna ilişkin açıklamalarda da bulunan Akbaş, teşkilatın Türkiye’deki siyasi tartışmaların dışında durduğunu söyledi.
“Türkiye siyasetinden uzak, Almanya’nın siyasetine yönünü çevirmiş bir teşkilatız. Türkiye’deki siyasete de her siyasi görüşe eşit yakınlıktayız” diyen Akbaş, ATİB’in özellikle Soğuk Savaş döneminden kalan tartışmalar üzerinden değerlendirilmesini eleştirdi.
Akbaş, 40. kuruluş yılında bu algıyla mücadele edeceklerini ifade etti.
Gençler ve akademik çevreler öncelikli olacak
ATİB’in gelecek dönem hedefleri arasında gençlik ve eğitim çalışmalarının önemli bir yer tuttuğunu belirten Akbaş, özellikle yükseköğrenim gören gençlere ve akademik çevrelere yönelik faaliyetlerin artırılacağını açıkladı.
Ana dil, aile, eğitim, gençlik ve kültürel çalışmaların siyasi görüşlerin üzerinde ortak değerler olduğunu belirten Akbaş, farklı siyasi görüşlerden insanların bu alanlarda birlikte çalışabileceğini söyledi.
“En soldan en sağa kadar bütün Türk toplumuna yönelik faaliyetler yapmak, ortak konularda ilerlemek ve bu konuları toplumun merkezine oturtmak istiyoruz” diyen Akbaş, toplumun farklı kesimleriyle ortak projeler geliştirmeyi hedeflediklerini kaydetti.

“Üçüncü nesli yeniden kazanmalıyız”
ATİB Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Harun Kılıç da gençlerin teşkilatın gelecek vizyonunda önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
“Bu toplumun eğitim almış gençlere ihtiyacı var. Üçüncü nesli yeniden kazanmamız gerekiyor” diyen Kılıç, özellikle aile, ana dil ve kültürel faaliyetlere ağırlık vereceklerini belirtti.
Türkçe bilmeyen gençlerin sayısındaki artışa dikkat çeken Kılıç, genç kuşakların yeniden Türk toplumuyla bağlarının güçlendirilmesinin hedeflendiğini ifade etti.
Ayten Heck davası da gündemdeydi
Basın toplantısında MHW Cenaze Nakil Fonu Başkanı Kamuran Dönmez de söz alarak Ayten Heck davasındaki son gelişmeler hakkında bilgi verdi.
Dönmez, Ayten Heck’in Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan kızından da vekâlet alındığını belirterek, sorumluların ortaya çıkarılması amacıyla tüm hukuki yolların kullanılacağını söyledi.