USD 0,0000
EUR 0,0000
USD/EUR 0,00
ALTIN 000,00
BİST 0.000

Güneş Doğu’dan Yükselir

06-08-2022

 Yeni dünya düzeninin olmazsa olmazlarından olan eşcinsellik dayatması ve evliliklerinin kabullendirilmesi sanılandan ve beklenden fazla gündeme gelmektedir. Bir çok alanda subliminal mesajlarla her yaşta bireyin karşısına çıkan, psikolojik baskılarla her geçen gün modernlik ve insan hakları şablonu altında  LGBT algısı kabul ettirilmeye çalışılıyor.. Büyük bütçeli harcamalarla ,toplumsal popüler figürler hatta Batılı liderlerin öncülüğünde rengarenk projelerle gözümüze sokuluyor.

 Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron 2023 sonuna kadar LGBT toplumu ve ilişkilerin sorumlusu yetkili pozisyonu oluşturacak. Ülkedeki 35 LGBT destekli merkezin sayısını daha da arttırmak için 3 milyon Euro ayrılacak.

 Yeni Dünya ABD, bu konuda  46. Cumhurbaşkanı Biden’in destekleriyle adeta yeni bir misyon edindi.

Biden döneminde ABD’nin ilk eşcinsel bakanı Ulaştırma bakanı Pete Buttigieg göreve getirildi.

Akabinde bir trans birey olan Rachel Levine ABD Sağlık Bakan Yardımcısı pozisyonunda yerini aldı.

Beyaz Saray’ın Yeni Basın sözcüsü olarak yine bir  ilke imza atılarak hem siyahi hem eşcinsel Jean-Pierre görevlendirildi.

 

LGBT normalleştirilmesine tepki gösteren muhafazakar bakış açısına sahip toplumlar ve bireylerse insan haklarına saygı göstermemekle,gericilikle suçlanmakta..

 

Roma  Papası Franciscus, Arjantin asıllı olmasına rağmen  temmuz 2010’dan beri Arjantin’de eşcinsel evlilikler Arjantin Ulusal Kongresince onaylanmıştır.  Arjantinli bir arkadaşla bu konu üzerine fikir alışverişinde bulunduğumda, LGBT bireylerin hakları ve istekleri konusunda  tamamen normal karşılanması gerektiğini, bunun her insanın kendi seçimi olduğundan ve sonsuz desteklediğinden bahsetti. Yönelttiğim ‘Çocuklarının eşcinsel evlilikler yapmasına nasıl bakarsın sorusuna, ‘’Kesinlikle karşıyım’’ yanıtını aldığımı da paylaşmalıyım.

 

Avrupa nüfusu yaşlanıyor,  zamanla LGBT hakları,evlilikleri vs derken uzun vadede yok olmak, demografik bir çöküş tehlikesiyle yüz yüze kalmak kaçınılmaz görünüyor. Kendi kazdıkları o kuyuya bizzat düşecekken, bu konuda ahlaki ve etik kurallardan taviz vermemekte direnen Avrasya ülkelerinin insanlığı genetik ve doğanın beklentisiyle kurtarmakla ipi göğüsleyeceği kesin görünüyor.

Güneş hep Doğu’dan yükselir...

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?