?>

Almanya’da Eğitim Sorunu: Hazırlıksız Karşılaşma

Leyla TOKBAY

2 ay önce

Genç öğretmen, her zamanki gibi hızlı adımlarla okulun yolunu tuttu. Dersegirmeden önce öğretmenler odasına uğrayıp eşyalarını bıraktı, ardından sınıfa geçti.

Ancak bu sınıf, bildiğimiz anlamda bir 6. ya da 7. sınıf değildi.

Bu sınıfta, Almanya’ya yeni gelmiş, yaşları 10 ile 16 yaş arasında olan 30 çocukbulunuyordu. Çocuklar Suriye’den, Ukrayna’dan, Afganistan’dan gelmişlerdi.Her biri aileleriyle birlikte zorlu yolculukların ardından, arkalarında savaşın ve travmanın izlerini bırakarak yeni bir başlangıç umuduyla Almanya’ya sığınmıştı.

Bazılarının okula duyduğu heyecan yüzlerinden okunuyordu. Bazılarınıngözlerindeyse hâlâ taze olan travmaların gölgesi vardı.

Sınıfta büyük bir çeşitlilik hâkimdi:Kimi Latin alfabesini bile bilmiyordu, kimi ileri düzeyde İngilizcekonuşuyordu. Bazıları ilk Almanca kelimeleri okumaya çalışırken, bazılarıkendi ana dilinde dahi okuma yazma bilmeden sınıfa gelmişti. Ortaknoktalarıysa sadece bir taneydi: Aynı sınıfa yerleştirilmiş olmaları.

Bu tabloya karşısında, sınıfın başında genç ve idealist bir öğretmen vardı.Eğitimini Almanya’da tamamlamıştı, fakat üniversitede ona bu tür bir sınıfanasıl ders vereceği hiç öğretilmemişti. Çünkü Almanya’nın eğitim sistemi böylebir duruma hazırlıklı değildi.

İşte en büyük eksik de burada ortaya çıkıyor:Hem öğrenciler hem de öğretmen aynı anda zorlanıyor. Peki neden?

Cevabı basit:Almanya’nın eğitim sistemi bu yeni sosyal gerçeklik için gerekli altyapıyı kurmadı.Hazırlık yapılmadı. Hâlâ yapılmıyor. Diğer taraftan okullarda ciddi öğretmen açığı devam ediyor.

Bu çocukların yalnızca öğretmene değil, pedagoga, psikoloğa, sosyal destekuzmanlarına da ihtiyaçları var. Almanya’da göçmen çocuklarına çoğu zamanilk karşılaştıkları cümle şu oluyor:“Du musst Deutsch lernen.” – Almanca öğrenmek zorundasın.

Fakat sistem, bu zorunluluğu destekleyecek temel altyapıyı sunamıyor.Çocuğun dil seviyesine, travmasına, eğitim geçmişine, yaşadığı kopukluğa uygun bir çerçeve oluşturulmuyor.

Yıllar sonra ise istatistiklere bakılıyor…“Yabancı kökenli öğrencilerin büyük bölümü Hauptschule mezunu oluyor, yada hic mezun olamiyor” deniyor.Abschluss oranlarının düşüklüğüne dair yorumlar yapılıyor.

Ama kimse şu soruyu sormuyor:Bu sonucun temelinde, sistemin baştan hazırlıksız olması, sorunlarazamanında yeterli ilgi verilmemesi yatmıyor mu?

Almanya’da eğitim, artık çok kültürlü bir toplumun gerçekleriyle yüzleşmekzorunda. Aksi hâlde, hem çocuklar hem öğretmenler hem de toplum bu eksiksistemin yükünü taşımaya devam edecek.

YAZARIN DİĞER YAZILARI