?>

Çocuklar ve Kitap

Leyla TOKBAY

4 saat önce

Hafta içi sıradan bir iş günü… Bisikletliler telaşlı, sürücüler aceleci. Herkes okula ve işe yetişme çabasında. Yaşadığımız düzen çoğu zaman insanı bu telaşın içine çekip alıyor.

Ben de o sabah aynı telaşın içindeydim. Saat 08.15 geçiyordu. Oğlumu kreşe bırakmış, antrede montunu ve ayakkabılarını çıkarmasını bekliyordum. Tam o sırada gözüm çok güzel bir manzaraya takıldı: Bir anne ve oğlu koltukta yan yana oturmuş, anne heyecanla çocuğuna kitap okuyordu.

Onları tebessümle izledim. Güne başlamak için ne kadar güzel bir başlangıç, değil mi?

Kitap okumanın çocuklar üzerindeki faydaları saymakla bitmez.

Erken yaşta düzenli kitap okunan çocukların kelime hazinesi daha zengin olur, yazı yazma becerileri gelişir ve daha iyi konsantre olabilirler. Dinledikleri hikâyeler sayesinde hayal güçleri genişler, empati duyguları güçlenir. Bununla birlikte sosyal ilişkileri ve problem çözme becerileri de olumlu yönde gelişir. Kitap okumak aynı zamanda ebeveyn ile çocuk arasında güçlü bir bağ kurmak için eşsiz bir fırsattır. Günlük hayatın koşuşturması içinde, birlikte geçirilen bu sakin ve güven veren zaman hem çocukları rahatlatır hem de onlara değerli bir duygusal alan sunar.

Okula hazırlık açısından da kitapların önemi büyüktür. Düzenli olarak kitapla buluşan çocuklar okuma öğrenme sürecine daha kolay adapte olur. Böylece kitaplar onlar için bir zorunluluk değil, heyecan verici ve ilgi çekici hale gelir. Almanya’da Stiftung Lesen’in araştırmalarına göre, 1–8 yaş arasındaki her üç çocuktan birine düzenli kitap okunmuyor. Özellikle eğitim seviyesi daha düşük ailelerde çocuklara kitap okuma oranının daha az olduğu ve evlerdeki kitap sayısının da daha sınırlı olduğu belirtiliyor. Bu durum, çocukların gelişimi açısından düşündürücü bir tablo ortaya koyuyor. 

Çocuklarda kitap okuma motivasyonunu artırmanın en etkili yolu ise aslında biz ebeveynlerden geçiyor. Çocuklar, gördüklerini model alırlar. Biz kitap okuduğumuzda, onlara kitap okuduğumuzda ve kitapları hayatımızın doğal bir parçası hâline getirdiğimizde, onlar da kitaplara ilgi duymaya başlar.

Kitap okumamak için hiçbir bahanemiz yok. Günde sadece 15–20 dakika ayırmak bile mümkündür. Asıl önemli olan, kitap okumayı bir zorunluluk değil, bir alışkanlık hâline getirmektir. Çünkü alışkanlığa dönüşen her davranış, zamanla hayatın doğal bir parçası olur. Çocuklar için de durum aynıdır, düzenli olarak kitapla buluşan bir çocuk, kitabı görev gibi değil, keyif olarak görür.

Bu alışkanlık küçük ama istikrarlı adımlarla kazanılır. Her gün aynı saatte okunan bir hikâye, yatmadan önce paylaşılan kısa bir kitap ya da günün sakin bir anında birlikte geçirilen 15 dakika. Tüm bunlar çocukların zihninde güven, süreklilik ve aidiyet duygusu oluşturur. Bu kısa zaman dilimi, çocuklarımızın geleceğine yapılmış en değerli yatırımlardan biridir. Bugün ayrılan o birkaç dakika, yarının güçlü kelimelerine, geniş hayal gücüne ve sağlam özgüvenine dönüşür. Ve yıllar sonra, bu küçük alışkanlığın faydasını sadece çocuklar değil, anne babalar da gururla görecektir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI