?>

Bir Ege Sığınağı: Selimiye

Bülent ÖNGE

3 saat önce

Bazen insan sadece bir yerlere yetişme telaşından uzaklaşmak, sessizce yürümek ve zamanın peşinden koşmadığını hissetmek ister. İşte Selimiye, tam da böyle anlar için vardır. Muğla’nın Marmaris ilçesinde, Hisarönü Körfezi’nin sakin ve korunaklı koylarından birinde yer alan Selimiye; masmavi denizi, begonvillerle süslü taş evleri, ahşap iskeleleri ve huzur veren atmosferiyle Ege’nin en özel duraklarından biridir.

Geçmişte küçük bir balıkçı köyü olan Selimiye, ulaşım imkânlarının gelişmesiyle birlikte son yıllarda turizmin gözde noktalarından biri haline geldi. Ancak bütün bu ilgiye rağmen kendine özgü sakinliğini büyük ölçüde korumayı başarıyor. Burada hayat, büyük şehirlerdeki gibi hızlı akmıyor. Sabahları denizin dinginliğiyle güne başlamak, akşamları güneşin kızıl ışıklarının suya yansımasını izlemek, Selimiye’de sıradan bir günün en güzel anlarına dönüşüyor.

Selimiye’nin güzelliği yalnızca denizinden ve doğasından ibaret değil. Bölgenin geçmişi antik çağlara kadar uzanıyor. Karia döneminde Hydas adıyla anılan bölge, tarih boyunca korunaklı limanları sayesinde denizciler için önemli bir sığınak olmuş. Antik yerleşim kalıntıları, eski yollar ve çevredeki tarihi izler, Selimiye’nin yalnızca bir tatil beldesi değil, aynı zamanda geçmişle bugünün iç içe geçtiği bir coğrafya olduğunu gösteriyor.

Selimiye’nin en büyük ayrıcalıklarından biri de farklı beklentilere cevap verebilmesi. Sahile yakın konaklayanlar restoranlara, iskelelere ve denize kolayca ulaşabilirken, yamaçlarda yer alan butik işletmeler daha sessiz ve panoramik bir tatil arayanlara hitap ediyor. Merkezden biraz uzaklaşıldığında ise doğayla daha fazla baş başa kalmak mümkün. Özellikle çevredeki koyları ve Bozburun Yarımadası’nın saklı güzelliklerini keşfetmek isteyenler için özel araç veya motosiklet iyi bir seçenek.

Selimiye’ye ulaşmak da artık geçmişte olduğu kadar zor değil. Marmaris merkezden yaklaşık 45-60 dakikalık bir yolculukla ulaşılabilen mahalle, Muğla merkezine ise yaklaşık 105 kilometre uzaklıkta. Virajlı yollar ve eşsiz manzaralar eşliğinde yapılan yolculuk, adeta Selimiye tatilinin ilk parçası oluyor. Peki Selimiye’yi görmek için en güzel zaman ne zaman? Diye soracak olursanız, bence cevabı “Sarı Yaz” döneminde, yani eylül ve ekim aylarında aramak gerekir. Yazın kalabalığı azalırken deniz hâlâ sıcaklığını koruyor, hava ise daha yumuşak ve huzurlu bir hale geliyor. Mayıs ve haziran ayları da doğayla iç içe, sakin bir tatil isteyenler için oldukça güzel seçenekler sunuyor.

Selimiye belki de insana en çok şunu hatırlatıyor: Tatil her zaman hareket etmek, gezmek ve eğlenmek değildir. Bazen sadece durmak da bir tatildir. Denize karşı oturmak, begonvillerin arasından yürümek, gün batımını sessizce izlemek ve hiçbir yere yetişmek zorunda olmadığını hissetmek gibi.

Selimiye tam olarak bunun için var. Zamanın yavaşladığı, huzurun bir yaşam biçimine dönüştüğü ve insanın kendisine yeniden vakit ayırabildiği bir Ege sığınağıdır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI