Avrupa Birliği (AB), kamu alımlarında Avrupalı şirketleri destekleyecek kapsamlı bir reform hazırlıyor. Avrupa Komisyonu tarafından üzerinde çalışılan yeni düzenlemenin, AB’nin ekonomik egemenliğini güçlendirmesi ve üçüncü ülkelere olan stratejik bağımlılıkları azaltması hedefleniyor.
Temmuz 2026’da gündeme gelen taslağa göre, üye ülkelerin kritik hizmet alanlarındaki kamu ihalelerinde Avrupalı tedarikçilere öncelik tanıyabilmesinin önü açılacak. Ayrıca, tekliflerin içeriğinde Avrupa dışı unsurların yüzde 50’den fazla olması halinde söz konusu tekliflerin reddedilebilmesi öngörülüyor.
Avrupa Komisyonu’nun “Public Procurement Act” adı verilen düzenlemeyi 9 Eylül 2026’da resmen açıklaması bekleniyor.
Kamu alımlarının hacmi trilyonlarca avro
AB genelindeki kamu alımları pazarı, yıllık yaklaşık 2,5 ila 2,6 trilyon avroluk bir hacme sahip. Bu büyüklük, kamu ihalelerini Avrupa sanayisinin rekabet gücünü ve stratejik bağımsızlığını desteklemede önemli bir araç haline getiriyor.
Yeni düzenlemenin temel amaçlarından biri, kritik sektörlerde Avrupa’nın Çin ve ABD gibi üçüncü ülkelere olan ekonomik ve tedarik bağımlılığını azaltmak. Komisyon, kamu kaynaklarının Avrupa’daki üretim kapasitesinin, dayanıklılığın ve ekonomik güvenliğin güçlendirilmesinde daha etkin kullanılmasını amaçlıyor.
Mevcut sistem eşit muamele ve şeffaflığa dayanıyor
Halihazırda AB kamu ihale sistemi, 2014/24/EU, 2014/25/EU ve 2014/23/EU sayılı direktiflerle düzenleniyor. Mevcut kuralların temelinde eşit muamele, ayrımcılık yapmama ve şeffaflık ilkeleri bulunuyor.
İhalelerde genel olarak “ekonomik açıdan en avantajlı teklif” (MEAT) esas alınıyor. Bu kapsamda yalnızca fiyat değil; teknik özellikler, kalite, sosyal kriterler ve çevresel unsurlar da değerlendirmeye alınabiliyor.
Bununla birlikte, uygulamada çok sayıda ihalenin hukuki güvenlik kaygıları nedeniyle ağırlıklı olarak en düşük fiyat üzerinden sonuçlandırıldığı belirtiliyor.
