İran, ABD ve İsrail arasındaki çatışma altıncı ayına girerken bölgede gerilim yeniden yükseldi. İranlı güvenlik yetkilisi Muhsin Rızai, 28 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu hedef alarak, Tahran’ın Netanyahu’yu “cehenneme göndereceğini” ifade etti.
İran’dan gelen bu sert açıklama, savaşın başladığı 28 Şubat 2026’dan bu yana devam eden gerilimin yeni bir aşamaya taşındığı şeklinde değerlendiriliyor.
Altı ay geçti, savaş sona ermedi
ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu, çatışmaların başlangıcında savaşın kısa sürede sona ereceğini öngörmüştü. Trump, savaşın yaklaşık dört hafta içerisinde sonuçlanabileceğini belirtmişti.
Ancak aradan geçen altı aya rağmen taraflar arasında kalıcı bir çözüm sağlanamadı.
Çatışmalar, ABD ve İsrail’in İran’daki üst düzey yetkililer ile askeri tesislere yönelik hava saldırılarıyla başladı. Savaşın ilerleyen döneminde İran’ın dini lideri Ali Hamaney’in öldürüldüğü bildirildi.
Haziran 2026’da ABD ve İran arasında müzakerelerin önünü açmak amacıyla 60 günlük bir çerçeve anlaşması imzalanmıştı. Ancak söz konusu anlaşma; ateşkes, Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımı ve İran’ın nükleer programı konusunda tarafların uzlaşmaya varamaması nedeniyle sona erdi.
Trump üzerindeki baskı artıyor
Savaşın beklenenden uzun sürmesi, ABD Başkanı Trump üzerindeki siyasi baskıyı da artırıyor. Washington yönetiminin başlangıçta ortaya koyduğu savaş hedeflerinin önemli bölümüne henüz ulaşılamadığı belirtiliyor.
ABD açısından öncelikli konulardan biri ise stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’nın yeniden deniz trafiğine açılması.
İran, çatışmaların başlamasından bu yana boğazdaki geçişleri büyük ölçüde kısıtlarken, belirlenen kurallara aykırı hareket eden gemileri tehdit ediyor. Hürmüz Boğazı, küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip olması nedeniyle savaşın ekonomik etkilerinin de merkezinde bulunuyor.
Washington’dan yeni yaptırım hamlesi
Trump yönetimi, Tahran üzerindeki baskıyı artırmak amacıyla İran’a yönelik ekonomik yaptırımların kapsamını genişletmeye hazırlanıyor. Trump ise yeniden İran’la müzakere masasına oturmak yerine ekonomik baskının artırılmasından yana bir tutum sergiliyor.
Bu gelişmeler yaşanırken Pakistan, daha önce sona eren ABD-İran çerçeve anlaşmasını yeniden canlandırmak ve tarafları müzakere masasına döndürmek için diplomatik girişimlerini sürdürüyor.
İran’dan Trump’ın oğullarına yönelik suikast iddialarına yalanlama
Öte yandan Tahran yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump’ın oğullarına yönelik suikast planları yapıldığına ilişkin haberleri de reddetti.
Bölgede karşılıklı tehditlerin ve diplomatik gerilimin yükseldiği bir dönemde gelen açıklamalar, altı aydır devam eden çatışmanın yakın zamanda sona ermesine ilişkin beklentileri yeniden zayıflattı.
Orta Doğu’da ateşkes ve diplomatik çözüm arayışları sürerken, Hürmüz Boğazı, İran’ın nükleer programı ve karşılıklı yaptırımlar krizin geleceğini belirleyecek başlıca başlıklar olarak öne çıkıyor.
