Dünya bir kriz içerisinde, ülkelere gelişmişlik, demokrasi, insan hakları olarak örnek gösterilen kovboylar ülkesi ABD ne demokrasi ne insan hakları ne uluslararası hukuk hiçbir şeyi umursamıyor ve bu ülkenin insanlıkla ilgili herhangi bir sınırı yok.
ABD artık 21.yüzyılda kendini tamamen kaybetmiş gözüküyor.
Güç ve kuvvet bende diyerek dünyaya meydan okuyor.
Artık bütün dünya şunu iyice anlamalıdır.
Dünya düzeni sarsılmıyor.
Varlığı sona erdi.
Modern zamanların soyguncu baronları, iyilik yapıyormuş gibi yaparak hüküm sürüyor.
İflas etmiş bir Amerikan ülkesi, borç faizlerini ödemek için gelir kaynakları bulmak zorunda ve petrol rezervlerine sahip Venezuela bu ihtiyacı mükemmel bir şekilde karşılıyor.
Petrol zengini Araplardan gelen para yeterli olmamış ki şimdi diğer ülkelerin kaynaklarına göz dikilmiş.
Venezuela'da yaşananlar, uluslararası hukukun dramatik bir ihlali ve uluslararası düzen için bir dönüm noktasıdır.
ABD, egemen bir devlete askeri saldırı düzenleyerek uluslararası hukuku çiğnedi. Cumhurbaşkanı Nicolás Maduro'yu zorla görevden aldı ve şimdi de ülkeyi "bir sonraki duyuruya kadar" kontrol edeceğini ilan ederek, ben yöneteceğim diyor.
Seçilmiş bir cumhurbaşkanını kaçırması sadece o kişiyle ile ilgili değil, burada ülkenin doğal kaynaklarına çökmesi ve yağmalanması var.
Bugün uluslararası düzen çökmüş durumda, zayıf olan ülkeler için BM gibi kurumlar işlevlerini yitirmiştir ve son derece tehlikeli bir zamandan geçiliyor.
Filistin,Gazze ve Ukrayna, savaşlarınada bakış açısı aynı şekilde, insan odaklı değil, menfaat odaklı yaklaşılıyor ve barış beklemek hiç gerçekçi değil.
ABD'den barış beklemek hayal, ABD'nin "uyuşturucuyla mücadele" ile değil, dünyanın en zengin petrol ülkesinin kaynaklarını Vahşi Batı tarzında ele geçirmek için rejim değişikliği yoluyla kukla bir hükümet kurmakla ilgilendiği açıktır.
Dünya sadece ABD'nin saldırganlığı ile kaos yaşamıyor, İsrail'in mazlum Filistin halkına uyguladı soykırım arşı alaya çıkmış fakat sessizlik hakim, yine Ukrayna'da Rusya'nın yaptığı eşkiyalık keza aynı şekilde.
Batı dünyasının her olayda olduğu gibi sesini çıkaramaması ve sesiz kalması çok garipsenecek bir durum değil, hangi olayda adil ve adaletli oldu ki?
ABD'de devletinin politikası şunu gösteriyor, yeryüzünde kendilerini durduracak bir güç görünmüyor.
Öyleki bu kadar serbest hareket ediyorlar fakat bu pervasızca hareketin devamı gelecek mi?
Sırada hangi coğrafya ve hangi ülke var.
Fakat bazen ülkeler zirvedeyken çökebilirler;
"Zulüm payidar olmaz", zulmün ve haksızlığın kalıcı olamayacağı, er ya da geç son bulacağı bilinmelidir, zalimlerin yaptıklarının cezasız kalmayacağını, yaptıklarının yanlarına kar kalmayacağını ve sonunda mutlaka bir bedel ödeyecekleri bize tarih göstermiştir.
Zalimlerin kısa sürede güçten düşeceği ve zulümlerinin sona ereceği gün mutlaka gerçekleşecektir.
AB ve Federal Alman hükümeti net ve açık bir tavır sergilemelidir: BM Güvenlik Konseyi'nin saldırıyı kesin bir dille kınamasını ve bu konuya yönelik tüm diplomatik adımları atmasını kamuoyu beklemektir.
