Korkuyormuyuz?

Korkuyormuyuz?
16-04-2026

Federal Almanya'da yaşayan müslümanlar, Hristiyan toplumla yani yerli halkla diyalog kurmaktan kaçınıyorlar. 

Asimile olmaktan korkuyor olamazlar herhalde?

Çünkü müslüman toplumu kendine bir dünya kurmuş orada yaşıyor?

İslam tarihine baktığımızda müslümanlar içine girdikleri toplumlarla çok kısa sürede barış içerisinde yaşayabiliyorlar. 

1960'lardan beri Müslümanlar batıda yaşıyorlar, bu tarihten beri Müslümanlar içinde yaşadıkları topluma ciddi bir tehdit oluşturmamışlardır. 

Batı dünyasının en büyük handikapı ise kendilerini üstün görmeleridir, kendi kültürleri ile o kadar övünüyorlar ki başka bir kültüre veya dine bakış açıları çelişkilidir.

Söylemek istediğim son yıllarda batı aleminde, İslam'a yönelik bir ilgi artışı olduğudur.

İslam hakkında bilgiye ihtiyaç duyan insanlar sağlıklı bir bilgi akışına sahip değiller. 

Yani burada bir susamışlık var. 

Batı medyasında ise sağlıklı bir İslam bilgi akışını vermekten ziyade karalamalar ve çarpıtmalarla dolu bir bilgi kirliliği verilmeye çalışılıyor. Gerçekte ise batıda İslam kadar hakkında bunca eser üretilen başka bir din yoktur, fakat bu üretilen eserlerin birçoğu önyargılarla doludur.

Batı dünyasının İslami meselelerde  çarpıtma görevinin yerine getirmesi aslında yeni bir durum değildir. 

İslam karşıtlığının kökleri, 11. yüzyılda başlayan Haçlı Seferleri'ne ve Müslümanlara karşı beslenen tarihsel düşmanlığa dayanmaktadır.

Batıda bazı çevreler,İslâm'ın terör üreten bir yapıya dönüşmesini isterler, bunun için her türlü kötülüğü seve seve kabullenirler. Zira bu sayede İslâm'ın huzur ve barış veren gerçek sesinin insanlara ulaşmasını engellemiş oluyorlar.

Avrupa'da İbadethâneler, kiliseler boşalmakta; insanlar"dîne ve din adamlarına" olan bağlılık ve hürmetlerini kaybetmektedirler.

Öyleki medyada son zamanlarda Almanya'da bir yandan kiliseden ayrılan Hristiyanların sayısı, diğer yandan Müslüman ve diğer gibi farklı dinlere mensup kişilerin sayısı artıyor haberi sıklıkla yapılmaya başlandı. 

Bu değişim, ibadethanelere ve şehir silüetine de yansıyor haberi ile insanlar korkutulmaya çalışılıyor.

Evet bazı haberlerde gerçeklik payı var fakat bu korkutularak verilemez veya diğer dinleri küçümseyerek haber yapılmamalıdır. 

Almanya'da Katolik ve Protestan kiliselerinin pek çok üye kaybettiği bir gerçek, geçtiğimiz yıl Katolik Kilisesi 400 bin, Protestan Kilisesi ise 380 bin üye kaybetti. 

Ülkede birkaç yıl öncesine kadar Almanların yarısından fazlası bu iki mezhebe mensupken bu oran günümüzde yüzde 44'e gerilemiş durumda. Bu da 83,5 milyon nüfuslu ülkede 36,6 milyon kişi anlamına geliyor.

Müslümanlar asimile ve uyum gibi çalışmalardan korkmamalıdırlar çünkü inançları onları bu toplumla bir araya geldiklerinde asimile olmaktan koruyacaktır. 

Batının ihtiyacı olan barış, adalet ve merhameti İslam dininde olduğunu Batılı entelektüellere iyi anlatmalıdırlar. 

İslam'ın sadece hukuki (şeriat) yönünü değil, "kalp" (tasavvuf/maneviyat) yönünü iyi anlatılmalıdır, modern dünyanın içine düştüğü manevi boşluğu bu şekilde doldurulabilir. 

Bilhassa Almanya'da yaşayan müslümanlar İslamın barış,sevgi, merhamet, hoşgörü ve adalet yönünü öne çıkararak anlatmalıdırlar. 

Korkarak veya korkutarak yaşamak hem Hristiyan, hemide Müslümanlara fayda sağlamaz. 

Müslümanlar; "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" ifadesi, Hûd Suresi 112. ayette geçen, Hz. Muhammed'e (s.a.v.) ve inananlara Allah'ın emirlerine harfiyen uymalarını, aşırılıktan kaçınarak inanç ve ibadette istikamet üzere (doğru yolda) kalmalarını emreden ilahi emre uyarlarsa yaşamları kolaylaşır.

Artık kendi gettolarımızdan çıkmalıyız, binlerce belki yüzbinlerce insan aradığını senin doğruluğunda bulacak, öyleyse müslümanlar buna hazır mı?

Önecelikle kendi korkularımızı yenmeliyiz...

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?