Alevî hareketi bugünlerde ciddi bir tartışmanın içerisinde AABK eski genel başkanının yaptıgı açıklama ile bu tartışma başladı.
Eski başkan Aleviliğin öğretisi ile kurduğumuz örgütlenme modeli arasında bir uyumsuzluk vardır diyerek, Avrupa'daki Alevilik örgütlenme modelinin bugünkü çağın şartlarına uymadığını söylüyor.
1990'lı yıllarda oluşturduğumuz yapı kendi döneminde gerekliydi. Görünürlük sağladık, kurumlar kurduk ve bir zemin oluşturduk. Bu emeğin değeri tartışılmaz. Ancak bugün aynı yapı ilerlemeyi sağlamıyor, aksine bizi durduruyor.
Kendi ilkelerine dayanmayan bir yapı, o yolu taşıyamaz. Bugün mesele kişiler değil, kurduğumuz modelin artık işlememesidir diyerek yeni bir örgütlenme modelinin hayata geçirilmesini savunuyor.
Çözüm yolu olarak sıfırdan temelsiz bir model icat etmek değil, kendi özümüze dönmektir. Alevilik; rızalık, şeffaflık ve katılım üzerine kurulu bir yoldur. Dergâh geleneği bu anlayışı taşır; katılımı ve hizmeti esas alır.
Ocak geleneği de bu yapının önemli bir parçasıdır. Bu geleneğin yaşayan temsilcileri, talipleriyle bağlarını sürdürerek varlığını devam ettirmelidir.
Alevilik inancı İslamın içinde olan ve onun bir parçasıdır fakat Alevi'lik bazı çevreler tarafından uzun yıllar İslam inancından uzak tutuldu.
Marksizm ideolojisi etrafında gençlere yeni bir Alevilik inancı dayatıldı ve bu gençler Anadolu Alevilik inancını tanımadan, bu ideolojinin peşinden gittiler gerçekte ise bu yol çıkmaz bir yoldu.
Alevilik 100 yıllardır Alevi dedelerin yoluyla en güzel şekilde korunarak bu günelere kadar getirilmişti fakat bu inanç ne yazık son yıllarda degerlerinden ve köklerinden uzaklaştırdı ve ideolojilerin peşlerine takıldı.
İdeolojiler Alevi inancında belirleyici oldu halbuki Aleviliğin yüzyıllardır kendi içerisinde bir kimliği, kültürü ve inancı vardı.
Bugün tekrar Dergah ve Ocak modeline dönülmek istenmesi taktire şayandır.
Bu tartışma aslında Avrupa'da diğer İslami kuruluşlardada yapılmasın gerekiyor, çünkü mevcut yapılanma ile yol yürülemeyeceği görünüyor.
Türk çatı kuruluşlarının İslam inancı ve örgütlenme modeli ile nasıl yol yürüyecekleri belirsiz.
Ve bunlar Türkiye'den belirlenen modelle kurulmuşlar ve bu modele göre yapılanmışlar.
IGMG sıkıntısı tam buradan kaynaklanıyor, diğer kuruluşlar keza yine bu sıkıntıları yaşıyorlar.
Kurumlaşmadan lider modeli ile yola devam etmek istiyorlar fakat bu yol çıkmaz yol.
İslam dini istişareyi esas almış ve Müslümanların işlerini şura (istişare/danışma) ile yürütmesi, Kur'an-ı Kerim'de (özellikle Şûrâ Suresi 42/38) müminlerin temel özellikleri arasında sayımış.
Toplum ve birey olarak ortak akılla hareket etmeyi emretmiştir.
Bu emirle, doğru karara ulaşmak, hataları en aza indirmek için en güzel modeldir.
İslami kuruluşlarda açık şeffaf bir tartışma yapılması maalesef pek mümkün görünmüyor çünkü demokratik ve şeffaflık bir türlü içselleştirmemiş.
Alevi kardeşlerimizin demokratik,açık ve şeffaf bir şekilde çözüm bulurlar ve örgütlenme modelinde öncü olurlar.
