60 yaşındaki bir siyasi oyuncu, son hamlesiyle Baden-Württemberg'de tarihi bir seçim başarısına ve yakın siyasi tarihin en parlak geri dönüşlerinden birine ulaştı Cem Özdemir.
Winfried Kretschmann'dan sonra artık Federal Almanya Cumhuriyeti tarihinde ikinci Yeşiller Başbakanı ve Türk asıllı ilk devlet babası (Landesvater) olacak.
Baden-Württemberg'deki muhafazakâr Almanlar, herkes arasında vejetaryen bir Müslümana güveniyorlar.
Ama özellikle yeşil olanına!
Robert Habeck ve Annalena Baerbock'un ayrılmasından bu yana Yeşiller partisi lidersiz ve yönsüz görünüyordu.
Bütün kamuoyu araştırmalarında muhafazakâr CDU adayı önde görünüyordu fakat ne olduysa son bir hafta içerisinde Yeşiller öne geçti.
Ve seçimden başarılı çıktılar.
Yeşiller partisi ve Cem Özdemir ile ilgili çok şey söylenebilir, yazılabilir fakat bilhassa Cem Özdemir'le alâkalı.
Kamuoyunu ve basını yanlarına çekmesini çok iyi biliyorlar.
Ne olursa olsun Yeşiller liderlerinin söylediği şeyler karşılık buluyor, daha önce de Joschka Fischer bunu çok iyi yapıyordu, son yapılan Baden Württemberg seçimlerinde Cem Özdemir'de bunu gördük.
Almanya'daki Türkler Cem Özdemir'in 90 yıllarındaki siyasi çalışmalarına çok büyük sempati ile bakıyorlardı ve övünç duyuyorlardı.
Cem Özdemir siyasi olarak yükseldikçe Türk toplumu ile arası açılmaya başlıyordu özellikle muhafazakâr Türk toplumu Cem Özdemir'e iyi bakmıyordu artık, Alman meclisindeki Ermeni yasa tasarısı büyük travma meydana getirdi, çünkü Ermeni soykırım yasasının en büyük destekçisi Cem Özdemir olmuştu.
Türk toplumunun Cem Özdemir bakışı son zamanlarda çok olumsuzdu bunun nedenleri birazda Cem Özdemir'den kaynaklanıyordu, çok sorumsuz bir şekilde Türkiye'yi eleştiren demeçler veriyordu.
Türkiye hakkında olumsuz düşünenler Cem Özdemir üzerinden Türkiye'yi vuruyorlardı ve Cem Özdemir onların sözcüsü olmuştu.
Cem Özdemir etrafında gelişen siyasi kimlik üzerinde iyi düşünmek gerekir diye düşünüyorum, Almanya Türk toplumu ve STK'lar bunu iyi analiz etmeli ve iyi okumalıdırlar.
Neden Muhafazakâr bir toplum sol görüşlü ve göçmen kökenli birine güven duyuyor ve onu seçiyorlar.
Güven duymak çok önemli, sol ve seküler birine güveniyorlar fakat dindar Müslümanlara güvenmiyorlar.
Almanlar bizim hakkımızda neden emin olamıyorlar?
Her ne olursa olsun ismi Cem Özdemir olan birisinin Eyalet Başbakanı olması Türk toplumu açısından övünç duyulacak siyasi bir hikayedir.
Televizyonlar ve Medya Türk ismine iyice aşina oluyor bu vesileyle.
Diğer bir konu ise Federal Almanya demokrasinin işleyişi ile ilgili göçmen bir ailenin çocuğu demokratik yollarla en üst makama kadar yükselebiliyor olması.
Tabi demokrasinin önemi açısından çok önemli bir durum ve gelişmedir.
Türk toplumunda bazıları Cem Özdemir'e olumsuz yaklaşsa da ve kabul etmese de, Alman tarafında da Cem Özdemir tamamen Türk toplumunun temsilcisi olarak görülüyor.
Halen çoğunluğu Hıristiyan olan Baden-Württemberg halkını ilk Müslüman başbakanlarından dolayı tebrik ediyorum.
Sultan Özdemir
Evet yukarıdaki bu kışkırtıcı yazıyı yazan federal bir milletvekili ve çok zehirli bir dil kullanıyor.
Yine Almanya Türk toplumu Cem Özdemir'i eleştirebilir fakat ötekileştirici ve kutuplaştırıcı bir dilden uzak durması gerekir.
Başarılı olan bir siyasetçiyi tebrik etmek kimseye zarar vermez, bu an, siyasi bir olaydan çok daha fazlasıdır; tüm toplumumuz için güçlü bir sinyaldir. Cem Özdemir'in Bad Urach'lı bir işçi ailesinin oğlu olarak başlayıp, dünyanın en güçlü ekonomilerinden birine sahip olan eyaletin zirvesine uzanan yolu, başarılı bir şekilde zirveye taşıması Türk gençleri için bir rol modeldir.
