?>

AVRUPA BİRLİĞİ’NİN YÜKSELİŞİ VE ÇÖKÜŞÜ

Taha ÜNALMIŞ

4 saat önce

Avrupa Birliği, Soğuk Savaş ve Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Avrupa’da NATO’nun haricinde Avrupalı devletlerin temelde ekonomik iş birliğine dayanan ticari faaliyetlerin ve birlik ülkelerinin sosyokültürel ilişkilerini geliştirmek amacıyla kurulan bir örgüttür. Avrupa Birliği’nin kuruluş tarihi olan 1 Kasım 1993 tarihi göz önünde bulundurulduğunda, uzun yıllar boyu Sovyetlerin ve Doğu Bloğunun yarattığı hem kültürel hem de askeri tehditlerin altında bulunan Avrupalı devletlerin, bu tehditlerden kurtuluşu sonrası kurulduğu görülmektedir. Komünist ekonominin kapitalizm için yarattığı ekonomik boşluklar nihayet son bulmuş ve Avrupalı devletler serbest ve özgür ticarete dayanan ekonominin getirilerinden hızlıca yararlanma fırsatını elde etmişlerdir.

Kısa vadede Sovyetler gibi bir gücün yarattığı boşluktan yararlanan örgüt, ticaretlerinin bir anda patlama yapmasını sağlamış ve ekonomilerini aynı yönde geliştirmeyi başarmıştır. Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla bağımsızlıklarına kavuşan devletleri de birlik içine katarak eklemlenmeyi ve yükselişini sürdürmeyi planlayan örgüt, 2000’lerin başlamasıyla birçok devleti aday statüsüne alarak üyelik işlemlerini başlatmıştır. Özellikle Balkan devletlerinin komünist ekonominin kendi ekonomilerinde yarattığı tahribatı en hızlı çözebilmesinin yolu, Avrupa Birliği’ne dahil olmak olduğu için, bu adaylık işlemleri büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır.

Türkiye için de bu adaylık statüsü ve koşullar belirlenmiş ve hatta bir dönem, bu koşulların sağlanabilmesi için AB Bakanlığı dahi kurulmuştur. 2005 yılında Türkiye ile başlayan müzakereler, 2018 yılında fiilen dondurulmuştur, bu bakımdan adaylığı en uzun süre bu şekilde kalan tek devlet Türkiye Cumhuriyeti’dir.

İlerleyen yıllarda Birleşik Krallık, kültürel ve ekonomik sebepleri gerekçe göstererek bir halk referandumuyla birlikten ayrılmıştır. Birleşik Krallık’ın gidişi, örgütün ekonomik yapısında büyük bir gedik açmıştır. Geldiğimiz noktada, devletler için sağladığı refah, kurulduğu yıllar ile karşılaştırılamayacak bir noktadadır. Başta Almanya olmak üzere, birçok Avrupalı devlet, sanayi ve altyapı hizmetlerinin eskimesinden, ticaretin Avrupa dışına, Çin’e, kaymasına kadar birçok sebebin altında ezilmekte, eski günlerini mumla aramaktadır.

Özellikle Türkiye Cumhuriyeti için vadettiği birçok şeyi gerçekleştiremeyen ve kendisine yetemeyen, kurulduğu yıllarda yarattığı cazibeyi kaybeden Avrupa Birliği, kendi ekonomik sorunları ile meşgulken, Türkiye Cumhuriyeti de bu cazibe merkezini eskisi kadar önemsememekte ve bugün adaylık statüsüyle ilgili hiçbir somut adım atmamaktadır.

Özetle; Avrupa Birliği’nin çöküşü de yükselişi gibi hızlıca gerçekleşmiş, ekonomik büyümesinin yarattığı refah yerini küçülmeye ve strese bırakmıştır. Avrupalı devletlerin eskiyen ekonomilerini ve yaşlı Avrupa kıtasını, günümüzdeki konjonktür göz önünde bulundurulduğunda, zor günler beklemektedir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI