Almanya’da giderek daha fazla kişi, yalnızca yasal emeklilik maaşının yaşlılık döneminde alışılmış yaşam standardını korumaya yetmeyeceğini düşünüyor. Yapılan son araştırmalar, vatandaşların devlete dayalı emeklilik sistemine olan güveninin azaldığını ortaya koyuyor.
Anket sonuçlarına göre katılımcıların yarısından fazlası, emeklilik döneminde sadece devlet tarafından sağlanan aylığa güvenmiyor. Özellikle 18-35 yaş arasındaki gençler, ek olarak bireysel emeklilik birikimi yapmanın gerekli olduğuna inanıyor. Ancak bu yaş grubundaki her üç kişiden biri henüz herhangi bir özel emeklilik planına sahip değil. Uzmanlar, nesiller arası dayanışma esasına dayanan mevcut emeklilik sistemine yönelik güvensizliğin giderek arttığına dikkat çekiyor.
Riester Emekliliği Tarih Oluyor
Almanya’da özel emeklilik sisteminde köklü bir değişiklik yapılması planlanıyor. 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren uzun süredir eleştirilen Riester emeklilik modeli yerini daha esnek bir sisteme bırakacak.
Yeni sistemin merkezinde yer alan “Emeklilik Yatırım Hesabı” (Altersvorsorgedepot) sayesinde vatandaşlar, vergi teşviklerinden yararlanarak hisse senetleri, yatırım fonları ve ETF’lere yatırım yapabilecek. Böylece mevcut sistemdeki katı sermaye garantileri kaldırılarak daha yüksek getiri elde edilmesinin önü açılacak. Ayrıca serbest çalışanlar da ilk kez devlet destekli özel emeklilik teşviklerinden faydalanabilecek.
Gençlere ve Ailelere Yeni Teşvikler
Reform kapsamında özellikle gençlerin ve çocuklu ailelerin özel emeklilik birikimine yönlendirilmesi hedefleniyor. Buna göre 25 yaş altındaki gençlere bir defaya mahsus 200 avroluk “Mesleğe Başlangıç Bonusu” verilmesi planlanıyor.
Çocuk yardımlarında da artış öngörülüyor. Gelecekte, düşük miktarda kişisel katkı payı ödenmesi halinde dahi çocuk başına yıllık 300 avroya kadar devlet desteği sağlanabilecek.
Ancak uzmanlar, reformun başarısı açısından önemli bir soruna dikkat çekiyor: Özellikle genç yetişkinlerin büyük bölümünün yeni düzenlemeler hakkında yeterli bilgiye sahip olmadığı belirtiliyor. Bilgilendirme çalışmalarının artırılması, reformun toplumda beklenen etkiyi yaratabilmesi açısından kritik önem taşıyor.
