Japon para birimi yen, son dönemde ABD doları karşısında son 40 yılın en düşük seviyesine gerileyerek Japon ekonomisi üzerinde ciddi baskı oluşturdu. Doların 164 yene kadar yükselmesi, ithalat maliyetlerini rekor seviyelere taşırken enflasyonu hızlandırdı ve hane halkının alım gücünü zayıflattı. Ekonomide yaşanan sıkıntılar, Başbakan Sanae Takaichi hükümetine yönelik kamuoyu desteğinin de azalmasına neden oldu.
Uzmanlara göre yenin sert değer kaybının arkasında, Japonya’nın diğer gelişmiş ülkelere kıyasla düşük faiz politikası, yatırımcıların “carry trade” işlemlerine yönelmesi, artan kamu borcu ve genişleyici maliye politikalarına ilişkin endişeler bulunuyor. Piyasalarda, hükümetin döviz piyasasına müdahalesinin kaçınılmaz olduğu değerlendirmeleri öne çıkıyordu.
ABD ve Japonya’dan Ortak Müdahale
Beklenen adım geçen hafta sonunda geldi. Japonya ve ABD, yenin değerini desteklemek amacıyla koordineli şekilde döviz piyasasına müdahalede bulundu. Japonya Maliye Bakanlığı, ortak müdahaleyi pazartesi günü resmen doğrularken, ABD Başkanı Donald Trump ile Hazine Bakanı Scott Bessent de bir gün önce Washington’un operasyona katıldığını açıkladı.
Başkan Trump, söz konusu müdahalenin iki ülke arasındaki dostluğun ve küresel ekonomik istikrarı koruma kararlılığının bir göstergesi olduğunu ifade etti.
Ortak müdahalenin ardından piyasalarda hızlı bir toparlanma yaşandı. Yen, dolar karşısında güç kazanarak 155-157 yen bandına yükseldi ve yaklaşık son üç ayın en güçlü seviyesine ulaştı.
Piyasalarda Temkinli İyimserlik
Uzmanlar, 1998’den bu yana yeni güçlendirmeye yönelik ilk ortak müdahale olma özelliği taşıyan bu adımın, iki ülkenin aşırı kur oynaklığına karşı birlikte hareket etme iradesini ortaya koyduğunu belirtiyor.
ABD’nin, Japonya ile ticaret dengesindeki bozulmanın derinleşmesini ve Japon yatırımcıların olası ABD Hazine tahvili satışlarının Amerikan borçlanma maliyetlerini artırmasını önlemeyi hedeflediği değerlendiriliyor.
Washington ve Tokyo yönetimleri, gerektiği takdirde yeni müdahalelerin de gündeme gelebileceğinin sinyalini verirken, Japonya Merkez Bankası’nın faiz artırımı ihtimalini güçlendiren açıklamaları da yen üzerinde orta ve uzun vadede destekleyici bir unsur olarak görülüyor.
Bununla birlikte bazı ekonomistler, yenin kısa sürede hızla değer kazanmasının hisse senedi piyasalarında satış baskısı oluşturabileceği ve “yen carry trade” işlemlerinin çözülmesiyle küresel finans piyasalarında yeni dalgalanmalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
