İran’da Mahsa Jina Amini’nin ahlak polisi tarafından gözaltına alınmasının ardından hayatını kaybetmesinin üzerinden dört yıl geçti. Amini’nin ölümü, ülkede “Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganıyla anılan geniş çaplı protestoları tetiklemişti. Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), dördüncü yıl dönümünde yayımladığı 1.000 sayfayı aşkın raporda, dönemin devlet güçlerinden 87 kişiyi olası sorumlular arasında gösterdi ve yaşananları insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendirdi.
Amini’nin gözaltısı ülke çapında protestoları başlattı
22 yaşındaki Mahsa Jina Amini, Eylül 2022’de başkent Tahran’da ahlak polisi tarafından, başörtüsünü kurallara uygun takmadığı gerekçesiyle gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınmasının ardından hayatını kaybeden Amini’nin ölümü, kısa sürede İran’ın birçok kentine yayılan protestoların fitilini ateşledi.
“Kadın, Yaşam, Özgürlük” sloganı etrafında birleşen gösterilerde yalnızca zorunlu başörtüsü uygulamasının kaldırılması değil, kadınların hak ve özgürlüklerinin genişletilmesi yönünde de talepler dile getirildi.
Başörtüsü zorunluluğu ve ahlak polisi
İran’da 1979 İslam Devrimi’nden bu yana kadınların kamusal alanda başörtüsü takması zorunlu. “Gasht-e Ershad” olarak bilinen ahlak polisi ise 2005 yılında kuruldu ve kıyafet kurallarının uygulanmasını denetlemekle görevlendirildi.
Amini’nin gözaltına alınması ve sonrasında yaşamını yitirmesi, yıllardır uygulanan bu sistemin yanı sıra kadınların kamusal alandaki hakları ve devletin toplumsal yaşam üzerindeki denetimine ilişkin tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı.
Kadınlar kamusal alanda sınırları zorlamaya devam ediyor
Protestoların ardından uygulanan baskılara rağmen İranlı bazı kadınlar kamusal alanda başörtüsü takmadan görünerek mevcut kurallara karşı çıkmayı sürdürüyor. Bazı kadınların bisiklete binerken başörtüsü kullanmaması gibi eylemler, devletin uyguladığı kıyafet kurallarının sınırlarını test eden bireysel itirazlar olarak öne çıkıyor.
Buna karşılık insan hakları örgütleri, protestoların ardından muhaliflere ve aktivistlere yönelik devlet baskısının devam ettiğini ve bazı alanlarda ağırlaştığını bildiriyor. Başörtüsü kurallarına yönelik ihlallere daha sert cezalar öngören yeni düzenleme girişimleri de gündeme geldi. Ancak söz konusu düzenlemelerin bazıları Ulusal Güvenlik Konseyi tarafından durduruldu.
Amnesty International: 87 kişi olası sorumlular arasında
Uluslararası Af Örgütü’nün Amini’nin ölümünün dördüncü yıl dönümünde yayımladığı kapsamlı rapor, 2022 protestoları sırasında yaşanan ihlallere ve bunlardan sorumlu olduğu ileri sürülen kamu görevlilerine odaklanıyor.
Örgüt, 1.000 sayfayı aşan çalışmasında dönemin devlet güçlerinden 87 kişiyi olası sorumlular olarak tespit ettiğini belirtiyor. Amnesty International, protestolar sırasında gerçekleştiğini belirttiği ağır insan hakları ihlallerini insanlığa karşı suçlar kapsamında değerlendiriyor.
Amini’nin ölümünden dört yıl sonra İran’da kadınların kamusal alandaki hakları, zorunlu başörtüsü uygulaması ve devletin muhalefete yönelik politikaları uluslararası insan hakları gündeminin önemli başlıkları arasında yer almaya devam ediyor.
