Almanya merkezli Uluslararası Gençlik ve Eğitim Platformu UGEP Genel Başkan Vekili Oğuzhan Kul, Avrupa Birliği’nin 2028–2034 bütçe dönemi ve yeni Erasmus+ programına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kul, yeni dönemin gençlik, eğitim, gönüllülük, dijital beceriler ve sivil toplum çalışmaları açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirtti.
Avrupa Komisyonu, 2028–2034 dönemi için yaklaşık 2 trilyon avroluk yeni Çok Yıllı Mali Çerçeve önerisini açıklamıştı. Bu çerçevede Erasmus+ programı, Avrupa’nın eğitim, gençlik, beceri gelişimi, dayanışma ve kapsayıcılık politikalarının temel araçlarından biri olarak konumlandırılıyor. Komisyon, güçlendirilmiş Erasmus+ programını “Union of Skills” yani Avrupa Beceri Birliği’nin omurgası olarak tanımlıyor.
UGEP Genel Başkan Vekili Oğuzhan Kul, yeni Erasmus+ döneminin yalnızca bir bütçe artışı olarak değil, Avrupa’nın gençlere ve eğitime bakışını gösteren stratejik bir adım olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kul açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Erasmus+ Avrupa Birliği’nin gençlere en doğrudan temas eden programlarından biridir. Gençlerin farklı ülkelerde eğitim alması, gönüllülük faaliyetlerine katılması, kültürler arası deneyim kazanması ve Avrupa değerlerini yaşayarak öğrenmesi bakımından çok güçlü bir araçtır. 2028–2034 dönemi bu nedenle yalnızca yeni bir mali dönem değil, Avrupa gençliği için yeni bir gelişim ve katılım kapısıdır.”
UGEP Genel Başkan Vekili Oğuzhan Kul, Erasmus+ bütçesinin önceki dönemlerle karşılaştırıldığında önemli bir büyüme çizgisi izlediğini belirtti. 2014–2020 döneminde Erasmus+ bütçesi 14,7 milyar avro seviyesindeyken, 2021–2027 döneminde bu rakam 26,2 milyar avroya yükseldi. Yeni dönem için önerilen Erasmus+ bütçesi ise 2025 fiyatlarıyla 36,2 milyar avro, cari fiyatlarla 40,8 milyar avro olarak açıklandı. Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi’ne göre yeni yapı, mevcut Erasmus+ ile Avrupa Dayanışma Programı’nı birleştirdiği için bu artış, iki programın mevcut toplam bütçesine kıyasla yaklaşık yüzde 30’luk bir büyümeye işaret ediyor.
Kul, bu bütçe artışını Avrupa’nın gençlik ve eğitim politikalarına verdiği önemin bir göstergesi olarak değerlendirdi:
“Erasmus+ bütçesindeki artış, Avrupa Birliği’nin gençlere, eğitime, beceri gelişimine ve toplumsal dayanışmaya yaptığı yatırımın devam ettiğini göstermektedir. Bugün Avrupa’nın karşı karşıya olduğu dijital dönüşüm, yapay zekâ, iklim değişikliği, demokratik katılım ve sosyal uyum gibi başlıklar, gençlerin daha güçlü desteklenmesini zorunlu hale getiriyor. Erasmus+ bu açıdan yalnızca bir eğitim programı değil, Avrupa’nın geleceğe hazırlık programıdır.”
Yeni Erasmus+ teklifinin en dikkat çekici yönlerinden birinin Avrupa Dayanışma Programı’nın Erasmus+ çatısı altına alınması olduğunu belirten Kul, bu adımın gençlik alanında daha bütünleşik bir yapı oluşturabileceğini ifade etti. Avrupa Parlamentosu Araştırma Servisi’nin değerlendirmesine göre yeni Erasmus+; eğitim ve öğretim, gençlik, spor, gönüllülük, dayanışma, demokratik katılım ve sosyal içerme alanlarını daha geniş bir çerçevede bir araya getiriyor.
UGEP Genel Başkan Vekili Kul şöyle devam etti:
“Yeni dönemde Erasmus+’ın yalnızca eğitim hareketliliğiyle sınırlı kalmayıp gönüllülük, dayanışma, gençlik katılımı ve aktif vatandaşlık alanlarını da daha güçlü biçimde kapsaması önemli bir gelişmedir. Bu yapı, gençler ve gençlik alanında çalışan kuruluşlar için Avrupa fırsatlarını daha anlaşılır hale getirebilir. Tek çatı, doğru uygulanırsa daha kolay erişim, daha net yönlendirme ve daha güçlü etki anlamına gelebilir.”
UGEP Genel Başkan Vekili Oğuzhan Kul, Komisyon teklifinde yer alan sadeleşme ve erişilebilirlik hedeflerinin özellikle sivil toplum kuruluşları açısından önemli olduğunu vurguladı. Resmi teklif metninde, küçük ölçekli, yerel ve ilk kez başvuru yapacak kuruluşların karşılaştığı engellerin azaltılması, başvuru ve raporlama süreçlerinin sadeleştirilmesi ve düşük bütçeli hibe modelleriyle idari yükün hafifletilmesi hedefleniyor.
“Almanya’da faaliyet gösteren bir gençlik ve eğitim kuruluşu olarak bizim için en önemli başlıklardan biri erişilebilirliktir. Erasmus+ fırsatları yalnızca büyük kurumların değil; yerelde gençlerle, göçmen kökenli topluluklarla, dezavantajlı gruplarla ve gönüllülerle çalışan sivil toplum kuruluşlarının da ulaşabileceği bir yapıda olmalıdır. Yeni dönemde küçük ve yeni kuruluşlara yönelik sadeleştirme adımları bu bakımdan son derece değerlidir.”
UGEP Genel Başkan Vekili Kul, Erasmus+’ın önceki dönemlerde ortaya koyduğu etkiye de dikkat çekti. Komisyon değerlendirmelerine göre Erasmus+ 2014–2020 döneminde 6,2 milyondan fazla kişinin yurtdışı öğrenme hareketliliğini destekledi ve 136 binden fazla kuruluşun programa katılımını sağladı. 2021–2023 döneminde ise yaklaşık 1,6 milyon kişi ve 77 binden fazla kuruluş Erasmus+ faaliyetlerinden yararlandı. Ayrıca daha az imkâna sahip katılımcıların oranı 2014–2020 döneminde yaklaşık yüzde 10 iken, 2023 yılında yüzde 15’e yükseldi.
UGEP Genel Başkan Vekili Kul, bu verilerin Erasmus+’ın somut etkisini gösterdiğini belirtti:
“Bu rakamlar bize Erasmus+’ın yalnızca bireysel hareketlilik sağlayan bir program olmadığını gösteriyor. Erasmus+ aynı zamanda kurumları birbirine bağlayan, gençlerin ufkunu genişleten, eğitim kurumlarını dönüştüren ve Avrupa çapında kalıcı iş birlikleri oluşturan güçlü bir platformdur. Yeni dönemde bu etkinin daha fazla gence ve daha fazla yerel kuruluşa ulaşması Avrupa için büyük kazanım olacaktır.”
UGEP Genel Başkan Vekili Kul, kapsayıcılık ilkesinin yeni dönemde daha somut araçlarla desteklenmesinin önemli olduğunu söyledi. Yeni teklif, daha az imkâna sahip kişilerin programa katılımını artırmayı, katılım engellerini azaltmayı ve öğrenme hareketliliğini daha erken yaşlardan itibaren erişilebilir hale getirmeyi hedefliyor.
“Almanya’daki göçmen kökenli gençler, dezavantajlı ailelerden gelen gençler ve sosyal imkânlara erişimi sınırlı gruplar açısından Erasmus+ çok önemli bir fırsat alanıdır. Bu gençlerin Avrupa projelerine katılması, yalnızca mesleki veya akademik gelişim sağlamaz. Aynı zamanda özgüven, aidiyet, demokrasi bilinci, kültürler arası iletişim ve toplumsal katılım açısından da güçlü bir etki oluşturur.”
Kul, yeni Erasmus+ döneminde dijital beceriler, medya okuryazarlığı, eleştirel düşünme ve demokratik vatandaşlık başlıklarının daha görünür hale gelmesini de olumlu değerlendirdi. Komisyon teklifinde Erasmus+’ın dijital ve medya okuryazarlığı, eleştirel düşünme, sivil katılım, demokratik değerler ve vatandaşlık öğrenimini destekleyeceği ifade ediliyor.
“Gençler sadece iş piyasasına hazırlanan bireyler olarak görülmemelidir. Onlar aynı zamanda bilgi kirliliğiyle mücadele eden, dijital dünyayı doğru okuyan, demokratik süreçlere katılan ve yaşadığı topluma katkı sunan aktif vatandaşlardır. Erasmus+ 2028–2034 döneminde dijitalleşme, yapay zekâ, medya okuryazarlığı ve demokratik katılım başlıklarının birlikte ele alınması bu nedenle çok önemlidir.”
Avrupa Üniversiteler Birliği’nin de yeni Erasmus+ dönemine ilişkin değerlendirmelerinde bütçe dağılımı, sektörlere ayrılacak kaynaklar ve yeni burs mekanizmaları hakkında daha fazla açıklığa ihtiyaç bulunduğunu belirttiğini hatırlatan Kul, bu tartışmaların programın daha etkili uygulanmasına katkı sunacağını ifade etti. EUA, mevcut teklifin enflasyon, artan maliyetler, Avrupa Dayanışma Programı’nın entegrasyonu ve yeni eylemler dikkate alındığında dikkatle planlanması gerektiğini vurguluyor.
UGEP Genel Başkan Vekili Kul açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“UGEP olarak Almanya’dan baktığımızda Erasmus+ 2028–2034 dönemini gençler, eğitim kurumları ve sivil toplum açısından önemli bir fırsat olarak görüyoruz. Bu program, Avrupa’yı yalnızca kurumlar üzerinden değil, insanlar üzerinden birbirine bağlamaktadır. Yeni dönemde daha sade, daha erişilebilir ve daha kapsayıcı bir Erasmus+ yapısının; gençlerin Avrupa ile bağını güçlendireceğine, yerel kuruluşların kapasitesini artıracağına ve Avrupa toplumlarının ortak geleceğine katkı sunacağına inanıyoruz.”
