Gündem

Yeni Düzenin Sondan Bir Önceki Kurbanı: N. Maduro!

Venezuela örneğinde temel sorunun dış müdahaleden ziyade iç meşruiyet erozyonu olduğu belirtiliyor. Siyasal iktidarın, topluma ait üretim kaynaklarını dar bir elit çevre lehine kullanması, halk desteğinin giderek azalmasına yol açtı. Siyaset biliminin temel kabullerinden biri de tam bu noktada devreye giriyor: Halk desteğini kaybeden yönetimler, dış baskılar karşısında direnç üretmekte zorlanır.

Yeni Düzenin Sondan Bir Önceki Kurbanı: N. Maduro!
05-01-2026 08:08
04-01-2026 23:49
Google News

Analiz – Yorum

 

Nicolás Maduro: Kendi Tercihlerinin mi, Amerikan Menfaatlerinin mi Kurbanı?

                                                                                                                                                                             Her Firavun, İbrahim’ini bekler!        

Eura24News yazarı Melisa Sarıtemur, Venezuela’da son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirirken kamuoyunda sıkça dile getirilen “ABD Venezuela’ya çöktü” söylemine eleştirel bir perspektiften yaklaşıyor. Sarıtemur’a göre mesele yalnızca dış müdahale değil; esas kırılma noktası, Maduro yönetiminin iç meşruiyetini büyük ölçüde yitirmiş olması.

Uluslararası siyasetin idealist normlar üzerinden değil, güç, çıkar ve denge ilişkileri üzerinden işlediğini vurgulayan Melisa Sarıtemur, stratejik kaynaklara sahip ülkelerin bu kaynakları küresel sistemden tamamen bağımsız biçimde yönetme iddiasının, özellikle meşruiyet sorunu yaşayan yönetimler açısından sürdürülebilir olmadığını savunuyor.

Meşruiyet Krizi ve Kırılgan Devlet Yapısı

Venezuela örneğinde temel sorunun dış müdahaleden ziyade iç meşruiyet erozyonu olduğu belirtiliyor. Siyasal iktidarın, topluma ait üretim kaynaklarını dar bir elit çevre lehine kullanması, halk desteğinin giderek azalmasına yol açtı. Siyaset biliminin temel kabullerinden biri de tam bu noktada devreye giriyor:

Halk desteğini kaybeden yönetimler, dış baskılar karşısında direnç üretmekte zorlanır.

Bu bağlamda Maduro yönetimi, yalnızca ABD’nin baskılarıyla değil, kendi yarattığı yapısal sorunlarla da karşı karşıya. Meşruiyet zemininden kopan iktidarların uluslararası sistemde yalnızlaştığı ve kırılgan hâle geldiği, tarihin farklı dönemlerinde birçok örnekle teyit edilmiş bir gerçeklik olarak öne çıkıyor.

Venezuela’dan Türkiye’ye Uzanan Kokain Rotası Tartışması: İddia mı, Gerçek mi?

Venezuela gündeminin bir diğer sıcak başlığı ise uyuşturucu kaçakçılığı iddiaları. Nicolás Maduro ve çevresinin uluslararası kokain ticaretinde rol aldığı yönündeki suçlamalar, son dönemde yeniden küresel medyanın odağına girmiş durumda.

Maduro’ya Yöneltilen Suçlamalar

ABD Adalet Bakanlığı, Maduro ve eşi Cilia Flores hakkında, devlet gücünün uyuşturucu kaçakçılığı, narko-terörizm ve organize suç faaliyetleri için kullanıldığı iddiasıyla çeşitli suçlamalar yöneltti. Bu çerçevede Venezuela’dan çıkan kokain sevkiyatlarının, rejimin finansmanında rol oynadığı ileri sürülüyor.

Ayrıca Venezuela’nın eski istihbarat şefi Hugo Carvajal’ın, Maduro yönetimini “narko-terörist bir yapı” olarak tanımlaması, bu iddiaların uluslararası alanda daha fazla tartışılmasına neden oldu.

Türkiye Rotası İddiaları

Bazı medya kuruluşları ve analizlerde, Latin Amerika kaynaklı kokain rotalarının yalnızca ABD ve Avrupa’ya değil, Orta Doğu ve Türkiye’ye uzanabileceği öne sürülüyor. İspanyol gazetesi El País, Venezuela’daki ekonomik çöküşün organize suç ağlarını güçlendirdiğini ve yeni güzergâhların ortaya çıkmasına yol açtığını iddia etti.

Bu analizlerde, Türkiye üzerinden geçen olası uyuşturucu trafiğinin Maduro yönetiminin finansal ihtiyaçlarıyla ilişkilendirildiği ileri sürülse de, hem Venezuela hem de Türkiye bu iddiaları kesin bir dille reddediyor.

Türkiye’de Yakalamalar Ne Anlama Geliyor?

Türkiye’de son yıllarda gerçekleştirilen yüksek miktarlı kokain yakalamaları dikkat çekici. İstanbul Havalimanı ve limanlarda ele geçirilen Latin Amerika menşeli sevkiyatlar, Türkiye’nin uyuşturucu ile mücadelede aktif bir rol oynadığını gösteriyor.

Sonuç: Çok Katmanlı Bir Kriz

Ortaya çıkan tablo, Venezuela krizinin tek boyutlu bir “dış müdahale” meselesi olmadığını gösteriyor.

  • Maduro yönetimi, uluslararası uyuşturucu ticaretiyle ilişkilendirilmekle ciddi şekilde suçlanıyor.
  • Venezuela’daki siyasal kriz, büyük ölçüde iç meşruiyet kaybı ve kurumsal çöküşle bağlantılı görünüyor.

Bu çerçevede Nicolás Maduro’nun yaşadığı siyasi kuşatma, yalnızca Amerikan menfaatlerinin bir sonucu değil; aynı zamanda kendi yönetim anlayışının ve içerde yarattığı yapısal krizlerin de bir yansıması olarak okunuyor.

Yani iç hukuku tanımayıp yerle bir edeceksin. Sonra da uluslararası hukuk.

 

Derin yapı; iç hukuku çiğneyip tekelleşen otoriter yönetimlere savaş açtı. Etrafınıza bir bakın son 10-15 yılda neler oldu!

 

Hakkı mı, haklımı, adil mi? değil ama!

 

Bu böyle!

 

yada her Firavunun bir İbrahim’i var!

 

Konuyla ilgili Eura24News Yazarı Melisa Sarıtemur’un Köşe yazısını Linkten okuyabilirsiniz.

 

https://www.eura24.com/mobil/yazi/venezuela-mi-coktu-abd-venezuela-ya-mi-coktu-2497.html

 

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
ANKET TÜMÜ
16 yaş altındakiler için sosyal medya yasaklanmalı mı? / Sollte Social Media für unter 16- Jährige verboten werden?
ARŞİV ARAMA
GÜNÜN KARİKATÜRÜ TÜMÜ