Türkiye, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında uluslararası yakalama kararı çıkarılması için harekete geçti. Adalet Bakanlığı, 21 Ağustos’ta Interpol’e başvurarak Netanyahu hakkında Kırmızı Bülten (Red Notice) düzenlenmesini talep etti.
Başvurunun temelinde, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 14 Temmuz’da Netanyahu ve İsrail istihbarat görevlisi Afek Moskovitch hakkında çıkarıldığı belirtilen tutuklama kararları bulunuyor. Türk makamlarının yürüttüğü soruşturmada iki isim, soykırım ve insanlığa karşı suçlar ile suçlanıyor.
Flotilla operasyonu ve Suriye saldırısı
Türkiye’deki yargı sürecinin, Gazze’ye insani yardım götürmek amacıyla yola çıkan Global Sumud Flotilla’ya yönelik İsrail operasyonuyla bağlantılı olduğu belirtiliyor. Nisan ve Mayıs 2026’da gerçekleştirilen girişim sırasında İsrail donanması, filoyu Gazze’ye ulaşmadan uluslararası sularda durdurmuştu.
Gerilim, İsrail’in 19 Ağustos’ta Suriye’nin İdlib vilayetindeki Ebu el-Duhur hava üssüne düzenlediği hava saldırısıyla da tırmandı. En az sekiz bombanın kullanıldığı bildirilen saldırı, Türkiye sınırına yaklaşık 70 kilometre mesafede gerçekleşti.
İsrail, saldırının gerekçesini bölgede Türk askerlerinin konuşlandırılmasını engellemek olarak açıkladı. Ankara ve Şam ise bu iddiayı reddetti.
Washington’dan gerilimi önleme girişimi
ABD’nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail’in saldırısının Türkiye ile doğrudan çatışma riskini artırdığı uyarısında bulundu. Barrack, Washington’ın İsrail, Suriye ve Türkiye arasında olası çatışmaları önlemeye yönelik bir mekanizma üzerinde çalıştığını açıkladı.
Türkiye’nin Interpol başvurusunun ardından son karar Interpol’ün kendi prosedürleri çerçevesinde verilecek. Kırmızı Bülten tek başına otomatik tutuklama kararı anlamına gelmiyor, ancak üye ülkelerin ilgili kişiyi tespit etmesini ve ulusal hukukları doğrultusunda geçici olarak yakalamasını kolaylaştırabiliyor.