sesinde ölüm uğuldatan
gece kuşlarını
bir aşkın loşluğunda
soluk soluğadır artık cıvıltılar
yağmurun topraktan korkması
belki sisletir yeşilin ahengini
hüzünse hep şimdiki zaman kiplerinde
her inziva yorgunluğunu
her durgunluk dalgasını
her şair şiirini
alnından öper
söylenmemiş sözlerin
sızılı kıymıkları eşliğinde
öyleyse biz
bir endam bulmalıyız
ruhumuzun engebeli varoşlarında
bir ses bulmalıyız ki
gürzüyle un ufak etsin güzü
ki güz
alışıldık şarkılar gibi her seferinde
yağmurla esrittiği her yaprağı
kalbimize savurmakla meşgul
duy
söylencesi aşk
eğlencesi hâr olanın sesini
her bahçeden sarı hüzünlerle beraber
incecik dalgırlar derenleri
duy
zamanın enkazında
ölüm en yoğun haykırışsa
bil ki
biz de geldik ve gezdik üstünde ey dünya
söylenmemiş sözlerin arasında
sana dair binbir hazla
aydan hecelerle çevir yüzünü
savaşmaktan yorgunum
bir şiir söyle bana
