Yaşamak Bizimçün Eflatun Bir Şarkı Değil

Yaşamak Bizimçün Eflatun Bir Şarkı Değil
19-06-2026

Yanımızda biraz hayat getirdik,
ölmeye yetecek kadar hayat.
İçimizin serin sabahlarında
bizi diri tutacak olan,
keşkesiz ve oldukça yetersiz bir hayat.

Her kırmızıda gül geldi aklımıza;
ki biz seyr ü seferindeydik zaten çiçeklerin.
Elimizden başka bir şey gelmedi
ve yaşadık;
yağmurlara hayret, ölmemeye gayret ederek.

Sanki bir iç ülkeden
bir okyanusa doğru ilerliyoruz da,
yolda yarım ve hüzünlü şarkılarla avunuyoruz gibi.

Her mesafede derin katmanlarımızdan
üryan bahçeler.
Her yıkıntımızda
hayatın o mecburi yol levhaları.

Biz,
yani annem, sen ve ben,
bir ırmağın çağıltısında ağlamayı biliriz.

Yaprak suya düştüğünde
ve kelebek öldüğünde,
suya karıştırdığımızda gözyaşımızı.

Yaşamak bizim için
eflatun bir şarkı değil ki.

Yaşlanmak bizi
göndere çekilen bir kırışıklığa dönüştürsün.

Ve sen annem,
sen bilirsin.

Bu göklerde uçan ne varsa senden yana.
Sen bilirsin,
hep bildin.

İçimizin kavlak coğrafyasında
hangi mecradan ne çıkar,
hangi gözede bir damla su var.

Sen bilirsin anne,
hep bildin.

Ne kelamdan 

ne Bel'amdan;
birikmiş bir sudan,
akışkan bir ırmağa dönüşsün diye hatıratımız.

Selam sana.
Sadece Selam'dan.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?