Ermenistan Rusya'dan Kopup AB ile Buluşur mu..?

Ermenistan Rusya'dan Kopup AB ile Buluşur mu..?
06-05-2026

Ermenistan'ın ev sahipliğinde Erivan'da gerçekleşen Avrupa Siyasi Topluluğu Zirvesi kesin bir sonuca ulaşamasa da akıllarda geleceğe dönük bir çok soru işaretleri yarattı.

Bu soru işaretleri bazı yerlerde tedirginlik şeklinde boy gösterdi.

Uzunca bir süredir normalleşme peşinde olan ve bu yönde temaslarını artıran Ermenistan'ın bu zirveye ev sahipliği yapması AB ile ilişkileri açısından olumlu sayılabilir.

Her ne kadar da AB ülkeleri ile sınırlı olmasa da zirveye yine de bu çerçevede bakış açısı taşıyanlar azımsanmayacak miktarda.

Zirvenin kendi gündemini bir kenara bırakıp, konuya Ermenistan-AB-Rusya üçgeninden bakanların ortak yorumu, Ermenistan adına Rusya'dan kopuşun ayak seslerinin duyuluyor olduğu şeklinde.

Klasik Ermeni politikalarını bir kenara bırakan Başbakan Paşinyan'ın bu yöndeki kalıpları yıkma hareketini Ermeni siyasetinin bağımsızlık dönemi olarak isimlendirmek çok da yanlış olmaz.

Paşinyan ülkesinin yeni dış politikasının duvarlarını inşa ederken, eski dönemden kalma Rus hakimiyetini de tamamen yıkmadan kabul edilebilir bir seviyeye indirmek hedefi artık çok net görülmektedir.

Ermenistan Başbakanı yeni politkayı kurarken akılcı bir yol izlemiş ve ABD'nin hegemonyası yerine Türkiye ile Azerbaycan'ın onayını tercih etmiştir.

Şöyle bir baktığımızda atılan adımların Türkiye ve Azerbaycan'ı doğrudan rahatsız edecek adımlar olmadığını görmekteyiz.

Ancak Rus etkisinden kurtulmak o kadar kolay olmayacaktır.

Çünkü yılların getirdiği bağımlılık sadece askeri çerçevede değil, aynı zamanda başta bankacılık sistemi olmak üzere, Ermenistan'ın tüm stratejik ekonomik alanlarını da kapsamaktadır.

Hal böyle olunca da açılımın Avrupa'ya doğru olması, hatta bunun çok hızlı olması aslında anlaşılabilir bir durumdur.

O nedenle de Fransa ve Birleşik Krallık dahil olmak üzere yaklaşık 50 ülke liderini Erivan'da toplayan zirve, Rusya bağımlığına karşı atılmış çok cesur bir hareket olarak da görülebilir.

Bu noktadan sonra Avrupa ülkeleri ve Ermenistan arasında ilişki çeşitliliğinin zenginleşmesini bekleyebiliriz.

Bu beklenti bir yanılgıya asla dönüşmez.

Önemli dönemeç Ermenistan'ın Azerbaycan ile barış anlaşmasını imzalaması olacaktır.

Ermenistan bunu yaparak son derece geniş bir hareket alanı kazanacaktır.

Paşinyan'ın da bunu yapmaya niyetli olduğunu çok net bir şekilde görmekteyiz.

Rusya'nın bu durum karşısında tepkisel davranmak yerine, "bekle-gör" siyasetini tercih ederek soğukkanlı bir şekilde süreci izlemeye aldığını görmekteyiz.

Bu durum bizlere Rusya'nın kendince uygun gördüğü bir noktada mutlaka sürece dıştan müdahale edeceğinin de göstergesidir.

Üçgenin diğer köşesi olan AB içerisinde de Fransa'nın yaklaşımı bir diğer merak noktasını oluşturmaktadır.

Rusya'nın ardından Ermenistan üzerinde en fazla kontrolü elinde bulunduran ikinci ülke olan Fransa'nın bu gidişattan çok memnun olmadığı aşikardır.

Ancak şu anki genel durum itibarıyla onlar da ister istemez müdahale edememekte ve izlemekle yetinmektedirler.

Sonuç olarak son derece önemli gelişmelerin yol açacağı ilginç sonuçlara doğru ilerlemekte olan bir süreç içerisi

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?