İnsan bedeni, sandığımızdan çok daha mucizevi bir sistem. Yıllardır yağ dokusuna sadece “kilo yapan” bir unsur gibi baktık. Oysa bilim, bu dokunun içinde bizi şaşırtan bir kahraman saklandığını söylüyor: kahverengi yağ hücreleri.
Eskiden bu hücrelerin yalnızca bizi soğuktan korumak için var olduğunu düşünüyorduk. Fakat son yıllarda yapılan araştırmalar, kahverengi yağın aslında kilo kontrolü ve metabolik hastalıkların önlenmesi açısından da büyük bir rol oynadığını gösteriyor.
Kahverengi yağ – bilimsel adıyla plurivakuoler yağ dokusu – vücudumuzda köprücük kemiği altı, boyun, ense ve omurga boyunca bulunuyor. Mikroskop altında kahverengi görünmesinin nedeni, içinde bolca mitokondri barındırması. Bu mitokondriler, yağ asitlerini yakarak ısı üretir. Yani, bedenimizin kendi kalorifer sistemidir.
Beyaz yağ mı, kahverengi yağ mı?
Beyaz yağ enerjiyi depolar; kahverengi yağ ise yakar. Yani biri “tasarruf hesabı” gibiyken, diğeri “aktif yatırımcı”dır.
Yeni doğan bebeklerde vücut ısısını korumak için oldukça aktiftir. Ancak yaş ilerledikçe ve özellikle kilo arttıkça, bu mucizevi hücrelerin sayısı azalır. Fakat tamamen kaybolmaz; bazı yetişkinlerde hâlâ aktif olarak bulunabilir.
Kiel Üniversitesi’nden beslenme uzmanı Inga Asbeck şöyle diyor: “Vücudunuzdaki kahverengi yağ dokusunu harekete geçirirseniz, kilo verebilirsiniz.”
Peki bu hücreleri nasıl uyandıracağız? Cevap: Termojenik yaşam tarzı. Yani, bedenimizi sürekli sıcak ve konforlu ortamlarda tutmak yerine, arada biraz soğuğu hissetmek.
Oturma odasında 22 derece yerine 19 derecede vakit geçirmek, ılık duşun ardından kısa bir soğuk duş almak… Bu küçük değişiklikler bile vücudun kendi ısı üretim sistemini devreye sokabiliyor.
Bilim insanları farelerle yaptıkları deneylerde, sadece birkaç gün boyunca serin ortama maruz kalan deneklerde kahverengi yağ hücrelerinin tamamen aktive olduğunu ve günde 200 kaloriye kadar enerji yaktıklarını gözlemledi. Yani, hafifçe üşümek bazen metabolizmaya en güzel davetiye olabiliyor.
Haftaya; Kahverengi yağ hücrelerini sadece soğukla değil, yediklerimizle nasıl aktive edebileceğimizi ve hangi hormonların bu süreçte rol oynadığını konuşacağız.
Sevgiyle ve ışıltınızla kalın.
