KUZEY MAKAEDONYA’DA RAMAZAN

(ALACA CAMİ- KALKANDELEN/ TETOVA)
Ramazanın ilk gecesi,
Yandı pilav tenceresi,
Çorbalar taşar, pide pişer,
Küçük hanım şaşar.
Ramazan ayı geldiğinde Kuzey Makedonya’da hayatın ritmi yavaşlar, şehirlerin ve kasabaların çehresi değişir. Osmanlı’dan miras kalan camiler, çarşılar ve mahalle kültürü bu ayda daha görünür hâle gelir. Ramazan burada sadece bir ibadet zamanı değil; aynı zamanda paylaşmanın, dayanışmanın ve kültürel hafızanın tazelendiği bir dönemdir.
Arnavut, Türk, Boşnak; Müslümanlara ev sahipliği yapan bu topraklarda hazırlıklar üç aylarla birlikte başlar. Şaban ayında evler temizlenir, camiler elden geçirilir, çarşı pazarda Ramazanlık alışveriş yapılır. Ancak asıl hazırlık gönüllerde olur. Tutulan nafile oruçlar, kandil gecelerinde dağıtılan lokmalar, komşuya uzatılan sıcak bir tabak… Hepsi yaklaşan bereket ayının habercisidir.
Ramazan günleri sakin ve dingindir. İftar saatine doğru fırınların önünde sıcak pide ve ekmek kuyrukları oluşur. Ezanla birlikte sokaklar kısa süreli bir sessizliğe gömülür; sofralar başında dualar edilir. Paça Çorbası, Büryan (kimi bölgelerde “Kapama” adıyla bilinir), Tafçe-Grafçe, etli Gra, Burek ve Pita gibi yemekler iftar sofralarını süsler. Her şehirde isimler değişse de paylaşmanın tadı aynıdır.
Küçük mahalleler ve köyler Ramazan’ın en samimi yüzünü gösterir. Sahur vakti davulcular sokak sokak dolaşır. Özellikle ayın on beşinde söylenen maniler ayrı bir coşkuyla karşılanır; çocuklar pencerelere çıkar, büyükler davulcuya bahşiş verir. Bu gelenek yalnızca bir uyandırma çağrısı değil, kültürel sürekliliğin canlı bir nişanesidir.
İftar sofralarının tatlıları da zengindir. En az kırk kat yufkalı baklava baş köşededir. Yanında Kaymaçina, Şekerpare, Konak ve yaz aylarında serinlik veren Gül Şurubu yer alır.
Akşam namazı çoğu zaman evlerde kılınır; ardından camiler teravih için dolar. Mukabele halkaları kurulur, Kur’an tilavetiyle cami avluları huzurla dolar. Teravih sonrasında ise kimi yerlerde geleneksel akşam yürüyüşleri yapılır, çay bahçelerinde sahura kadar süren sohbetler edilir.
Komşuya tabak gönderme âdeti hâlâ canlıdır. Bir evde pişen yemek, başka bir eve uğramadan sofraya konmuş sayılmaz. Ramazan burada yalnızca aç kalmak değil; birlikte olmak, hatırlamak ve hatırlatmak demektir.
Kuzey Makedonya’da Ramazan; gösterişten uzak ama derin bir maneviyatla yaşanır. Büyük meydan organizasyonlarından çok, aile sofralarında, mahalle aralarında ve cami avlularında hissedilir.
En önemlisi de, bayramla birlikte bütün küslerin barışmış ve barışacak olmasıdır.
Ramazan ayının bereketi, samimiyeti ve huzuru sizinle olsun...
