“Yetimin İsyanı” Söyleşi ve İmza Programları Başladı
Mahmut Aşkar Okurlarıyla Neuss’ta Buluştu

Bazı kitaplar vardır; yalnızca okunmaz, insanın içine yerleşir. Bazı cümleler, bir hikâye anlatmaktan öte, bastırılmış bir hafızayı uyandırır. Mahmut Aşkar’ın yeni kitabı Yetimin İsyanı, işte tam da bu tür metinlerden biri olarak Neuss’ta okurla buluştu. Umut Yıldızı Derneği salonunda gerçekleştirilen söyleşi ve imza programı, sıradan bir edebiyat etkinliğinin ötesine geçerek, bir kuşağın suskunlukla örülmüş hikâyesine kapı araladı.
Program, moderatör Kevser Karaarslan’ın sakin, ölçülü ve metnin ruhuna eşlik eden açış konuşmasıyla başladı. Ardından izleyicilere sunulan video gösterimi, Mahmut Aşkar’ın hayat yolculuğunu kronolojik bir anlatının ötesinde, bir insanın kelimelerle kurduğu direniş biçimi olarak aktardı. Salon, bu sunumla birlikte sadece bir yazarın biyografisine değil, göçün, yoksunluğun ve içsel hesaplaşmaların izini süren bir yaşam hikâyesine tanıklık etti.

Söyleşinin merkezinde yer alan Yetimin İsyanı, adından da anlaşılacağı üzere bir başkaldırıyı fısıldayan metinlerden oluşuyor. Ancak bu isyan, gürültülü bir öfke değil; derin, ağır ve insanın içine işleyen bir sessizliğin içinden yükseliyor. Mahmut Aşkar’ın kitaptan okuduğu pasajlar, dinleyiciyi yalnızca bir anlatının değil, bir duygunun içine çekti. Yetimlik, kitapta yalnızca fiziksel bir eksiklik olarak değil; toplumda, bellekte ve vicdanda açılmış bir boşluk olarak karşımıza çıkıyor.

Kevser Karaarslan’ın soruları, kitabın tematik yapısını açan ve yazarı kendi metniyle yeniden yüzleştiren bir nitelik taşıdı. Söyleşi boyunca Aşkar, yazma motivasyonuna, hafızanın edebiyatla kurduğu ilişkiye ve anlatmanın sorumluluğuna dair samimi değerlendirmelerde bulundu. Edebiyatın, yalnızca estetik bir uğraş değil, aynı zamanda bir tanıklık biçimi olduğu fikri, bu sohbetin temel izleklerinden biri olarak öne çıktı.

Katılımcıların sorularıyla derinleşen program, dinleyicilerin metinle kurduğu kişisel bağları da görünür kıldı. Her soru, kitabın farklı bir katmanına temas ederken, salonda ortak bir duygunun dolaştığı hissediliyordu: Anlatılan hikâye, bir kişiye değil, birçok hayata dokunuyordu. Umut Yıldızı Derneği Başkanı Abdülkadir Bağcı’nın teşekkür konuşması ise bu buluşmanın yalnızca edebi değil, insani bir anlam da taşıdığını vurguladı.

Programın sonunda gerçekleşen imza bölümü, yazar ile okur arasındaki mesafeyi ortadan kaldıran, sessiz ama güçlü bir temas alanı yarattı. İmzalanan her kitap, yalnızca bir hatıra değil; ortak bir duygunun, paylaşılan bir hafızanın somut karşılığıydı.

Yetimin İsyanı söyleşileri önümüzdeki günlerde farklı şehirlerde edebiyatseverlerle buluşmaya devam edecek.
Bu edebi yolculuğun bir sonraki durakları;
7 Şubat Cumartesi günü saat 20.00’de Belçika’nın Leopoldsburg kentinde ATİB Derneği,
8 Şubat Pazar günü saat 14.00’te Almanya’nın Duisburg kentinde TİAD Konferans Salonu olacak.
