Almanya’da Demokrasi Açmazı ve Göç

Almanya’da Demokrasi Açmazı ve Göç
27-01-2026

Kayınpederim altmışlı yıllarda misafir işçi olarak Almanya’ya geldi. Çok sayıda seçim yaşadı, pek çok toplumsal değişime tanık oldu; fakat hiçbir zaman oturduğu mahallede kendi temsilcisini seçme hakkına sahip olamadı. Sosyal Demokrat Parti, misafir işçilere yerel seçim hakkı tanınması amacıyla daha seksenlerin sonunda Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Ancak Yüksek Mahkeme, bu talebi özgürlükçü demokrasi çerçevesinde değerlendirmedi ve reddetti.

   Öte yandan, çelişkili bir biçimde, Avrupa Birliği üyesi ülkelerden gelenlere doksanların başında yerel seçim hakkı tanındı. Bu durum, topluluklar arasında açıkça bir ayrımcılığa yol açtı ve Anayasa’daki eşitlik ilkesinin zedelenmesine sebep oldu. Sonuç olarak, kayınpederim gibi milyonlarca insan Alman toplumu içinde yaşamasına rağmen, siyasi haklardan mahrum bırakıldı; Alman halkından sayılmadı.

    Kayınpederim, yetmişlerin başından beri aynı apartmanda oturduğu İtalyan ve Polonyalı komşularıyla birlikte benzer bir göçmen deneyimi yaşadı. Ancak İtalyan komşusu doksanlardan, Polonyalı komşusu ise milenyumdan beri oy kullanabiliyor ve seçilebiliyor. Belki onun için  beş-altı yıl beklemek anlaşılabilirdi, fakat altmış yıl aynı şehirde yaşayıp hâlâ oy hakkı olmaması, demokrasi adına büyük bir eksiklik değil midir? Bu durum özgürlükçü demokrasi anlayışıyla ve ilkeleriyle nasıl bağdaştırılabilir? İnsan onurunu maddi ve manevi açıdan her şeyin üstünde tutan bir demokrasi, halklar arasında ayrımcılık yapabilir mi?

Dışlamanın temeli demokratik düzenin çelişkili biçimde dayandığı ikili yapıda aranmalıdır. Alman demokrasisinin meşruiyeti hem kapsayıcı anayasal düzene hem de etnik-kültürel kimliğe dayanıyor. Bu ikilik, bazı toplulukların siyasi haklardan mahrum bırakılmasına ve demokrasiye yönelik huzursuzluğun artmasına neden oluyor.

    Özgürlükçü demokrasinin, kapsayıcı ilkelerle geliştirilmesi anayasal bir görevdir. Toplumsal farklılıklar ve ekonomik sorunlar demokrasiye yönelik huzursuzluğu artırsa da, çözüm tüm toplumu kapsayan özgürlükçü bir demokrasidedir.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?