
Drone Days 2025, Almanya’nın insansız hava araçları alanında neden geri kaldığını ve nasıl toparlanabileceğini gözler önüne serdi.
Bremen Havalimanı’nın Bremenhalle’sinde düzenlenen Drone Days 2025’te salona girer girmez ilk his şu oldu:
Almanya İHA teknolojisinde devlerle aynı masada ama birkaç adım geriden koşuyor.
Airbus’tan start-up’lara, Aachen ve Münih’ten akademisyenlere kadar herkes aynı şeyi söylüyordu: Politikalar, regülasyonlar, bürokrasi… Sanki teknoloji hızla yükselen bir gökdelen, ama Almanya hâlâ temel kazısını bitirmeye çalışıyor.
Dikkat çekici olan şu: konuşmaların ağırlık noktası savaş, güvenlik veya gözetim değildi. Daha çok tıbbi yardım, lojistik, insani destek ve geleceğin belki de en kritik konusu olan kuantum teknolojileri konuşuldu. Yani İHA sadece gökyüzünde uçan bir araç değil; hayat kurtaran, şehirlerin lojistiğini yeniden tasarlayan, hatta veri güvenliğini dönüştüren bir teknoloji.
Peki sorun ne? Almanya neden geride?
Cevap basit ama acı: cesaret eksikliği. Devletin ağır işleyen çarkları, girişimcilerin önünü kesiyor. Dünyada Çin hızla üretirken, Amerika özel sektör yatırımlarıyla atak yaparken, Almanya kendi kendini frenliyor.
Drone Days 2025 bize bir gerçeği gösterdi: Potansiyel var, zihinler hazır, ama politik irade yavaş. Eğer bu tempo değişmezse, Almanya sadece başkalarının başarı hikâyelerini alkışlamakla yetinecek.
Oysa Bremen’de gördüğüm salon, genç girişimcilerden dev şirket temsilcilerine kadar, bu alanda sesini duyurmak isteyen bir enerjiyle doluydu. Belki de yapılması gereken tek şey, bu enerjiyi zincirlerinden kurtarmak.
Çünkü gökyüzü boş durmuyor. Birileri o alanı çoktan dolduruyor.