Ana içeriğe geç

eura24.com - Avrupa'dan haberler ve köşe yazıları. Tarafsız, güçlü, dinamik: yazarlarımızdan en güncel yazılar, Almanya ve Avrupa gündemi, Türk dünyası, kültür, sanat ve yaşam.

Harun AÇIKGÖZ
Harun AÇIKGÖZKöşe Yazarı

Zengin Olma Tehlikesini Atlatmak!  

Zengin olmak, dışarıdan bakıldığında cazip bir hedef gibi görünse de aslında içinde pek çok tehlikeyi barındırır.

Zengin Olma Tehlikesini Atlatmak!   

Zengin olmak, dışarıdan bakıldığında cazip bir hedef gibi görünse de aslında içinde pek çok tehlikeyi barındırır. Çoğu insan, zenginliğin özgürlük getirdiğini düşünür. Oysa paraya sahip olmak, onu sürekli korumaya çalışmak, özgürlüğün kısıtlanması ve çoğu zaman paranın insana sahip olmasıyla sonuçlanır.            

Çok paranın sigara tiryakiliğinden farkının olmadığını düşünürüm hep. Haftada birkaç kez sigara içen biri ile tiryaki birinin bağlılık farkını anlarsınız ya işte öyle bir şey işin özeti.                                 

Tuncer Kurtiz’ in dediği gibi ‘zengin olma tehlikesini atlatmak’ derin bir bakış açısı güçlü bir düşünür olmayı gerektirmektedir! 

Öncelikle, parayı koruma zorunluluğu başlı başına bir yük hâline gelir. Kazandığınız parayı sadece harcamak yetmez, aynı zamanda korumak, değerlendirmek, enflasyona karşı savunmak ve yanlış yatırımlardan sakınmak zorundasınızdır. Derken, daha çok para kazanma ihtiyacı doğar. Daha çok kazanma isteği, daha çok çalışmayı, daha çok riski ve bazen de çalışanların haklarının göz ardı edilmesini beraberinde getirir. Zira büyük servetlerin çoğu, başkalarının emeği üzerine inşa edilir.

Ancak bu kadarla da bitmez. Büyük paralar büyük sorumluluklar getirir ve bu da kaçınılmaz olarak stres, gerginlik ve sinir demektir. İnsan, sürekli malını mülkünü takip etmek zorunda kalır, işlerinin başında durmak için serbest zaman bulamaz, en yakınlarıyla bile eskisi gibi vakit geçiremez. Sonunda, insanlardan uzaklaşmak zorunda kalır.

Çünkü paranın getirdiği güç, çoğu zaman yalnızlaştırır. Eskiden olduğu gibi samimi sohbetler etmek, dostlarla vakit geçirmek gitgide zorlaşır. Çevrenizde kimlerin gerçek dost, kimlerin paranız için yanınızda olduğunu ayırt edemez hâle gelirsiniz.

Ve günün birinde, belki de en büyük çıkmazla karşı karşıya kalırsınız:

İşte burada gülüyorum niye mi?

Çünkü asıl soru ile karşı karşıya kaldınız!

Bunca malı mülkü kime bırakacağım? Ömrünüzü kazanmaya, büyütmeye, korumaya adamışsınızdır ama sonunda bu servetin sizden sonra kimin eline geçeceği stresi zihninizi kemirir. Paranın insanı özgürleştirdiği masalına inananlar için bu büyük bir ironi değil midir? O yüzden, zengin olma tehlikesini atlatmanın tek yolu, paranın esiri olmamaktır. Paraya yön veren olmak, onun bizi yönlendirmesine izin vermemektir.

Son söz,

Gerçek zenginlik, malda mülkte değil, huzurda ve sevdiklerinle geçirdiğin zamanın kıymetini bilmekte yatar.

Unutmayalım, para bizim için bir araç olmalı, biz onun için değil.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın