Türkiye siyaseti yeniden seçim tartışmalarının merkezine oturmuş durumda. CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından yapılan ara seçim çağrısı, muhalefetin yalnızca gündem oluşturma hamlesi değil, aynı zamanda yeni siyasi döneme hazırlık işareti olarak okunmalıdır. Ankara kulislerinde konuşulan asıl mesele ise sadece CHP’nin ne istediği değil, iktidarın ne zaman sandığa gitmeyi tercih edeceği ve muhalefet dışındaki alternatif aktörlerin nasıl güçleneceğidir.
CHP açısından ara seçim çağrısı, yerel seçimlerde elde edilen başarının devamı niteliğinde görülmektedir. Parti, özellikle büyükşehirlerde kazandığı ivmeyi korumak ve bunu genel siyasete taşımak istemektedir. Bunun yanında ekonomik sıkıntılar, yüksek enflasyon, adalet, makul sürede yargılanma ve hayat pahalılığı üzerinden iktidara baskı kurma hesabı da dikkat çekmektedir.
CHP içinde zaman zaman kurultay, liderlik ve yönetim tartışmaları yaşanıyor. Böyle dönemlerde dış siyasi gündem oluşturmak, parti tabanını ortak hedef etrafında toplar. Ara seçim çağrısı, bu açıdan iç birlik hamlesi de olabilir. Ayrıca tutuklu belediye başkanları için dokunulmazlık alması açısından milletvekilliği bir siyasi hamle olacaktır. Tutuklu belediye başkanları için bir dokunulmazlık hanlesi olarak okuna bilir.
Ancak siyasetin yeni döneminde denklemi yalnızca CHP ve iktidar üzerinden okumak eksik olur. Çünkü sağ seçmende dikkat çekici bir arayış ortaya çıkmaktadır. Bu arayışın en güçlü adreslerinden biri hiç şüphesiz Fatih Erbakan’dır.
Merhum Necmettin Erbakan Hocanın siyasi geçmişteki öngörüleri günümüzde gerçek olmuşken, Hocanın siyasi mirasını taşıyan Fatih Erbakan, son yıllarda istikrarlı yükselişiyle dikkat çekmektedir. Özellikle dürüst, sakin ve polemikten uzak üslubu, sert kutuplaşmadan yorulan seçmende karşılık bulmaktadır. Türk siyasetinde bağıran değil anlatan, kavga eden değil proje sunan lider profili olarak öne çıkmaktadır.
Fatih Erbakan’ın en önemli avantajlarından biri, ideolojik omurgasını korumasıdır. Günlük siyasi rüzgârlara göre yön değiştirmeyen, Milli Görüş çizgisindeki üretim ekonomisi, ağır sanayi, denk bütçe ve adil paylaşım vurgusunu sürdürmesi, onu diğer birçok aktörden ayırmaktadır. Özellikle genç seçmen nezdinde “temiz geçmişe sahip yeni nesil lider” algısı giderek güçlenmektedir.
Ekonomik meselelerde ortaya koyduğu öneriler de dikkat çekmektedir. Faiz merkezli ekonomik modele eleştirel yaklaşımı, üretim odaklı kalkınma modeli, adalet, eğitim, çiftçi, esnaf ve dar gelirliye yönelik söylemleri toplumun geniş kesimlerinde karşılık bulmaktadır. Televizyon programlarında sergilediği sakin ama kararlı tavır, siyasi olgunluk göstergesi olarak yorumlanmaktadır.
Muhafazakâr tabanda da önemli bir sempati alanı oluşmuştur. Özellikle mevcut iktidara kırgın fakat muhalefete mesafeli seçmen için Fatih Erbakan, güvenli ve tanıdık bir alternatif olarak görülmektedir. Bu yönüyle sadece bir parti lideri değil, geleceğin kilit siyasetçilerinden biri olarak değerlendirilmektedir.
Öte yandan Recep Tayyip Erdoğan hâlâ siyasetin en güçlü ve en tecrübeli aktörüdür. Ancak her güçlü liderlik döneminde olduğu gibi, sonrası için alternatif isimler de toplum tarafından dikkatle izlenmektedir. Bu noktada Fatih Erbakan’ın yükselişi, sıradan bir çıkış değil, merkez sağ ve muhafazakâr siyasetin geleceğine dair önemli bir işarettir.
Zaman zaman Bilal Erdoğan üzerinden gelecekte liderlik senaryoları konuşulsa da kısa vadede Türk siyasetindeki ana rekabet mevcut parti liderleri üzerinden yürümektedir.
Ara seçim olmaz, genel seçim ise 2026 yerine 2027 ilkbahar veya sonbahar senaryoları, siyasal zamanlama açısından daha mantıklı görülebilir. Özellikle ekonomi toparlanmadan yapılacak seçim, iktidar açısından gereksiz risk anlamına gelir. Tahminimce erken seçim 2027 Mayıs ayı ve Ekim ayı içerisinde olabilir, çünkü doğu ve güneydoğu illerindeki seçmenin katılımını arttırmak için, kışın sona ermesi, bahar başı daha uygun. Diğer taraftan yaz tatilinde tatilcilerin üç aylık süreçte memleketlerinden ayrılması seçime katılımı azaltacaktır, bu nedenle halkın katılımını arttırmak için, Mayıs ve Ekim ayı bana göre bu tarihler daha uygun gibi öngörüyorum.
CHP bütün milletvekilleri ve belediye başkanları, belediye meclis üyeleri dahil hepsi istifa da etse bu tarihlerden önce seçim olasılığı imkansız gibi.
Netice itibari ile CHP’nin ara seçim çağrısı gündemi hareketlendirse de, Türkiye’nin yakın siyasi geleceğinde asıl dikkat çeken başlıklardan biri Fatih Erbakan’ın yükselen profili olacaktır. İlkeli duruşu, temiz siyasi dili, köklü mirası ve genç lider enerjisiyle önümüzdeki yıllarda Türk siyasetinin en belirleyici figürlerinden biri olma potansiyeli taşımaktadır.
Allah’a ısmardık sağlıcakla kalın.