?>
Namazla Alay Eden Akımlar, Kaybolan Nesiller
Sosyal medyada her gün yeni bir “akım” doğuyor. Kimi masum bir eğlence, kimi zararsız bir mizah. Ancak son dönemde yaygınlaşan bazı içerikler var ki, doğrudan namazı, İslam’ı ve ahlaki değerleri hedef alıyor.
Gençler seccade üstünde kızlı, erkekli, dekolteli, sapkınca ve sapıkça sözde namaz kılıyorlar, diğeri namazı karikatürize eden skeçlerle izlenme topluyor. Başkası “trend” uğruna ayetleri bağlamından koparıp alaya alıyor. Ortak amaç belli İslam’ı küçük düşürmek. Başaramayacaksınız, “Onlar ağızlarıyla Allah'ın nûrunu söndürmek istiyorlar. Halbuki kâfirler istemeseler de Allah nurunu tamamlayacaktır.” “Yurîdûne liyutfi-û nûrallâhi bi-efvâhihim vaAllâhu mutimmu nûrihi velev kerihe-lkâfirûn”
Burada durup sormak gerekiyor, bu sadece bireysel bir saygısızlık mı, yoksa daha büyük bir dönüşümün parçası mı?
Kur’an, insanın bu yanılgısını asırlar önce haber verir: “Eğer Allah insanlara, onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.” (Yunus, 11)
Bugün cezayı hemen görmeyen, yaptığıyla övünüyor. Mühleti, onay sanıyor. Oysa ilahi adaletin sessizliği, hesabın olmadığı anlamına gelmez.
Bu Alayı Kim Besliyor?
Bu gençler boşlukta yetişmedi, onları bu noktaya getiren bir ekosistem var.
Birinci örnek, Algoritmalar.
Sosyal medya platformları, en çok etkileşim alan içeriği öne çıkarır. Ölçülü, saygılı, derinlikli anlatımlar değil kışkırtıcı, uç ve alaycı videolar daha çok izlenir. Namazla dalga geçen bir video, bir gecede yüz binlerce kişiye ulaşır. Aynı genç, ertesi gün daha da ileri gider çünkü sistem onu ödüllendirir.
İkinci örnek ise “Mizah” kılıfı.
Eleştiri ile hakaret, mizah ile aşağılama arasındaki sınır bilinçli biçimde siliniyor. “Şaka yaptık”, “mizah bu” denilerek kutsal olan değersizleştiriliyor. Oysa hiçbir medeniyet, kutsalıyla alay edilmesini “özgürlük” olarak görmemiştir.
Üçüncü örnek ise Rol model krizi.
Gençlerin önüne çıkarılan rol modeller ilmiyle, ahlakıyla değil, skandallarıyla konuşulan kişiler. Bir influencer, dini değerlerle dalga geçtiğinde linçlenmiyor, aksine takipçi kazanıyor. Bu da gence şu mesajı veriyor. “Saygısız olursan yükselirsin.”
Dördüncü örnek ise Kültürel kopuş.
Ailede din, sadece “yasaklar listesi” olarak anlatılmışsa okulda ahlak, kuru bir ders notuna indirgenmişse, genç, bu değerlerle sahici bir bağ kuramıyor. Bağ kuramadığı şeyi de kolayca alaya alıyor.
Bu Neden Sadece Bir İnanç Meselesi Değil?
Bu mesele yalnızca dindarların hassasiyeti değildir. Bugün dinle alay eden dil, yarın aileyle alay eder, sonra insan onuruyla alay eder. Nitekim görüyoruz ki aynı mecralarda uyuşturucu kullanımını normalleştiren videolar, fuhşu “özgürlük” gibi sunan içerikler de dolaşıyor. Hepsi aynı boşluğun ürünü.
Bu yüzden yasaklı madde ve fuhuş operasyonları ne kadar önemliyse, gençliğin inançla ve ahlakla bağının koparılması da o kadar önemlidir. Çünkü biri bedeni çökertir, diğeri ruhu. Ruh çöktüğünde, toplum ayakta kalamaz.
Bu noktada adli kurumların sorumluluğu vardır. Kimlerin bu içerikleri organize ettiği, hangi ağlarla yayıldığı, kimlerin finanse ettiği araştırılmalıdır. İfade özgürlüğü hakaretin, aşağılamanın ve kutsala saldırının kalkanı olamaz.
Aile susarsa, okul sadece müfredat yetiştirirse, medya reyting uğruna her şeyi meşrulaştırırsa, ortaya çıkan boşluğu sosyal medya doldurur ve o boşluk, merhametle değil, alayla dolar.
Bir kuşak, kökleriyle bağını kopardığında ne kadar hızlı koşarsa koşsun, nereye gittiğini bilmez. Biz hâlâ bunun sadece bir “sosyal medya şakası” olduğunu sanıyoruz, oysa ki bu işin arkasında büyük bir organizasyonun olduğu aşikâr, ilgili merciler ivedilikle bu kişileri derdest etmeli. Allah’a ısmarladık hoşça kalın…
YAZARIN DİĞER YAZILARI
-
“Bal Tuzağı” İstihbaratın En Eski ve En Tehlikeli Silahı ve Jeffrey Epstein
09-02-2026
-
Epstein Dosyaları Bir Skandal Değil, Bu Bir İnsanlık Suçudur
05-02-2026
-
6284 Sayılı Kanun Koruma mı, Yeni Bir Zulüm Biçimi mi?
04-02-2026
-
DÖNÜŞ YAPANLAR VE KUL HAKKI
27-01-2026
-
Yeni Dünya Düzeni, Kriz mi, Tercih mi? Son Kale Düşerse…
22-01-2026
-
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
09-01-2026
-
ERKEN SEÇİM Mİ GELİYOR?
03-01-2026
-
Namazla Alay Eden Akımlar, Kaybolan Nesiller
27-12-2025
-
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE UTANDIRAN KAVGA
25-12-2025
-
TAHAMMÜLÜN TÜKENİŞİ
19-12-2025
-
Süresiz Nafaka Yasal Ama Helâl Değildir!
13-12-2025
-
6284 Koruma mı, yoksa bazıları için bir silah mı?
11-12-2025
-
TÜRKİYE'DİR VATANIM, YÜREĞİNDE BAYRAK TAŞIYANLARA BİR SELAM
07-12-2025
-
Yasal Olan Her Şey Helâl Değildir
02-12-2025
-
SEÇİMİ KAZANMANIN YOLU…
25-11-2025
-
Özel Güvenliği “Küçümsemek” Kimseye Yakışmaz
22-11-2025
-
ŞEHİT CENAZELERİNDE EDEP VE HAYA DERSİ ŞART!
19-11-2025
-
Türkiye’nin Müzikte Markası, Ahmet Egin Müzik Sahnede!
15-11-2025
-
“SALLA KIZIM SALLA” / “SCHÜTTEL, MÄDCHEN, SCHÜTTEL!”
11-11-2025
-
Kurtlar Sofrası
04-11-2025
-
EDEBİYATA DEĞER KATANLAR – AVUKAT FATMA SAÇAK AKBULUT
02-11-2025
-
Aydın Benli’den Aşkın Yeni Marşı; “Benimle Evlenir Misin?”
29-10-2025
-
Yabancı Ortaklı Güvenlik Şirketleri, Görünmeyen Tehdit Kapımızda
24-10-2025
-
SEN KİMSİN?
21-10-2025
-
İsrail ve Türkiye’nin Bölgesel Güç Olarak Yeni Dönemi
12-10-2025
-
İSLAMOFOBİ! YÜCE DİN ÜZERİNDE YÜRÜTÜLEN KARA PROPAGANDA
06-10-2025
-
PARAN YOKSA SENİ KİM SEVER?
03-10-2025
-
Kadir Kapıcı Yani Baydeprem Yine Bildi
02-10-2025
-
Cübbe Nedir? Kimler Giyer
29-09-2025
-
Aklını Kullanamayan Yanar, Yeni Akıl ve Zekâ Çağı
26-09-2025
-
Tarihin Sessiz Tanığı Haymana Şerefligökgözü’ndeki Yığma Tepe
25-09-2025
-
Fenomen Öğretmenler Sezonu Açıldı!
23-09-2025
-
Olası Bir Hava Saldırısına Hazır mıyız?
20-09-2025
-
Doğu Türkistan’ın Bize İhtiyacı var, Komşusu Aç İken Tok Yatan Bizden Değildir
18-09-2025
-
Ulusal güvenlik Tehlikesi ve Uluslararası Dijital Casusluk
16-09-2025
-
MİT’in Katar’daki 8 Dakikalık Zaferi
13-09-2025
-
“EYLÜL – CUMHURİYET SAVCISI” Çok Yakında Raflarda
10-09-2025
-
KAHRAMAN TÜRK İSTİHBARATININ KÜRESEL YÜKSELİŞİ VE GÜCÜ
06-09-2025
-
Baydeprem’den Korkutan Ankara, Kütahya, Afyon ve Konya’nın batısında Deprem uyarısı “5 Üzeri Deprem Gelebilir”
03-09-2025
-
Kurtuluş Savaşı’nda Haymana ve Haymanalı Kahramanlar
02-09-2025
-
Oportünizm, Fırsatçılık
27-08-2025
-
Mavi Vatan Anadolu’nun kapısı
23-08-2025
-
Depremleri Önceden Hisseden Adam: Kadir Kapıcı ile Özel Röportaj
18-08-2025
-
Okuma Kültürünün Bireysel ve Toplumsal İnşadaki Rolü
16-08-2025
-
Büyük Ankara Depremi ve Sessiz Bekleyiş
11-08-2025
-
Toplumsal Çürüme Sahte itibarlar
06-08-2025
-
Tükenmişlik Çağında Hepimiz Yorgunuz, Neden?
04-08-2025
-
Esnaf Turizmi Bitiriyor
01-08-2025
-
Erdoğan Bir kez daha Aday olabilir mi? Anayasa Ne diyor, Siyaset Ne Söylüyor?
20-07-2025
-
İstihbaratçıların Mikro Casusları ve Dijital Gölge Oyunları
13-07-2025
-
“Asfaltın Üzerinde Unuttuğumuz Hayatlar”
09-07-2025
-
Bakma Öyle, Yanıyor O Dağlar...
06-07-2025
-
Görünmeyen Yaralar Mobing
02-07-2025
-
Kalemimden Kan Damlayan Sessizlik
02-07-2025
-
Yavaşla, Dünya Senden Hızlı Değil
22-06-2025
-
Savaş Uzakta Değil, Damarımızda...
22-06-2025
-
Çağımızın En Büyük Sorunu, Küresel Eşitsizlik ve Bilinç Krizi
04-06-2025
-
Yapay Zekâ Hayatımızı Kolaylaştırırken Neyi Zorlaştırıyor?
27-05-2025
-
Dijital Dünyada Kayıp Nesiller
25-05-2025
-
Anadolu Romanının Sessiz Yürüyüşü
18-05-2025
-
Özel Güvenlik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri
18-05-2025
-
Toprak Terk Ediliyor, Türkiye'de Tarımın Çöküşü ve Umut Arayışı
11-05-2025