?>
TAHAMMÜLÜN TÜKENİŞİ
Bir insanın bir gün içinde tahammül edebileceği insan sayısı vardır. Bu sayı ne sabittir ne de sınırsızdır. Üstelik yaş aldıkça artmaz ki tam tersine, çoğu zaman azalır. Çünkü insan büyüdükçe değil, yoruldukça sabrını kaybeder. Modern hayat bize sabrı öğretmez, maruz kalmayı öğretir.
Güne iyi başlarsınız. İçinizde hafif bir huzur, belki küçük bir umut vardır. Henüz kimseye değmemişsinizdir, kimse size dokunmamıştır. Dünya, katlanılabilir görünür. Ama saatler ilerledikçe insanlar devreye girer. Anlatıp dinlemeyenler, konuşup anlamayanlar, kendi yükünü sizin omzunuza bırakanlar. Bir bakarsınız, günün sessizliği kalabalıklaşmış, zihniniz dolmuştur.
Araştırmalar, insanın zihinsel enerjisinin sınırlı olduğunu söylüyor. Psikolojide “bilişsel yorgunluk” diye adlandırılan bu durum, gün içinde artan uyarana maruz kalmayla derinleşiyor. Sürekli konuşmak, açıklamak, savunmak, yetişmek zorunda kalmak işte bu. Hepsi sabırdan eksiltiyor. Tahammül dediğimiz şey, sanıldığı gibi karakter meselesi değil, çoğu zaman enerji meselesidir.
Herkes aceleci, herkes gergin, herkes haklıdır. Kimse kendini tartmaz, kimse karşısındakini düşünmez. İnsan, insana çarpa çarpa ilerler bu hayatta. Her karşılaşma tahammülümüzden bir parça koparır. Küçük sözler, gereksiz tartışmalar, anlamsız beklentiler. Tek başına önemsiz görünen her şey birikir ve insan, bunun farkına varmadan içten içe yorulur.
Sonra o an gelir.
Günün belli bir saati vardır ki kiminde öğle, kiminde akşamüstü. Artık yaşam enerjiniz tükenmiştir. Susmak bile yorar, gülümsemek zorlaşır. O noktadan sonra insan, kendisi olmaktan çıkar, istemeden sertleşir, istemeden kırar. Bir cümle fazla gelir, bir bakış taşırır. Kime patladığınızın bile önemi kalmaz; çünkü patlayan öfke değil, yorgunluktur.
Bugün insanların temel sorunu sinirli olmaları değil, sürekli maruz kalmalarıdır. Sürekli ulaşılabilir olmaları, sürekli cevap vermeleri, sürekli “idare etmeleri” beklenir. Dijital çağda bile yalnız kalamayan insan, gerçek hayatta anlayış beklerken, kimseye anlayış gösterecek hâli kalmaz. Sosyologlar buna “duygusal tükenmişlik” diyor; yani insanın kendine ayıracak iç alanının kalmaması.
Belki de yeniden öğrenmemiz gereken şey şudur, herkese yetmek zorunda değiliz, her yükü taşımak zorunda değiliz. Her çağrıya cevap vermek, her beklentiyi karşılamak olgunluk değildir. Bazen geri çekilmek, en büyük olgunluktur. Bazen susmak, kendini korumaktır. Bazen “yeter” demek, bencillik değil, hayatta kalma refleksidir.
Çünkü tahammül de insan gibidir ki değer görmezse azalır, dinlenmezse tükenir ve tükenen tahammül, sadece insanı değil, ilişkileri de yorar.
Allah’a ısmarladık, hoşça kalın.
YAZARIN DİĞER YAZILARI
-
DÖNÜŞ YAPANLAR VE KUL HAKKI
27-01-2026
-
Yeni Dünya Düzeni, Kriz mi, Tercih mi? Son Kale Düşerse…
22-01-2026
-
MİLLİ DUYGULAR ÖLDÜRÜLÜRSE NE OLUR?
09-01-2026
-
ERKEN SEÇİM Mİ GELİYOR?
03-01-2026
-
Namazla Alay Eden Akımlar, Kaybolan Nesiller
27-12-2025
-
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİNDE UTANDIRAN KAVGA
25-12-2025
-
TAHAMMÜLÜN TÜKENİŞİ
19-12-2025
-
Süresiz Nafaka Yasal Ama Helâl Değildir!
13-12-2025
-
6284 Koruma mı, yoksa bazıları için bir silah mı?
11-12-2025
-
TÜRKİYE'DİR VATANIM, YÜREĞİNDE BAYRAK TAŞIYANLARA BİR SELAM
07-12-2025
-
Yasal Olan Her Şey Helâl Değildir
02-12-2025
-
SEÇİMİ KAZANMANIN YOLU…
25-11-2025
-
Özel Güvenliği “Küçümsemek” Kimseye Yakışmaz
22-11-2025
-
ŞEHİT CENAZELERİNDE EDEP VE HAYA DERSİ ŞART!
19-11-2025
-
Türkiye’nin Müzikte Markası, Ahmet Egin Müzik Sahnede!
15-11-2025
-
“SALLA KIZIM SALLA” / “SCHÜTTEL, MÄDCHEN, SCHÜTTEL!”
11-11-2025
-
Kurtlar Sofrası
04-11-2025
-
EDEBİYATA DEĞER KATANLAR – AVUKAT FATMA SAÇAK AKBULUT
02-11-2025
-
Aydın Benli’den Aşkın Yeni Marşı; “Benimle Evlenir Misin?”
29-10-2025
-
Yabancı Ortaklı Güvenlik Şirketleri, Görünmeyen Tehdit Kapımızda
24-10-2025
-
SEN KİMSİN?
21-10-2025
-
İsrail ve Türkiye’nin Bölgesel Güç Olarak Yeni Dönemi
12-10-2025
-
İSLAMOFOBİ! YÜCE DİN ÜZERİNDE YÜRÜTÜLEN KARA PROPAGANDA
06-10-2025
-
PARAN YOKSA SENİ KİM SEVER?
03-10-2025
-
Kadir Kapıcı Yani Baydeprem Yine Bildi
02-10-2025
-
Cübbe Nedir? Kimler Giyer
29-09-2025
-
Aklını Kullanamayan Yanar, Yeni Akıl ve Zekâ Çağı
26-09-2025
-
Tarihin Sessiz Tanığı Haymana Şerefligökgözü’ndeki Yığma Tepe
25-09-2025
-
Fenomen Öğretmenler Sezonu Açıldı!
23-09-2025
-
Olası Bir Hava Saldırısına Hazır mıyız?
20-09-2025
-
Doğu Türkistan’ın Bize İhtiyacı var, Komşusu Aç İken Tok Yatan Bizden Değildir
18-09-2025
-
Ulusal güvenlik Tehlikesi ve Uluslararası Dijital Casusluk
16-09-2025
-
MİT’in Katar’daki 8 Dakikalık Zaferi
13-09-2025
-
“EYLÜL – CUMHURİYET SAVCISI” Çok Yakında Raflarda
10-09-2025
-
KAHRAMAN TÜRK İSTİHBARATININ KÜRESEL YÜKSELİŞİ VE GÜCÜ
06-09-2025
-
Baydeprem’den Korkutan Ankara, Kütahya, Afyon ve Konya’nın batısında Deprem uyarısı “5 Üzeri Deprem Gelebilir”
03-09-2025
-
Kurtuluş Savaşı’nda Haymana ve Haymanalı Kahramanlar
02-09-2025
-
Oportünizm, Fırsatçılık
27-08-2025
-
Mavi Vatan Anadolu’nun kapısı
23-08-2025
-
Depremleri Önceden Hisseden Adam: Kadir Kapıcı ile Özel Röportaj
18-08-2025
-
Okuma Kültürünün Bireysel ve Toplumsal İnşadaki Rolü
16-08-2025
-
Büyük Ankara Depremi ve Sessiz Bekleyiş
11-08-2025
-
Toplumsal Çürüme Sahte itibarlar
06-08-2025
-
Tükenmişlik Çağında Hepimiz Yorgunuz, Neden?
04-08-2025
-
Esnaf Turizmi Bitiriyor
01-08-2025
-
Erdoğan Bir kez daha Aday olabilir mi? Anayasa Ne diyor, Siyaset Ne Söylüyor?
20-07-2025
-
İstihbaratçıların Mikro Casusları ve Dijital Gölge Oyunları
13-07-2025
-
“Asfaltın Üzerinde Unuttuğumuz Hayatlar”
09-07-2025
-
Bakma Öyle, Yanıyor O Dağlar...
06-07-2025
-
Görünmeyen Yaralar Mobing
02-07-2025
-
Kalemimden Kan Damlayan Sessizlik
02-07-2025
-
Yavaşla, Dünya Senden Hızlı Değil
22-06-2025
-
Savaş Uzakta Değil, Damarımızda...
22-06-2025
-
Çağımızın En Büyük Sorunu, Küresel Eşitsizlik ve Bilinç Krizi
04-06-2025
-
Yapay Zekâ Hayatımızı Kolaylaştırırken Neyi Zorlaştırıyor?
27-05-2025
-
Dijital Dünyada Kayıp Nesiller
25-05-2025
-
Anadolu Romanının Sessiz Yürüyüşü
18-05-2025
-
Özel Güvenlik Sektörünün Sorunları ve Çözüm Önerileri
18-05-2025
-
Toprak Terk Ediliyor, Türkiye'de Tarımın Çöküşü ve Umut Arayışı
11-05-2025