Ana içeriğe geç

eura24.com - Avrupa'dan haberler ve köşe yazıları. Tarafsız, güçlü, dinamik: yazarlarımızdan en güncel yazılar, Almanya ve Avrupa gündemi, Türk dünyası, kültür, sanat ve yaşam.

Arap Partileri Kilit Konumunda

Netanyahu’nun Likud Partisi ilk sırada, ancak hükümet çoğunluğu için yeterli desteğe sahip değil. Arap partilerinin parlamentoda rekor sayıda sandalye kazanması ve hükümetin kurulmasında belirleyici rol oynaması bekleniyor.

 Arap Partileri Kilit Konumunda
1 / 2

İsrail’de yapılan parlamento seçimlerinde hiçbir siyasi blokun tek başına hükümet kurabilecek çoğunluğa ulaşamadığı bildirildi. Televizyon kanallarının yayımladığı ilk tahminlere göre, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun Likud Partisi 24 ila 25 sandalye ile en güçlü siyasi parti konumunda bulunuyor. Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un liderliğindeki Yashar partisinin ise yaklaşık 22 sandalye kazanması bekleniyor.

Ancak 120 sandalyeli İsrail Parlamentosu Knesset’te hükümet kurabilmek için gereken 61 sandalyeye ne Netanyahu’nun desteklediği blok ne de muhalefet cephesi ulaşabiliyor. Bu durum, hükümetin kim tarafından ve hangi siyasi ortaklıklarla kurulacağı sorusunu gündemin merkezine taşıyor.

HÜKÜMETİN KADERİNİ KÜÇÜK PARTİLER BELİRLEYEBİLİR

İsrail medyasında yer alan tahminlere göre Netanyahu’nun Likud Partisi ile ultra-Ortodoks ve aşırı sağcı müttefikleri yaklaşık 50 sandalye elde edebiliyor. Eisenkot liderliğindeki muhalefet cephesi ise hesaplamalara göre benzer veya birkaç sandalye daha yüksek bir desteğe sahip.

Ortaya çıkan tablo, seçimlerin ardından zorlu bir koalisyon sürecinin yaşanabileceğine işaret ediyor. Önümüzdeki haftalarda küçük partilerin desteği, hükümetin kurulmasında belirleyici olabilir.

Olası senaryolar arasında muhalefetin Arap partilerinin desteğiyle bir azınlık hükümeti kurması da bulunuyor. Arap partilerinin toplamda 18 sandalyeye ulaşması hâlinde, bu sonuç söz konusu partiler açısından tarihî bir başarı anlamına gelebilir.

İSRAİL’DE SEÇMEN SANDIĞA YOĞUN İLGİ GÖSTERDİ

Seçimlere katılım oranının yüksek olduğu bildirildi. Sandıkların kapanmasına iki saat kala seçmenlerin yüzde 74’ünden fazlasının oy kullandığı açıklandı. Bu oran, son yılların en yüksek katılım düzeylerinden biri olarak değerlendiriliyor.

Ülke genelindeki çok sayıda seçim merkezinde uzun kuyruklar oluşurken, yaklaşık 7,3 milyon seçmen Knesset’in yeni üyelerini belirlemek üzere sandık başına gitti.

Seçimlerde 37 siyasi liste yarıştı. Parlamentoya girebilmek için gerekli olan yüzde 3,25’lik seçim barajını aşmak, küçük partiler açısından kritik önem taşıdı.

Seçim sürecinde ciddi çaplı usulsüzlükler bildirilmedi. Bununla birlikte Yashar Partisi, bazı sandıklarda oy pusulalarının eksik veya hasarlı olduğu iddiasıyla şikâyette bulundu. Ülkenin güneyinde ise seçimlerde hile girişiminde bulunulduğu şüphesiyle üç kişi gözaltına alındı. Yetkililer, olayın organize bir girişim olduğuna ilişkin herhangi bir bulgu bulunmadığını açıkladı.

Likud Partisi’nin sandıkların kapanış saatinin uzatılması yönündeki talebi ise seçim komisyonu tarafından reddedildi. Yashar Partisi de bu talebe karşı çıkmıştı.

EİSENKOT KİMDİR? NETANYAHU’NUN EN GÜÇLÜ RAKİBİ

Eski İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, seçim sürecinde Netanyahu’nun en güçlü rakiplerinden biri olarak öne çıktı. Merkez siyaseti temsil ettiğini savunan Eisenkot, kampanyasında toplumsal birlik, siyasi sorumluluk ve güvenlik politikalarında hesap verebilirlik mesajları verdi.

Eisenkot, özellikle 7 Ekim 2023’te Hamas öncülüğünde gerçekleştirilen saldırı öncesinde ve sırasında yaşanan güvenlik zaaflarının kapsamlı biçimde soruşturulmasını istedi.

İsrail siyasetinde askerî geçmişi ve güvenlik konusundaki deneyimiyle öne çıkan Eisenkot, Netanyahu yönetimini savaş politikaları nedeniyle eleştiriyor. Eski Genelkurmay Başkanı, askerî operasyonların yanı sıra uzun vadeli bir siyasi ve güvenlik stratejisinin eksikliğine de dikkat çekiyor.

GAZZE POLİTİKASINDA KÖKLÜ DEĞİŞİM BEKLENMİYOR

Eisenkot, Netanyahu’ya yönelik eleştirilerine rağmen İsrail’in güvenlik politikalarında köklü bir değişimden yana olan bir isim olarak görülmüyor. İsrail ordusunun askerî operasyonlarını destekleyen Eisenkot, Lübnan’da uygulanan ve geniş çaplı yıkımla ilişkilendirilen Dahiya Doktrini’nin geliştirilmesiyle de anılıyor.

Söz konusu doktrin, askerî uzmanlar tarafından sivil altyapının ağır biçimde tahrip edilmesini ve karşı tarafa yüksek maliyet yüklenmesini öngören bir yaklaşım olarak tanımlanıyor. Bu stratejinin, İsrail’in Gazze’deki savaş yöntemleriyle benzerlik taşıdığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Dolayısıyla Eisenkot’un iktidara gelmesi durumunda İsrail’in askerî politikalarında nasıl bir değişiklik yaşanacağı belirsizliğini koruyor. Netanyahu’nun savaş yönetimine yönelik eleştirileri, tek başına Gazze politikasında köklü bir değişiklik yapılacağı anlamına gelmiyor.

İSRAİL’İ ZORLU BİR KOALİSYON SÜRECİ BEKLİYOR

Seçim sonuçlarına ilişkin tahminler, İsrail siyasetinde yeni bir belirsizlik döneminin kapıda olduğunu gösteriyor. Hiçbir siyasi blokun 61 sandalyeye ulaşamaması, hükümet kurma görüşmelerini daha karmaşık hâle getiriyor.

Önümüzdeki süreçte siyasi partilerin yapacağı ittifaklar, Arap partilerinin alacağı tutum ve küçük partilerin tercihleri belirleyici olacak.

Sandıktan net bir iktidar çıkmaması, İsrail’de yeni hükümetin kurulmasının haftalar sürebileceği ve siyasi dengelerin müzakereler sırasında yeniden şekillenebileceği ihtimalini güçlendiriyor.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın