Güney Kıbrıs'ta parlamento seçimleri bu hafta sonu gerçekleşecek.
Rum halkı 24 Mayıs Pazar günü sandık başına gidecek ve milletvekillerini yenileyecek.
Başkanlık sisteminin olduğu Güney Kıbrıs'ta parlamento seçimi hem önemli hem de değil.
Tuhaf oldu farkındayım.
Açıklayalım...
Halen başkanlık görevinde olan Nikos Hristodulidis sağ tandanslı bir siyasetçi.
O nedenle de seçimden ağırlıklı olarak sağ partilere mensup milletvekillerinin galip çıkmasını beklemekte.
Ülkede halen ilk parti konumunda olan Demokratik Seferberlik Partisi (DİSİ) ile sosyalist çizgideki AKEL yarışı başabaş götürmekteler.
AKEL biraz daha avantajlı çünkü halen muhalefet pozisyonunda.
Bu da doğal olarak yıpranmışlığı önlüyor.
Başkan Hristodulidis kabinede yaptığı son revizyon ile aşırı sağ partilere de göz kırptı.
Özellikle de aşırı milliyetçi ELAM ile yoğun bir dirsek teması var.
ELAM ilk başlarda marjinal olarak adlandırılmış ve "dikkate almaya değmez" şeklinde gösterilmişti.
Ama bugün gelinen noktada ELAM üçüncü parti konumunda ve oylarını da giderek artırmakta.
Bu pozisyonda seçimden çıkması halinde Hristodulidis'in en güvendiği parti olarak kabinede ciddi bir oranda yer bulacak.
İşte bu açıdan parlamento seçimi oldukça önemli.
Ama diğer yandan, tüm yetkilerin başkanın elinde olduğu ülkede politika belirlemede de başkan ne diyorsa o oluyor.
Parlamento yürütme görevini başkanın onayı olmadan yürütemiyor.
Yasamada da durum çok farklı değil.
O nedenle de Güney Kıbrıs'ta çok fazla değişen bir şey olmayacak.
Tek önemli husus iki yıl sonra, yani 2028'te gerçekleşecek başkanlık seçiminin zeminini oluşturacak olmasıdır.
Eğer Pazar günkü seçimden sağ partiler zaferle çıkarsa bu en fazla Hristodulidis'a yarayacak.
Ve Rum Lider bu "yarar" ile de Kıbrıs konusundaki duruşunu netleştirecek.
İşte tam da o noktada 24 Mayıs seçiminin ne getirip neyi götürdüğünü anlamak fırsatımız olacak...