?>

İlber Ortaylı Türkiye‘nin Vicdanı mıydı?

Dr. Yılmaz Bulut

2 gün önce

  Önceki yazımda Almanya’nın kamusal vicdanı sayılan Jürgen Habermas‘tan bahsettim.     Bu yazımda, onu kısa süre önce vefat eden İlber Ortaylı ile karşılaştıracağım. İki farklı kültürden entelektüeller, toplumlarının kendilik bilincine katkı sağladı ve kamuoyunu etkiledi. Bilim insanları genelde analiz ve sınırlama eğilimindeyken, bu iki entelektüel sınırları aşarak kültürel bilgelik sundu ve toplumsal öğrenmeye öncülük etti.  Popülerlik eğilimlerine odaklanarak Türk ve Alman kamuoylarının merkezi yapısını karşılaştıracağım. İki entelektüelin popülerlik durumları üzerinden eğilim farklılıklarını göstereceğim.

  Popülerliği belirleyen sosyal süreçler ülkeden ülkeye farklılık gösterir. Almanya'da popülerlik akılcı ve bireysel beklentilere dayanırken, Türkiye'de kamuoyu daha duygusal ve grupçu bir bakış açısına sahiptir; bu nedenle bilgi doğruluğundan ziyade manevi beklentiler öne çıkar.

   Almanya’da Habermas gibi filozofların etkisiyle geleceğe yöneliş öne çıkmaktadır. Türkiye’de ise Ortaylı'nın popülerliği, toplumun geçmişe olan ilgisini ortaya koymaktadır.

   Alman kamuoyu etkisi, hiyerarşik bir seçicilik ve otokontrol sistemiyle sınırlıdır; eğitim düzeyi yüksektir. Türk kamuoyunda ise moda görüşler kitlelere  hızla yayılır ve değişim daha hızlı gerçekleşir.

   Habermas’ın düşünce sistemi, toplumsal güncelliğin ve geleceğin inşası üzerine odaklanmıştır. Kamuoyunda etkili iletişimin etik ilkelerini savunmuş, toplumların ve küresel düzeyde kolektif olarak iyiyi arayabilmelerinin iletişim kurallarını incelemiştir. Egemenliğin kaynağı ne olursa olsun, belirli çıkarlar doğrultusunda kullanılmasına karşı çıkmış; ortak iyinin birlikte aranmasının toplumsal öğrenme süreçlerine katkı sağladığını vurgulamıştır.  

   Ortaylı, Türkiye’deki tarihsel yanlışları düzeltmek için fikirlerini kullandı. Tarih bilincinin dönüşümünde etkili oldu; Osmanlı ve çağdaş Türkiye’yi dengeli değerlendirdi. Romantik anlatımı ve bilgi dolu tarzı toplumda popülerliğini artırdı, seküler ve dini bakışları buluşturdu. Popülaritesi medya ve sosyal medyada eğlenceli ve bilge üslubundan kaynaklandı.

    Avusturya doğumlu Ortaylı, Alman tarihçiler tarafından yeterli ilgi görmedi ve tarih yöntemi eksik bulundu. Takdir edilmeme duygusu ona genellikle Almanya'ya yönelik bir eleştiri tutumu olarak yansıdı.

   Ortaylı'nın Türkiye’ye mirası, geçmişin doğru anlaşılmasının bugünü anlamak için şart olduğudur. Sosyal tarih yaşanmış çeşitli olay ve olguları içerir. Tarih bilimi, geçmişi doğru şekilde belgeleyip eksik bilgileri tamamlamalıdır. Bu yüzden bilimsel tarih yazımı desteklenmelidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI