?>

Kimlik, Farklılık ve İp Cambazlığı

Dr. Yılmaz Bulut

4 gün önce

    Akrabamdan genç biri şöyle dedi: “Kendimi Almanlara kabul ettirmem için daha çok çaba göstermeliyim. Adım bile önyargılara yol açıyor” Otuz yaşlarında, üçüncü kuşak bir bayan; kendisi göç etmemiş ve “yeni Almanlardan” sayılıyor. Almanya'da, benzer göç geçmişine sahip çok sayıda birey yaşamaktadır. Kendi kimliklerini ve toplumsal aidiyet anlayışlarını şekillendiren istekler, özgün olan kültürel farklılıklar çerçevesinde ortaya çıkmaktadır.

   Farklı olmanın kültürel arka planı nedir sorusunun yanıtı, kimlik arayışında saklı. Göçmen geçmişi olan bireyler, yerliler tarafından yabancı olarak algılandıklarından, bir kimlik kazanmak için ekstra çaba harcamak zorunda kalırlar. Bu süreç genellikle kuşaklar boyunca devam eden bir kendini bulma yolculuğuna dönüşmektedir. Böylece, akrabam da ailesinin geçmişindeki olumlu ya da olumsuz yaşanmışlıklarını miras aldı.

   Dedesi 1960’larda Almanya’ya göç ettiğinde topluma yabancı kaldı ve aidiyet bulmakta zorlandı. Benzer şekilde düşünen birçok göçmenle birlikte Anadolu kültürünü yaşatmaya çalıştılar, ailelerine odaklandılar ve Türkiye ile bağlarını sürdürdüler. Ancak zamanla değerleri sorgulandı, aile yapısı değişti. Geçicilik duygusuyla dışlanmayı doğal olarak kabul ettiler.

    İkinci kuşaktan olan babası Almanca öğrenip çalıştı, kültürel bölünme ve çatışmalar yaşadı. Kendi kültürünü koruma ile yeni topluma uyum sağlama arasında denge kurmaya çalışırken zorluklarla başa çıktı ve bu süreçte kendi yolunu buldu.

    Genç akrabam, ismi, görünümü veya inancı nedeniyle dışlanmadan toplumla eşit şartlarda iletişim kurmak istiyor. Bu arada iki de küçük kızı oldu. Kızlarının başarıları ise kimliklerini özgürce ifade edebilmelerine ve coğunluk toplumuyla empati kurabilmelerine bağlı olacak. Alman toplumunun farklılıklara alan tanıması bu açıdan önemlidir.

    Son olarak, akrabam için şunu vurgulamak isterim: Kimlik, bireyin toplumsal etkileşimleri sonucunda biçimlenen ve zamanla gelişen dinamik bir olgudur.  Kimlik ve aidiyet arayışı adeta bir ip üzerinde yürümek gibidir. Dengeyi sağlamak sürekli bir çaba ve güç gerektirir. Bu süreçte gösterilecek beceri ve kararlılık, kişinin hem kendine hem de çevresine karşı katkısını sağlar.

YAZARIN DİĞER YAZILARI