Budapeşte – Macaristan’da büyük ilgiyle takip edilen seçimlerde, uzun yıllardır iktidarda bulunan Viktor Orbán ağır bir yenilgi aldı. Böylece ABD Başkanı Donald Trump’ın Avrupa’daki en güçlü müttefiklerinden biri siyasi sahnede ciddi bir darbe yemiş oldu.
Resmi sonuçlara göre Orbán, partisinden ayrılan rakibi Péter Magyar karşısında seçimi kaybettiğini kabul etti. Magyar, muhafazakâr ancak Avrupa yanlısı çizgideki Tisza hareketinin lideri olarak dikkat çekiyor.
Seçim sürecinde Trump’ın Orbán’a açık destek vermesi dikkat çekmişti. Trump, Macar lideri “gerçek bir dost” olarak nitelendirirken, ABD yönetiminden üst düzey isimler de Budapeşte’de Orbán lehine açıklamalar yaptı. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio, seçim öncesi ziyaretlerinde açık destek mesajları verdi.
Ancak tüm bu desteğe rağmen seçim sonuçları Orbán aleyhine gelişti. Anketler de son günlerde Magyar’ın öne geçtiğini gösteriyordu.
YOLSUZLUK KARŞITI KAMPANYA ETKİLİ OLDU
Péter Magyar seçim kampanyasında yolsuzlukla mücadele ve ekonomik reform vaatlerine odaklandı. Uzun süredir iktidarda olan Orbán yönetimine karşı seçmenin değişim talebi belirleyici oldu.
Orbán’ın “illiberal demokrasi” olarak tanımladığı yönetim modeli, bağımsız medya ve yargı üzerindeki baskılar nedeniyle uzun süredir eleştiriliyordu. Bu model, Trump’ın “Make America Great Again” (MAGA) politikasıyla da sık sık karşılaştırılıyordu.
Trump’ın eski danışmanı Steve Bannon daha önce Orbán için “Trump’tan önce gelen Trump” ifadesini kullanmıştı.
AVRUPA VE NATO GERİLİMİ GÖLGE DÜŞÜRDÜ
Seçim süreci, ABD ile Avrupa arasındaki gerilimlerin gölgesinde geçti. Washington yönetiminin NATO müttefiklerine yönelik sert eleştirileri ve Avrupa’nın savunma harcamalarına dair tartışmalar dikkat çekti.
Ayrıca ABD’nin dış politika söylemlerinde Avrupa’nın “zayıfladığı” yönündeki ifadeler, birçok Avrupalı liderin tepkisini çekti.
SAĞ POPÜLİZM İÇİN GERİ ADIM
Orbán’ın yenilgisi, Avrupa’daki aşırı sağ ve popülist hareketler açısından önemli bir gerileme olarak değerlendiriliyor. Uzmanlara göre bu sonuç, kıta genelinde benzer siyasi akımların gücünü psikolojik olarak zayıflatabilir.
Seçime katılım oranının oldukça yüksek olması da dikkat çekti. Bu durum, Macaristan’da seçmenin değişim isteğinin güçlü bir göstergesi olarak yorumlandı.
Analistler, bu seçim sonucunun sadece Macaristan değil, Avrupa siyaseti ve ABD ile ilişkiler açısından da uzun vadeli etkiler yaratabileceğini belirtiyor.
