Kelimelerin Şifası

Kelimelerin Şifası
31-05-2026

Geçenlerde okul bahçesinde yaşadığım küçücük bir olay, bana yine kelimelerin ne kadar büyük bir güce sahip olduğunu hatırlattı.

Bir çığlıkla yanıma koşarak gelen minik bir kız çocuğu ve etrafında telaşla konuşan arkadaşları... Hepsi korkmuştu. Aynı anda konuşuyor, aynı anda anlatmaya çalışıyorlardı. Küçücük yüreklerin taşıdığı kocaman bir endişe vardı ortada.

Minik kız, saçlarını yana çekip boynunu gösterdi. Bir arı sokmuş. Ama ne olduğunu anlayamadıkları için korkuları acının önüne geçmişti bile.

"Korkmana gerek yok, sadece arı sokmuş" dememle birlikte bastı yaygarayı. Tam o anda ağlamaya başladı.

Bazen insanlar duydukları şeyden önce hissettikleri şeyi yaşarlar. O yüzden susturmaya çalışmadım. Biraz ağladı. Sonra yavaşça, "Şşt..." dedim.

Yaşlı gözlerini yüzüme çevirdi. "Belki de seni çiçek sanmıştır."

Bir an durdu. Sonra yüzünde küçücük bir gülümseme belirdi.

Arkasından arkadaşlarından biri hemen atıldı: "Belki de çok acıkmıştır."

Bir diğeri: "Ben parkta oynarken beni de çiçek sanmıştı. Çok acımıştı ama sonra geçmişti."

Birkaç dakika önce korkudan ne yapacağını bilemeyen çocukların arasında artık küçük gülümsemeler dolaşıyordu. Acı aynı acıydı. Boynundaki sızı hala oradaydı. Ama değişen bir şey vardı: Bakışları. Daha güvenli, daha sakin…

Sonra ona buz torbası getireceğimi, biraz krem süreceğimi ve kısa süre sonra geçeceğini anlattım. O küçücük bedenin, o sözlere güvenerek sakinleştiğini hissettim.

O an düşündüm!

Hayatın içinde çoğu zaman yaraları iyileştiren ilk şey ilaçlar değil, kelimeler oluyor. Çünkü insan bazen yaşadığı olaydan değil, o olaya yüklediği anlamdan yoruluyor.

Bir korku büyüyor, çünkü yalnız hissediyoruz.

Bir acı derinleşiyor, çünkü geçmeyeceğine inanıyoruz.

Bir yük ağırlaşıyor, çünkü onu tek başımıza taşıdığımızı düşünüyoruz.

Tam da bu yüzden birinin omzumuza dokunup söylediği küçücük bir cümle, içimizde kocaman kapılar açabiliyor. Birinin acısına, birinin ağrısına merhem olmak tatlı bir söze bakıyor. Kelimeler görünmezdir ama etkileri çoğu zaman dokunabildiğimiz şeylerden daha gerçektir. Bir insanın içindeki fırtınayı tamamen dindiremeyebiliriz belki. Ama doğru zamanda söylenmiş içten bir söz, o fırtınanın ortasında küçük bir ışık yakabilir.

O gün okul bahçesinde bir kez daha gördüm ki; sevgiyle söylenen sözler sadece kulaklara ulaşmıyor, kalbe de dokunuyor. Bazen bir korkuyu küçültüyor, bazen bir acının yükünü hafifletiyor. Yaşanan şeyi değiştirmiyor belki ama ona baktığımız pencereyi değiştirebiliyor.

Hayatın içinde hepimizin canını yakan, korkutan, içimizi daraltan şeyler oluyor. Kimi zaman bir haber, kimi zaman bir kayıp, kimi zaman da ne olduğunu bile tarif edemediğimiz bir sıkıntı. Ama tam da o anlarda duyduğumuz bir cümle, içten bir gülümseme ya da sıcak bir ses, karanlık bir odada yanan küçücük bir ışık gibi yolumuzu aydınlatabiliyor. Zaten bu yüzden kelimeleri hafife almamak gerekiyor. O sihirli kelimeler bazen bir ilaç kadar iyi geliyor, bazen bir yara bandı gibi sarıyor insanın içini.

Hepimiz, hayatın bir yerlerinde canı yanan bir çocuğun karşısına çıkan o birkaç güzel cümle olmaya çalışmalıyız. Çünkü bazı yaralar zamana, bazı yaralar ilaca; bazı yaralar ise sadece sevgiyle söylenmiş birkaç kelimeye ihtiyaç duyuyor.

SİZİN DÜŞÜNCELERİNİZ?