Ana içeriğe geç

eura24.com - Avrupa'dan haberler ve köşe yazıları. Tarafsız, güçlü, dinamik: yazarlarımızdan en güncel yazılar, Almanya ve Avrupa gündemi, Türk dünyası, kültür, sanat ve yaşam.

ABD’DE ARA SEÇİMLER: DEMOKRATLARDAN TARİHİ ZAFER

Kritik seçim bölgelerinden Michigan’da Demokrat aday Abdul El-Sayed, ABD tarihinin ilk Müslüman senatörü oldu.

ABD’DE ARA SEÇİMLER: DEMOKRATLARDAN TARİHİ ZAFER
1 / 2

Cumhuriyetçilerin kalelerinde sürpriz sonuçlar: Kongrenin iki kanadında da çoğunluk Demokratların

ABD’de gerçekleştirilen ara seçimlerde Demokratlar, Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde elde ettikleri dikkat çekici zaferlerle tarihi bir başarıya imza attı. Senato ve Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu kazanan Demokratlar, ülke tarihinde bir ilke imza atan isimleri de siyasetin önemli makamlarına taşıdı.

Seçimlerin en dikkat çekici sonuçları arasında ABD’nin ilk siyahi kadın valisinin, ilk yerli halktan kadın valisinin ve ilk yerli halktan kadın senatörünün seçilmesi yer aldı.

Kansas ve Teksas gibi Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu eyaletlerde kazanılan zaferler, seçimlerin siyasi önemini daha da artırdı.

KONGRENİN İKİ KANADINDA DA DEMOKRATLAR ÇOĞUNLUKTA

Ara seçim sonuçlarına göre Demokratlar, ABD Kongresi’nin hem Senato hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etti.

Senatoda 100 sandalyenin 54’ünü kazanan Demokratlara karşı Cumhuriyetçiler 44 sandalyede kaldı. Alaska ve Mississippi eyaletlerinden ise henüz kesinleşmiş sonuçlar alınamadı.

Bu sonuç, Başkan Donald Trump’ın siyasi gündemini hayata geçirmesini önemli ölçüde zorlaştıracak yeni bir dönemin başlangıcı olarak değerlendiriliyor.

KANSAS’TA 94 YIL SONRA TARİHİ ZAFER

Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu Kansas eyaletinde Demokratlar, 94 yıl aradan sonra Senato seçimlerini kazanmayı başardı.

Methodist Church of the Resurrection’ın kurucusu ve pastörü Adam Hamilton, Başkan Trump’ın desteklediği Cumhuriyetçi aday Roger Marshall’ı geride bırakarak Senato’ya seçildi.

Bu sonuç, Demokratlar açısından seçim gecesinin en büyük sürprizlerinden biri oldu.

TEKSAS’TA TARİHİ DEĞİŞİM: EN GENÇ SENATÖR VE İLK LATİNA VALİ

Cumhuriyetçilerin geleneksel kalelerinden Teksas’ta da Demokratlar önemli bir başarı elde etti.

37 yaşındaki eski öğretmen James Talarico, Cumhuriyetçi aday Ken Paxton’ı yenerek ABD’nin en genç senatörü oldu. Talarico, seçim sürecinde Başkan Trump ve milyarder iş insanı Elon Musk’ın desteklediği rakibine karşı önemli bir zafer kazandı.

Talarico’ya, eski Cumhuriyetçi başkanlar George W. Bush ve George H. W. Bush’un aile çevresinden de destek geldi.

Eyaletteki valilik yarışını da Demokratlar kazandı. 52 yaşındaki Gina Hinojosa, Teksas’ın ilk Latin Amerikalı kökenli kadın valisi olarak tarihe geçti.

Nüfusunun yaklaşık yüzde 41’inin Latin Amerika kökenli olduğu Teksas’ta bu sonuç, siyasi açıdan önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

MICHIGAN’DA ABD TARİHİNİN İLK MÜSLÜMAN SENATÖRÜ

Kritik seçim bölgelerinden Michigan’da Demokrat aday Abdul El-Sayed, ABD tarihinin ilk Müslüman senatörü oldu.

Mısırlı göçmen bir ailenin çocuğu olan doktor El-Sayed, seçim kampanyası boyunca Demokrat Parti’nin sol kanadından önemli destek gördü.

Bu isimler arasında Kongre üyesi Alexandria Ocasio-Cortez de yer aldı.

GEORGIA’DA İLK KADIN VE İLK SİYAHİ KADIN VALİ

ABD’nin güneydoğusundaki Georgia eyaletinde de tarihi bir sonuç ortaya çıktı.

Demokrat aday Keisha Lance Bottoms, eyalet tarihinin ilk kadın valisi ve ABD’nin ilk siyahi kadın valisi oldu.

Öte yandan Demokrat Senatör Jon Ossoff yeniden seçilerek görevini sürdürme hakkı kazandı. Ossoff, Georgia’nın ilk Yahudi senatörü olarak biliniyor ve eyaletteki ilk siyahi senatör Raphael Warnock ile birlikte görev yapıyor.

NEW MEXICO VE MINNESOTA’DA YERLİ HALKLAR İÇİN TARİHİ GÜN

New Mexico eyaletinde Deb Haaland, ABD tarihinin ilk yerli halktan kadın valisi seçildi.

Haaland, Joe Biden başkanlığındaki yönetimde de ABD tarihinin ilk yerli halktan kadın bakanı olarak görev yapmıştı.

Minnesota’da ise Peggy Flanagan, ABD Senatosu’na seçilen ilk yerli halktan kadın oldu.

New Hampshire eyaletinde de Demokrat Chris Pappas, ABD Senatosu’na seçilen ilk açık eşcinsel siyasetçi olarak tarihe geçti.

TRUMP İÇİN ZORLU DÖNEM BAŞLIYOR

Kongrede Demokrat çoğunluğu, Beyaz Saray’ın hareket alanını daraltacak

ABD’deki ara seçimlerin sonuçları yalnızca Kongre’deki sandalye dağılımını değiştirmekle kalmadı, aynı zamanda ülkenin siyasi dengelerini de yeniden şekillendirdi.

Demokratların hem Senato’da hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu elde etmesi, Başkan Donald Trump’ın siyasi hedeflerini gerçekleştirmesini zorlaştıracak.

ABD siyasi sisteminin temel taşlarından biri olan “Checks and Balances” (Frenler ve Dengeler) mekanizması, bu sonuçla birlikte yeniden önem kazandı.

Bu sistem, yürütme (başkanlık), yasama (Kongre) ve yargı organlarının birbirini denetlemesini ve devlet gücünün tek elde toplanmasını önlemeyi amaçlıyor.

Yeni Kongre’nin ocak ayında göreve başlamasıyla birlikte Trump yönetimini daha güçlü bir Demokrat muhalefet bekliyor.

1. ATAMALARDA DEMOKRAT ENGELİ

Senato’nun kontrolünü ele geçiren Demokratlar, başkanın bakan, büyükelçi ve özellikle federal yargıç atamalarını onaylama sürecinde belirleyici konuma gelecek.

Bu durum, Trump’ın muhafazakâr isimleri önemli görevlere getirmesini zorlaştıracak.

2. TRUMP YÖNETİMİNE PARLAMENTO DENETİMİ

Demokratlar, Kongre’deki çoğunluklarını kullanarak Trump yönetimine yönelik soruşturmalar başlatabilecek.

Bakanlar ve üst düzey yetkililer Kongre komitelerine ifade vermeye çağrılabilecek, yönetimden belge ve bilgi talep edilebilecek.

Ayrıca Temsilciler Meclisi, başkan hakkında azil sürecini başlatma yetkisine sahip. Ancak başkanın görevden alınabilmesi için Senato’da üçte iki çoğunluk gerekiyor.

3. DIŞ POLİTİKADA DAHA AKTİF BİR TRUMP

İç politikada Kongre engeliyle karşılaşması beklenen Trump’ın, dış politikada daha aktif bir çizgi izlemesi olası görülüyor.

ABD başkanının dış politika, ticaret ve gümrük tarifeleri gibi alanlarda Kongre’ye kıyasla daha geniş hareket alanı bulunuyor.

Bu nedenle Trump yönetiminin, iç politikadaki siyasi tıkanıklığı dış politika hamleleriyle aşmaya çalışabileceği değerlendiriliyor.

4. BAŞKANLIK KARARNAMELERİ GÜNDEMDE KALACAK

Trump, Kongre’deki çoğunluğu kaybetmesine rağmen başkanlık kararnameleriyle (Executive Orders) yönetim politikalarını uygulamaya devam edebilir.

Bu kararnameler, federal kurumların ve bakanlıkların yürürlükteki yasaları nasıl uygulayacağını düzenliyor.

Ancak Trump’ın bazı kararnameleri muhalefet ve hukuk çevreleri tarafından yetki aşımı olarak değerlendiriliyor. Mahkemelerde açılacak davaların sonuçlanması aylar sürebileceğinden, tartışmalı kararlar bu süreçte geçici olarak yürürlükte kalabilir.

5. YASAMA SÜRECİNDE TIKANIKLIK YAŞANABİLİR

ABD’de yeni bir yasanın yürürlüğe girmesi için Temsilciler Meclisi ve Senato’dan geçmesi, ardından başkan tarafından imzalanması gerekiyor.

Her iki Kongre kanadında çoğunluğu elde eden Demokratlar, Trump yönetiminin yasa tekliflerini engelleyebilecek.

Aynı zamanda kendi yasa tekliflerini de gündeme taşıyabilecekler. Yaşam maliyetlerinin düşürülmesi ve Trump’ın göç politikalarının sınırlandırılması, Demokratların öncelikli gündem maddeleri arasında yer alabilir.

Ancak birçok önemli düzenleme için basit çoğunluk yeterli olmayacak. Bu nedenle Demokratların bazı konularda Cumhuriyetçilerin desteğine ihtiyacı olacak.

Üstelik Trump’ın başkanlık vetosu da Demokratların önündeki önemli engellerden biri olmaya devam edecek.

Buna rağmen Demokratların yasa teklifleri, yaklaşan başkanlık seçimleri öncesinde güçlü bir siyasi mesaj niteliği taşıyacak.

6. TEMSİLCİLER MECLİSİ’NDE YENİ BAŞKAN

Demokratlar, Temsilciler Meclisi’ndeki çoğunluk sayesinde yeni bir Meclis Başkanı seçebilecek.

Temsilciler Meclisi Başkanı, yasama gündeminin belirlenmesinde son derece etkili bir konuma sahip. Hangi yasa tekliflerinin oylamaya sunulacağı, komisyon başkanlıklarının dağılımı ve parlamentonun çalışma takvimi üzerinde önemli yetkileri bulunuyor.

Bu nedenle söz konusu makamın Demokratların kontrolüne geçmesi, Trump yönetimi açısından yeni bir siyasi engel anlamına geliyor.

7. BÜTÇE VE VERGİ POLİTİKALARINDA DEMOKRAT ETKİSİ

Kongre, ABD federal bütçesinin belirlenmesinde temel yetkiye sahip.

Demokratların çoğunluğu elde etmesiyle birlikte hükümetin harcamaları ve bütçe öncelikleri üzerinde daha fazla söz sahibi olması bekleniyor.

Demokratlar, karşı çıktıkları projelere ayrılan kaynakların azaltılmasını isteyebilir ve bütçe görüşmelerinde hükümeti taviz vermeye zorlayabilir.

Trump yönetiminin vergi indirimlerini genişletmeye yönelik planları da Kongre’de ciddi dirençle karşılaşabilir.

Bundan sonraki süreçte bütçe ve maliye politikalarına ilişkin kararların alınabilmesi için Beyaz Saray ile Demokratlar arasında kapsamlı müzakereler yapılması gerekecek.

WASHINGTON’DA YENİ SİYASİ DENGE

Ara seçimlerde elde edilen tarihi zafer, Demokratlara yalnızca Kongre’nin kontrolünü kazandırmadı; aynı zamanda Trump yönetimi üzerinde daha güçlü bir denetim mekanizması kurma fırsatı da sundu.

Önümüzdeki dönemde Washington’da siyasi mücadelelerin, bütçe görüşmelerinin ve başkanlık yetkilerine ilişkin tartışmaların daha da sertleşmesi bekleniyor.

Demokratların Kongre’deki çoğunluğu, Trump’ın siyasi hedeflerine ulaşmasını zorlaştırırken ABD’de güç dengelerinin yeniden şekillenmesine yol açacak.

Okur görüşleri
0 yorum
Yorum yaz
Yorumlar yayın ilkelerine göre incelenir.
Yorumları göster0 yorum
Henüz yorum yapılmamış. İlk Yorumu Siz Yapın