?>

Fethiye Kültür Evi ve Türkiye’nin İlk Kitap Müzesi

Dr. Volkan Yaşar

3 saat önce

Tarih yalnızca devletlerin, savaşların ve büyük siyasî olayların tarihi değildir. Aynı zamanda şehirlerin, kurumların ve onları yaşatmaya çalışan insanların da tarihidir. Çünkü toplumların hafızası yalnızca arşivlerde değil; kitaplarda, belgelerde, gazetelerde, fotoğraflarda ve bunları koruyan kurumlarda yaşamaya devam eder.

Bugün Türkiye’nin birçok şehrinde kütüphaneler, müzeler ve kültür merkezleri bulunmaktadır. Ancak bazı kurumlar vardır ki yalnızca bir bina veya koleksiyon olmanın ötesine geçerek bulundukları şehrin hafızasını geleceğe taşıyan merkezler hâline gelirler. Tarih boyunca Telmessos’tan günümüze uzanan köklü tarihi mirasıyla Muğla’nın Fethiye ilçesinde faaliyet gösteren Fethiye Kültür Evi ve bünyesinde yer alan Türkiye’nin ilk Kitap Müzesi bunlardan biridir. Esasen bu hikâye yalnızca bir müze kuruluşunun hikâyesi değil, fikrin, hayalin, emeğin ve toplumsal dayanışmanın hikâyesidir.

Fethiye Kültür Evi’nin temellerinde Sayın Dr. Ceyhun İrgil ve eşi Sayın Doç. Dr. Emel İrgil’in yaklaşık otuz yıl boyunca büyük bir titizlikle oluşturdukları özel kitap koleksiyonu bulunmaktadır. Sahaflardan, özel koleksiyonlardan ve çeşitli kaynaklardan yıllar boyunca toplanan binlerce eser, zamanla yalnızca kişisel bir kütüphane olmaktan çıkmış; toplumla paylaşılması gereken bir kültür mirasına dönüşmüştür.

Esasen Fethiye Kültür Evi ve Türkiye’nin ilk Kitap Müzesi fikri bir anda ortaya çıkmış bir proje değildir. Yaklaşık on yılı aşkın bir sürede olgunlaşan düşünce, 2020’li yıllarda somut bir projeye dönüşmüştür. Dr. Ceyhun İrgil ve Doç. Dr. Emel İrgil’in daha önce görev aldıkları müzecilik ve kent belleği çalışmalarından edindikleri tecrübeler doğrultusunda şekillenen girişim, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve kültür insanlarının katkılarıyla gelişmiş; 2022 yılında başlayan çalışmalar özellikle 2024 yılından itibaren hız kazanmış ve 2026 yılında tamamlanarak Fethiye’nin kültür hayatına kazandırılmıştır. Bununla birlikte, Dr. Ceyhun İrgil’in tarafıma ulaştırdığı 1965 tarihli yerel gazete haberleri ve döneme ait belgeler, Fethiye’de müze ve kitaplık kurma düşüncesinin çok daha eski yıllara uzandığını göstermektedir. Bu yönüyle bugün Cumhuriyet Mahallesi Kordon Yolu üzerinde yer alan Fethiye Kültür Evi ve Türkiye’nin ilk Kitap Müzesi, yarım asrı aşan bir kültürel idealin, toplumsal imecenin ve uzun yıllara yayılan emeğin somut sonucu olarak ziyaretçilerini ağırlamaktadır.

Bu anlayışın sonucu olarak on binden fazla kitaptan oluşan koleksiyon kamuya kazandırılmış, daha sonra gazeteci ve yazar Sami Karaören’in bağışları ve çok sayıda gönüllünün katkısıyla büyümeye devam etmiştir. Yine bu kompleks içerisinde yer alan sergi üniteleri ve kütüphaneler, eğitimci ve sanayici Süheyla Kaplan ve Ailesi tarafından bağışlanmıştır. Ayrıca birçok kültür dostunun kitap bağışları koleksiyonun zenginleşmesinde önemli katkılar sağlamıştır. Bugün binlerce kitap, belge, gazete, dergi ve kültürel materyal Fethiye Kültür Evi bünyesinde araştırmacıların ve okuyucuların hizmetine sunulmaktadır.

Bir kültür kurumunun gerçek değeri yalnızca sahip olduğu eser sayısıyla ölçülmez. Araştırmacı açısından asıl önemli olan, aranan bilgiye ulaşabilmektir. Bu nedenle tasnif, kataloglama, ciltleme, envanter oluşturma, vitrin kartlarının hazırlanması ve koleksiyonların konu başlıkları altında düzenlenmesi kültürel mirasın korunmasının ayrılmaz parçalarıdır. Bir kitabın veya belgenin varlığı kadar, gerektiğinde bulunabilir olması hayatidir. Fethiye Kültür Evi’nde yürütülen çalışmaların dikkat çekici yönlerinden biri de tam olarak budur.

Yüzlerce gönüllünün iki yılı aşkın süre boyunca tasnif, yerleştirme, arşivleme ve düzenleme çalışmalarına katılması, Fethiye’de kültür alanında nadir görülen bir dayanışma örneği ortaya çıkarmıştır. Kitapların sınıflandırılmasından arşiv çalışmalarına kadar birçok aşamada gönüllülerin emeği belirleyici olmuştur.

Bugün müzede yürütülen tasnif ve düzenleme çalışmalarında emeği bulunan isimler arasında, yakın zamanda felsefe doktorasını başarıyla tamamlayan Sayın Dr. Bekir Aşçı, sanat tarihi alanında yüksek lisans çalışmalarını sürdüren ve tezini Fethiye Kültür Evi ve Kitap Müzesi üzerine hazırlayan Sultan Ünal Hanımefendi ile edebiyatçı Doğukan Taşdemir Beyefendi yer almaktadır. Bu vesileyle Dr. Bekir Aşçı’yı tebrik ediyor, akademik çalışmalarında başarılarının devamını diliyorum. Kurumun yönetim ve organizasyon süreçlerinde ise Fethiye Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Halime Ok Hanımefendi’nin katkıları dikkat çekmektedir. Bu isimler, koleksiyonun korunmasına ve araştırmacıların bu birikimden daha etkin yararlanabilmesine katkı sunmaktadırlar.

Müzede yer alan koleksiyonlar içerisinde nadir eserler, taş baskılar, yazar imzalı ilk elden Osmanlıca vd. nüshalar, el yazması eserler, modern ve çağdaş Türk edebiyatının klasiklerinin ilk baskıları ve bugün ulaşılması güç birçok yayın bulunmaktadır. Bunun yanında Atatürk dönemine ait özellikle 1938-1944 yılları arasında yayımlanmış dinî içerikli eserler, erken Cumhuriyet döneminin ders kitapları, Fethiye ve Beşkaza bölgesinde yayımlanmış yerel gazeteler ile çeşitli süreli yayınlar, dönemsel dergiler, broşürler ve afişler de koleksiyonun dikkat çekici parçaları arasında yer almaktadır.

Müzenin en kıymetli bölümlerinden biri de yaklaşık bir asırlık Cumhuriyet Gazetesi arşividir. Cumhuriyet Gazetesi’nin kurucusu Yunus Nadi Abalıoğlu (1879-1945) Bey ile uzun yıllar gazetenin başında bulunan oğlu Nadir Nadi (1908-1991) Bey’in Fethiyeli olması, bu arşive ayrıca sembolik bir değer kazandırmaktadır. Yaklaşık bir asırlık gazete koleksiyonu yalnızca Fethiye için değil, Cumhuriyet tarihi araştırmaları açısından da önemli bir kaynak niteliğindedir.

Fethiye Kültür Evi bugün geçmişi koruyan bir kurum olmakla birlikte söyleşiler, konferanslar, kitap tanıtımları, imza günleri, sergiler ve kültürel etkinliklerle yaşayan bir kültür merkezi hâline gelmiştir. Kurum, kitapların sessizliği ile kültürel hayatın canlılığını aynı çatı altında bir araya getirmeyi başarmıştır.

Daha da önemlisi, Fethiye Kültür Evi geleceğe dönük önemli projeler üzerinde çalışmaktadır. Osmanlı arşivleri başta olmak üzere çeşitli yerli ve yabancı arşiv kaynaklarına dayanılarak hazırlanmakta olan çok ciltli Fethiye Tarihi çalışması bunların başında gelmektedir. Bunun yanında Fethiye’nin önemli şahsiyetleri, gizemli öyküleri, ilkleri, enleri ve şehir tarihine ilişkin yeni yayın projeleri de sürdürülmektedir. Bu çalışmalar tamamlandığında yalnızca Fethiye’nin değil, Türkiye’de yerel tarih araştırmalarının da önemli örnekleri arasında yer alacaktır.

Bugün bilgiye ulaşmak geçmişe göre çok daha kolaydır. Ancak kitap okuma alışkanlığının zayıflaması ve yüzeysel bilgiyle yetinme eğiliminin artması, kütüphanelerin ve benzeri kültür kurumlarının önemini daha da artırmaktadır. Çünkü kitaplar yalnızca bilgi taşımaz; aynı zamanda düşünme, sorgulama ve kültürel hafızayı koruma imkânı da sunar.

Sonuç olarak Fethiye Kültür Evi ve Türkiye’nin ilk Kitap Müzesi, bir şehrin hafızasının korunduğu, yeni çalışmaların üretildiği ve kültürel mirasın gelecek kuşaklara aktarıldığı yaşayan bir kültür merkezidir.

Bazı kurumlar bulundukları döneme hizmet eder. Bazı kurumlar ise gelecek nesillere. Fethiye Kültür Evi’nin asıl değeri de burada yatmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI