Federal Meclis’de bir sunum yapan iç istihbarat Başkanı Sinan Selen, İslamcıların devlet kurumlarına sızmasına karşı uyarıda bulundu. Meclisde kapalı kapılar ardında gerçekleşen bir kahvaltıda, yalnızca seçkin bir konuk grubunun dinlemesine izin verilen o uyarı: İslamcı örgütler, siyaset üzerinde nüfuz kurmak amacıyla Alman kurumlarına sızmaya çalışıyor denilerek islam dini ve Müslümanlar tehdit gibi gösterilmeye çalışılıyor.Selen’in ifadelerindeki o sertlik karşısında Almanlar bile şaşkınlığa uğradı; istihbarat başkanının konuşmasına dair söyledikleri ise son derece endişe verici olarak görüldü!Fakat diğer taraftan İslamcı sızmasına dair herhangi bir örnek var mı veya belge varmı yine yok?Federal Almanya’da ne zaman bir hoşgörü iklimi oluşsa bir yerlerden, bu iklimi boşa çıkartmak için birileri devreye giriyor. Cumhurbaşkanı Frank- Walter Steinmeier son günlerde müslümanlarla ilgili sıcak mesajlar veriyor ve yine bürokrasi toleranslı davranıyordu. İslamcılık tartışmaları zaman zaman ülkede yaşayan Müslümanların günlük yaşamını veya haklarını da etkilemektedir ve onları rahatsız etmektedir. Müslümanlar bu toplumun bir parçası ve Müslümanların büyük bir çoğunluğu inançları ile yaşamaya çalışmaktadırlar. Federal Almanya’ya herhangi bir tehdit oluşturmamaktadırlar. Çok küçük marjinal bir gurup böyle düşünebilir fakat her toplumda böyle aşırı ve radikal guruplar bulunur. Almanya’da bir Müslümanın tehdit olarak görülmesi kabul edilemez, Müslümanlar iyi bir şekilde yaşamak için çaba gösteriyorlar. Bizim Camilerimiz, mescitlerimiz var ve bütün bunlar toplumun gözününde. Bizim tek sorunumuz temel haklarımızın verilmesi ve inancına saygı duyulması. Müslümanlar ile buradaki halk arasında ilişkileri yakınlaştıracak söylemler ve eylemler yapılacağı yerde, hiç bir şey yokken islamcı tehditi ortaya atmak her iki toplumada zarar verir. Bilhassa basının küçük yerel olayları abartarak gündeme getirmesi daha da bir zarar veriyor, algı ile olayları vermek kimseye fayda sağlamaz. Hoşgörü diline her zamankinden daha ihtiyacımız var. Federal Almanya’da “Nefret Söylemleri Artırıyor” bununla ilgili önlemler ve tedbirler almak gerekiyor. Bazı kesimler tarafından Ramazan ayı, helal gıda, başörtüsü ve Arapça gibi dini veya kültürel unsurlar, kadınlara baskı ve demokrasi karşıtlığıyla birlikte sunulması nefret söyleminin artmasına sebep oluyor.Bizler ülkede sorun olmak istemiyoruz, çözümün bir parçası olarak görülmek ve haklarımızı istiyoruz.