Batı medeniyeti, kökleri Greko-Romen antikliği ve Hıristiyanlığa dayanan Batı Avrupa, Kuzey Amerika, Avustralya, Yeni Zelanda ve İsrail kültürlerini içinde barındıran bir medeniyettir.
Bu medeniyetin kökleri bireycilik, liberal demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve rasyonalizm gibi değerlere dayanmaktadır.
Batı dünyası, büyük ölçüde homojen bir kültürel alana, yüksek düzeyde sanayileşmeye ve piyasa ekonomisine dayalı devletleri içeren medeniyetler topluluğudur.
Kıta Avrupa'sının bugünkü geldiği yer çok dramatik bir durum ve batı geçmişten günümüze tarihinin en büyük kriziyle karşı karşıya.
Batı ikinci dünya savaşından sonra yeni bir tarih aşamasında ve batı hegemonyası yıllar sonra dünya üzerinde gücünü kaybediyor?
Batı, yıllarca Birleşmiş Milletler (BM) Uluslararası Para Fonu (IMF), Dünya Bankası (DB), Güney'deki bölgesel bankalar ve IMF/DB kuruluşları, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) ve Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) gibi kurumlar aracılığıyla dünyadaki ülkelere, hükümetlere ve halklara kendi iradesini empoze etti ve dayattı.
Ancak artık Batılı fikir ve ideolojiler olarak sadece Doğu'da,Kuzey'de değil Güney ülkelerinde de sorgulanıyor ve kabul görmüyor.
Batı medeniyeti yavaş yavaş gelen ekonomik, siyasi, sosyal ve kültürel medeniyet krizi ile nasıl başa çıkacak belirsiz çünkü kendisini nereye ve nasıl konumlandıracağını bilemiyor?
Herkesin sorusu şu: Şimdi ne olacak?
Gelinen bu noktada mevcut kriz ne ekonomik bir olgudur ne de yalnızca birkaç yıl içinde "aşılacak" geçici bir "durgunluk"tur.
Krizin kökleri kapitalist üretim ve dağıtımın en temel yapısında derinlerde dayanmaktadır.
Bu, Batı medeniyetinin ikili, sosyo-ekonomik, siyasi ve ekolojik krizidir: Daha doğrusu batı medeniyetinin krizidir.
Batı'daki kriz dar görüşlü, bencil ve milliyetçi yönelimlidir diyemeyiz yani güney ülkelerinden gelen bir göç krizi değil daha derinlerde olan bir kriz.
ABD'nin dediği gibi batının demografik yapısınını değiştiren geçici göç krizi değil.
Aydınlanma (Rönesans) çağından sonra ilk defa batının yavaş yavaş geriye düştüğünü gözlemleniyor?
Batının önünde devasa bir sorun var ve zamanları kısıtlı çözüm bulmak için.
İnsanlar değişimin itici güçleridir: Dünya ülkeleri daha adil, insanca ve sömürgecilik olmadan yaşam sürmek istiyorlar.
Kanaatimce batı medeniyetinin bu krizi aşması için iki yolu var, ya yeni bir savaş çıkaracaklar ve bu yolla ömürlerini uzatmaya çalışacaklar, veyahutta batı yüzyıllardır savaştığı İslamla barışmanın yollarını arayacaklar.
Batının mevcut siyasi elitleri İslamla barışmak hususunda çok istekli değiller ve savaş onlar için bilinmeyen bir denklemde değil, çünkü birinci ve ikinci dünya savaşını onlar çıkarmışlardı.
Batı ekonomisi, sanayisi, kültürü çok geriye düşmüş durumda ve özellikle şehirleri, sokakları hiç bu kadar bakımsız ve sefalet içerisinde değildi.
İbn Haldun'nun öngörüsü bugünkü batı medeniyetinin tam üzerine oturuyor: Devletler ve medeniyetler tıpkı canlılar gibi doğup, büyüyüp, yaşlanıp daha sonra ölürler.
300 senedir batı medeniyeti kendi dışındaki insanlığın kanını emdi, köleleştirdi, sefalete sürükledi, insan onurunu ayaklar altına aldı.
İnsanlık onurunu, haysiyetini, şerefini geri almak istiyor.
Batı medeniyeti kurtulmak için Hint kapılarına gidiyor, daha sonra Çin'in kapısına gidecekler fakat anıbaşındaki İslamla barışmayacak?
Veyahutta savaşla bu çöküşü durdurmaya çalışacaklar.
Son zamanlarda savaş çok konuşulmaya başlandı.
ABD'e kendini kurtarmaya çalışıyor ve batı ülkelerinden uzaklaşmaya başladı fakat onunda geleceği pek parlak gözükmüyor.
"Batı medeniyetinin sonu" kavramı, çok dile getiriliyor.
Avrupa bu yeni dünyada hayatta kalmak istiyorsa artık somut adımlar atması gerektiğini düşünüyorum.
Eğer batı yeni bir başlangıç yapmak istiyorsa: ekonomi, bilim, askeri, ticari güç, piyasa ekonomisi ve demokrasi; gibi alanlarda paylaşmayı bilecek.
Ama hepsinden önemlisi, giderek daha hızlı değişen dünyada belirleyici güç olmasını sağlayan faktörlere insanca yaklaşım gösterecek.
İnsanlık son üçyüz senedir batı Homoganyasının altında, adalet arayışı içerisinde kaybolmuş durumda.
Fakat Batı medeniyeti kolay kolay sahip olduğu üstünlüğünü kaybetmek istemiyor ve tarihinin sonunu yaşamamak için her şeye başvurabilir.