Dünya büyük bir değişime ve kargaşaya doğru gidiyor, ikinci dünya savaşından sonra jeopolitik, stratejik ve coğrafi olarak yeni bir yapılanma söz konusu. Bu gidişatı iyi okumak gerekir…Dünya’ya yön veren batı medeniyeti, bu gelişmeler karşısında bir türlü pozisyon ve konum belirleyemiyor çünkü batının yönünü ve istikametini belirleyecek lider eksikliği bulunuyor. Karizmatik liderlik bugün daha çok hissediliyor. Türkiye ise Mustafa Kemal’den sonra karizmatik lider olarak Recep Tayyip Erdoğanı çıkardı. Türkler tarihte zor zamanlarda büyük gelişmelerin olduğu dönemlerde, devlet kuran halkına yol ve istikamet gösteren liderler ortaya çıkaran bir millet. Türkiye’nin 21.yüzyılda yönünü ve istikametini belirleyecek bir lidere ihtiyacı var, Recep Tayyip Erdoğan sonrası için şimdiden tedbirler almak zorunda fakat geçmişte olduğu gibi hazırlıksız yakalanmamalı. Liderler kolay yetişmiyor, geçmişe cumhuriyet tarihine baktığımızda İsmet İnönü’n oğlu Erdal İnönü babasının yerini dolduramadı. Adnan Menderes’in oğullarıda liderlik yapamadılar veya fırsat vermediler. Alpaslan Türkeş’in oğluda yine herhangi bir liderlik ortaya koyamadı. Yakın tarihte Turgut Özal ve Necmettin Erbakan’ın oğullarının durumu ise ortada?Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit’in çocukları olmadığı için bir değerlendirme yapamıyoruz. Türkiye’nin tarihine baktığımızda Kemalistler ülkeyi yönetecek lider çıkaramadılar ve sürekli Askerler ’den medet umdular ve onlarda iki görevi bir arada götüremediler ülkeyi askeri darbelerle krize sürüklediler. Sağ ve kendilerini milliyetçi gelenekten geldiğini söyleyenler ise mevcudu tutmak ve risk etmemek üzere bir politik yürütürler, onlar için kadro hareketi ve gençlik önemli bir yer tutmadı. Sol kesim yani solcular bırakın bir lider çıkarmayı, dışarıdan bir lider arayışına girdiler ve bir türlü yerli olamadılar, çözümü ve çareyi hep dışarıda aradılar. Türkiye’nin en iyi yetişmiş kadroları olan ülkücüler ise 12 Eylül darbesi ile saf dışı bırakıldılar ve ülkücüler parçalandı, Türkiye’nin en iyi gençleri en verimli yıllarında hapishanelerde çürütüldü. Ülkeyi yönetmekten mahrum bırakıldı. Milli görüş hareketi ise kendini iyi yetiştirerek, kargaşadan uzak durarak, belediyelerde de tecrübe kazanarak Türkiye’yi yönetmeye talip oldu ve bunu başardı. Ülkemiz yeni bir lider ve kadro ile yola çıkmak üzere hazırlık yapıyor ve isimler ortada dolaşıyor. AK Parti içerisinde potansiyel adayların isimleri geçiyor Recep Tayyip Erdoğan sonrası için. R.Tayyip Erdoğan’ın damatları, Berat Albayrak, Selçuk Bayraktar, Hakan Fidan, Süleyman Soylu ve Necmettin Bilal Erdoğan gibi isimler. Bu isimlerin her biri kıymetli ve kendilerini iyi yetiştirmişler, Türkiye’ye hayırlı hizmetler yapmışlar ve yapmaya devam ediyorlar. Fakat halkla sıcak ilişki kuracak kendini çok iyi yetiştirmiş Necmettin Bilal Erdoğan Türkiye için önemli hizmetler yapabilecek potansiyel aday olarak öne çıkıyor. Hiç bir komplekse kapılmadın bunu Türkiye konuşmalı, tartışmalı ve saltanat veya padişahlık kavramlarla Necmettin Bilal Erdoğan’ı yıpratılmaya gidilmemeli. Türkiye tarihi bir fırsat yakalamış ve bunu mutlaka değerlendirmek zorunda, istikrara ve güvene bizim coğrafyamızın hasret kaldığı bir gerçektir ve bunu unutmamalıyız?Dünya ve coğrafyamız tarihi bir kırılma ile karşı karşıya, eğer bunu kazasız, belasız atlatırsak Türkiye dünyada çok farklı bir yerde olabilir, tarihi fırsatlar her zaman gelmez, zamanın ruhunu iyi okumak gerekir ve şartlarıda iyi değerlendirmek gerekir. Türkiye çok kolay insan kaybeden bir ülke ve aynı zamanda çok kırılgan bir ülke, öyleyse bundan sonra daha tedbirli olmak durumunda, bir yüz sene daha bekleyemeyiz. Dünya ve bizim coğrafyamızın Türkiye’ye ihtiyacı var, yüzyıllardır ötelenen, sömürülen, kaynakları talan edilen, başsız bir Türk ve İslam dünyası var ve bu ülkeler gözlerini Türkiye’ye dikerek beklenti içerisindeler. Tarih Türk milletine yeni bir misyon yüklemek için bekliyor, geçmişte bu misyonu nasıl taşımışsa bu millet yine bu misyona en yakın aday Türkiye’dir. Tarih yeniden yazılacaksa bu Türkiyesiz olmaz, olamaz ve olmamalıdır. Görünen o ki Necmettin Bilal Erdoğan bu göreve hazırlanıyor, durum onu gösteriyor. Türkiye eğer kırıp dökmeden seviyeli bir siyasetle komplekse kapılmadan, yeni bir lider ortaya çıkarırsa Türkiye kazanır fakat ülkemizin siyasi tartışma ortamı ve kültürü çok arızalı. Neticede Türkiye bunu tartışmaya hazır olmalıdır. Fakat endişem doğru, dürüst bir tartışma ortamının olmaması en büyük eksikliktir. Türkiye’de siyaset ve politika yapmak gerçekten çok zor, siyasi dil çok zehirli ve hakaretler çok ağır oluyor. İnşallah Türkiye bütün bunların üstesinden gelecek ve tarihin akışını değiştirecektir.